Bugun...
SORGULAYIN ARTIK!! BUNLAR KİM?


Zahide Uçar
z_eucar@yahoo.com.tr
 
 
facebook-paylas
Tarih: 22-10-2018 12:44
     


-Ordumuz vardı, DAĞITTILAR!! 
Kalanı da, çeşitli zamanlarda yemek(!) şirketleri zehirledi.
-Polisimiz vardı, politize ettiler!!
-Üniversite hastanelerimiz vardı, içini boşalttılar.
Hastayı ticari bir meta yaptılar. 
İnsanımızı, özel hastanelerin sömürü aracı yaptılar.
-Limanlarımız vardı, SATTILAR!!
-Fabrikalarımız vardı, SATTILAR!!
-Fındığımız vardı, borsasını Almanya’da kurdular!!
-Pamuğumuz vardı, YASAKLADILAR!!
-Tütünümüz vardı, yasakladılar!!
Ülkeyi Amerikan tütününe mahkum kıldılar!!
-Pancarımız vardı, SINIRLADILAR!! 
Cargil’in Nişasta Bazlı Şekerine rekabet olmasın diye, Şeker Fabrikalarını sattılar!!
Süt, et, pirinç, ne varsa ithal edip; gümrük vergisini de sıfırladılar.
Örtülü kapitülasyonun önünü açtılar. Ahırlarımız hayvansız, harmanlarımız ekinsiz, bahçelerimiz sebzesiz kaldı. Anadolu’nun binlerce yıllık tohumlarını yasaklayıp, rahmini aldılar. Hastalığı da içinde taşıyan küresel şirketlerin tohumlarını, Anadolu’nun rahmi alınmış topraklarına saldılar. Tohumdan önce gümrüğe ilaçlar geldi. Tohumlara hastalık eklenmişti çünkü. Yediğimiz, genetiğiyle oynanmış yamyam yiyeceklerdir. Hani, soruyorsun ya, insanlık neden öldü diye?
Mevlana derki?
“SEN NE YERSEN O’SUN!!”
Tıp ne der?
“Kişi yediği neyse O’dur.”
Yediğiyle değişti toplum. Millet kısır tohumlar gibi kısırlaşıyor. Kısırlık %50’yi buldu, haberiniz var mı? Bir taraftan üç çocuk yapın de, diğer taraftan milleti kısırlaştıran kısır tohum ve gıdalara mahkum et!!

*** *** ***
Bir de subliminal mesaj saldırısı var. Subliminal mesajlar ile beyinler esir alındı. Manayı, insanı insan yapan değerleri subliminal mesaj kullanarak yok ettiler. Çocuklarımızın, gençlerimizin, bütün milletin şuur altına, şiddet ve cinsellik yerleştirilmesini serbest bırakıp, seyrettiler. Ahlaksız bir savaş yöntemidir bu saldırı. Çünkü hedef kitle saldırıdan habersizdir. Hedef olduğundan habersizdir.
Bu uygulamaların sonucunda, sapkınlık ortaya çıktı. Dipsiz kuyulara saldıkları insanlarımızda, ruhsal hastalıklar ve sapkınlık baş gösterdi. Anlı-şanlı sorumlular(!), nedenini, “dalga geçercesine” kuyulardan çok uzak yerlerde aradı. Cinayeti işleyen katil, çözüme giden yolları nasıl tıkarsa, toplumun katilleri de çözüme giden yolları tıkıyor. 
*** *** ***
Kadındık, öldürüldük. Kadındık, aşağılandık.
Çocuktuk, tecavüze uğradık. 
Gençtik, vasıfsız hale getirildik. Cahilleştirildik.
*** *** ***
Biz; tasada, kaygıda, kıvançta bir olan bir millettik. Bizi bıçaklayıp, karpuz gibi ikiye böldüler. Sonra, altın tepsi içinde, küresel arenada, küresel yamyamlara ikram ettiler.
Yetmedi!! Komşuyu komşuya muhbir yaptılar. Böylece sosyal dokuyu parçaladılar. 
*** *** ***
Bu ülke bizimdi. Bu ülkeyi, canımızla, kanımızla, yedi düvele karşı savaşarak kazandık. Bütün mazlum milletlere örnek olduk. Gururluyduk. ONURLUYDUK!!
BİZİ;
Anamızın ak sütü gibi helal olan ülkemizde, ikinci sınıf vatandaş yaptılar. Dilimize, dinimize, geleneklerimize, toyumuza, töremize saldırdılar. Bize, Ortaçağ karanlığında debelenen, ahlaksızlığın çukurunda yaşayan Suudi geleneklerini dayattılar. Devletimizi inkar ettiler. 
Ülkemize beş milyon Suriye vatandaşı, Afganlı, İranlı, Iraklı doldurup, hepsini birinci sınıf vatandaş yaptılar. Kendi ülkemizde sığıntı olduk. Ülkemizi görülmedik bir şekilde soydurup, doğmayan torunlarımızı bile çarparak, borçlandırdılar. Onlar saltanat kayığında, millet borç batağında….
*** *** ***
Adımıza, vergi adıyla, SALMA saldılar. Soyuldukça soyulduk. Milletin yoldukları tüyünden saraylar yapıp, milyoner üzerine milyoner yarattılar.
Bir kısım insanlara, “elektrik çalma özgürlüğü tanıyıp”, çalanın parasını çalmayandan alıp, HIRSIZ OLMAYANI CEZALANDIRDILAR.
Özelleştirilen enerji şirketlerinin, yandaş iş(!) adamlarına sınırsız yetki tanıyıp, cebimize ortak ettiler. 
*** *** ***
Ege adalarımız Yunan’a peşkeş çekildi. Şimdi Kıbrıs Rum adası olma yolunda hızla yol alıyor. Ve Türk milleti dört taraftan çevriliyor. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkem, denizlere kapatılıyor. Ve celladına aşık, Stalin’in tavuğuna dönmüş bir kesim, kalan son tüylerini de celladına ikram ediyor.
Ve Türk Milleti, kurtuluş reçetesi olan Bursa Nutku’na sarılmayı, tedavi olmayı, CELLADINA;
“SİZ KİMSİNİZ!?” DİYE SORMAYI AKIL EDEMİYOR.

Zahide UÇAR
 22 EKİM 2018

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI