Reklam
Bugun...
Pardon, 35 CİA Ajanını Unuttunuz!!.


Zahide Uçar
z_eucar@yahoo.com.tr
 
 
facebook-paylas
Tarih: 14-01-2014 02:33
     

Yolsuzluk operasyonu yapan kim varsa Erdoğan’ın operasyonuna uğradı. Silah yüklü tırı yakalayanlar operasyona uğradı. Binali Yıldırım’ın kayınbiraderinin de içinde olduğu çeteye rüşvet operasyonu yapanlar da operasyona uğradı. Uyuşturucu ihbarıyla durdurdukları otobüslerin içinde silah olduğunu tespit eden polisler operasyona uğradı.

 

Polisler operasyon yapıyor, Erdoğan operasyon yapan polislere operasyon yapıyor.

 

Benim polisim, benim yargıcım tanımlamasından;

 

Ortağın polisi, ortağın yargısı noktasına gelen Erdoğan…

 

Devlet geleneklerini alt-üst ederken; devletin çivilerini sökmekte kullandığı ortağın çocuklarını şimdi sırtından atmaya çalışıyor.

 

Ortağın çocukları Erdoğan’ın kepçe kulakları oldu.

 

Ortağın çocukları vasıtasıyla milletin yatak odalarına girdi.

 

Ortağın çocukları vasıtasıyla koskoca orduyu tarumar etti.

 

Gün geldi ortaklar birbirine düştü. Erdoğan ayağı yanık tazı gibi;

 

“İmdat, paralel devlet var. Onlar bana operasyon yapıyor” diye bağırmaya başladı. 2007 Yılından bu yana Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda neyi savundularsa, bugün tam tersini söylüyor olmaları ibretlik bir durumdur, ibret almayı bilene…

 

Bu durumu ben;

“Kusmuğunu yemek” diye yorumluyorum. Yolsuzluk bataklığında çırpınanErdoğan ve ekibi, can havliyle kusmuğunu yiyor. Ve o bataklıkta battıkça savcısı olduğu Ergenekon ve Balyoz gibi davalara can simidi gibi sarılıyor.

 

İbretlik!!..

 

Bu davalarda yapılan zulüm, iftira ve haysiyet cellatlığını yazdığım bir süreçte şöyle uyarmıştım;

 

“Hz. Nuh (a.s)’ın inşa ettiği gemiyi pisleyen inkarcılar bir hastalığa yakalandı. Fitneyi başlatan kadın hacetini gemiye yapayım derken pisliğe gömüldü. Evine gidip yıkanınca yaralarının iyileştiğini gördü. Bu durumu gören hastalığa yakalanmış ne kadar inkarcı varsa gemiye hücum etmiş ve var güçleriyle daha önce pisledikleri yerleri elleriyle vücutlarına sürmeye, iyileşmek için kendilerini pislikle ovmaya başlamışlar. Öyle ki gemideki aralarda kalmış pisliği dilleriyle sıkıştıkları yerden çıkaranlar dahi olmuş. Gemide bir gram pislik bırakmamışlar.

 

Dikkat edin de, pisliğinizi yalamak zorunda kalmayın.”

 

Şimdi suç ortaklarının düştüğü durum o inkarcıların durumundan farksızdır.

 

Ülkenin bütün kurumlarını çökertmekle kalmadılar, ahlaki bütün değerlerin de içini boşalttılar. Vicdansız, merhameti olmayan bir taraftar yarattılar. Şimdi yaktıkları o ahlaksız ateş suratlarını yalıyor.

 

Erdoğan devlet gücünü kullanıyor. Paralel yapı dediği örümcek ağını toplatıyor. Bir taraftan da Amerika ve İsrail’i suçluyor.

 

Biz de soruyoruz;

 

Paralel devlet diyorsunuz, sonra da suçladığınız paralel devlet çetesine; “ne istediniz de vermedim” diyorsunuz. Paralel devleti siz kurdunuz. Madem şimdi şikayetçisiniz, “çete, kumpas ve paralel devlet var” beyanlarını neden “suç duyurusuna” dönüştürmüyorsunuz? “Başbakanlık Teftiş Kurulu’nu” neden harekete geçirmiyorsunuz?

 

Operasyonların arkasında İsrail, Amerika var diyorsunuz. 35 CİA ajanını Türkiye’ye soktuğunuzu unutmuş görünüyorsunuz. Aslında bu rakam sadece basına yansıyan ve hükümetinizin inkar edemediği rakamdır. Gerçekte ise bu sayı bilinmiyor. Beşir Atalay’a İçişleri Bakanı olduğu dönemde Türkiye’de ne kadar CİA ajanının çalıştığı ve görev yerleri sorulduğunda “BİLMİYORUM” diye cevap vermişti(!).. Görev yaptıkları yer hakkında bir açıklama yapmadınız. Ayrıca Ergenekon davası başlamadan Amerika’dan gelip Adalet Bakanlığında danışman olarak çalışmaya başlayan FBI’ın savcısı görevine devam ediyor.

 

Gazeteci Yılmaz Polat “CIA Pençesinde Açılım” kitabında bu durumu şöyle açıklıyor:

 

“2006’da kamuoyuna yansımayan bir anlaşma da yapılmıştı ve o tarihten beri Kaliforniya Eyaleti Sacramento bölgesinden atanan bir Amerikalı savcı, Türk Adalet Bakanlığı’nda danışman olarak çalışıyordu.

ABD Adalet Bakanlığı bünyesinde 1991 yılında oluşturulan OPDAT’a, (Office of Prosecutorial Development Assistance and Training-Denizaşırı Adli Takibatı Geliştirme Yardımı ve Eğitim Dairesi’ne) bağlı savcılar bir yıllığına atanır; 14 ve 15’inci dereceden yılda 102-153 bin dolar arasında ücret alırlar. ABD’nin, Türkiye’nin yanı sıra Pakistan, Endonezya, Kenya, Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde de danışman savcıları vardı.

 

Amerikalı danışman savcıların görevleri arasında terörizm suçlarının soruşturulması ve yargılama imkanlarının güçlendirilmesi; gerekli teknik yardımın sağlanması bulunuyordu. Ayrıca yabancı ülkelerde terörist izleme, insan haklarını koruma ve kara para aklama gibi konular da görevleri arasındaydı.

 

Amerikalı danışman savcı, Türk adaletini biçimlendirirken, Ankara Büyükelçiliği bünyesindeki FBI ve istihbarat birimleriyle de yakın işbirliği içinde çalışıyor.”

 

Paralel devlet dediğiniz mıymıntı cemaat bir başına bu kadar operasyonu yapamaz. Gerçi siz onlara CİA ve FBI’dan eğitim aldırdınız ama gene de CİA, MOSSAD, M16 gibi istihbarat örgütlerinin F çetenin içine gömülmediğini kimse söyleyemez. Cumhuriyet ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan muhaliflerden intikam alayım derken, bir canavar yarattınız.

 

Ona-buna operasyon yapan Erdoğan, sayısını şimdilik 35 olarak bildiğimiz CİA ajanlarına operasyon yapmayı unutmuş(!).. Hayret(!)?

 

Hem operasyonların arkasında ABD ve İsrail var diyor, hem de CİA ajanlarını toplamayı akıl edemiyor(!)…

 

NOT: Yeni Adalet Bakanı öyle bir laf etti ki… Şirkin dibini gördü.

 

“Bir Allah ortak kabul etmez, bir de devlet” dedi.

 

Yıllarca Atatürk’ü devletçi ve diktatör olmakla suçlayan AK çetenin Adalet Bakanı, devleti “TANRI”laştırdı. Bu anlayış tam da bir Emevi anlayışıdır. Emeviler“devlete isyan büyük günahtır, devlet yanlış ta yapsa devlete isyan edilmez” diye fetva vermişti. Bize bu anlayış Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethinden sonra İstanbul’a getirdiği Emevi Alimleri(!) ile geldi. Bu anlayış etkisini günümüze kadar sürdürdü. Sessiz diye suçlanan halk; “devletimizin bir bildiği vardır” geleneğinden geliyor.

 

O nedenle diyorum ki;

 

Türkiye’nin Şerif Hüseyin’i AKP ve AKP’nin lideridir. AKP ile Vahhabilik Türkiye siyasetine, bürokrasisine girmiştir. El Kaide ile ittifak Vahhabi anlayışın sadece bir sonucudur.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI