Bugun...
ÇİMİZDEKİ YUNAN LOBİSİ


Zahide Uçar
z_eucar@yahoo.com.tr
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-12-2018 07:11
     

Garip şeyler oluyor. Perde önünde kayıkçı kavgası, perde gerisinde karanlık satış!!. Devlet ağacına kurt işlemiş, içten içine kemiriyor. Perde önünde kayıkçı kavgasına tutuşanlar, bu gerçeğin görülmesini, tartışılmasını, TEDBİR ALINMASINI engelliyor. Ve millet Karagöz-Hacivat gölge oyunu seyrederken, vatan her tarafından kemiriliyor. 

2005 yılıydı. Yunan askerleriyle işbirliği yapan Hüsnüdiyanis’in yeğeni, Kubilay’ı şehit eden yobaz Derviş Mehmet’in torunu Arınç;
“Ege kıta sahanlığı savaş nedeni olmamalıdır” demiştir. 

Sonra öğrendik ki, 2004 yılından beri Ege adalarımız, kıta sahanlığı ile birlikte Yunan’a peşkeş çekilmiş. Yani, “VATANA İHANET SUÇU” işlenmiştir. 

Bu ihanetten; dönemin Başbakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Balıkesir-İzmir-Aydın Valileri, 2004 yılından beri Genelkurmay Başkanlığı yapan isimler sorumludur!!.Konu yazılıp çizildiği halde, soruşturma başlatmayan yetkili Cumhuriyet Baş Savcıları da sorumludur!!. 

İşgal edilen adalarımız ve karasularımız için mücadele eden emekli Albay Ümit Yalım, şimdi de Akdeniz kıta sahanlığımız içinde bulunan karasularımızı Yunanistan’ın küresel petrol şirketlerine satışa çıkardığını belgeleriyle açıklıyor. 

Anlaşılan o ki, içimizde bir Yunan lobisi var. Yunan tezlerini hayata geçirmek için çalışıyor.

-AKP’nin Afyon Belediye başkanı Burhanettin Çolak, Yunan şehitleri(!) adına anıt yapmaya kalkmıştı. Toplumsal baskı, amacına ulaşmasını engelledi. İşgalci, tecavüzcü Yunan askerlerini şehit ilan eden Çolak’a, 2017 yılnda ADD Genel Başkanı Süheyl Batum teşekkür plaketi verdi iyi mi(!)?

-Atatürk’ün hain ilan edip 1925 yılında mübadelede Yunanistan’a gönderdiği Rum papaz 6. Konstantin’in kemikleri 86 yıl sonra, 2011 yılında AKP’nin verdiği izinle İstanbul’a getirildi. AKP’nin Fener Rum Kilisesine hizmeti, Kurtuluş Savaşı veren Atatürk ve silah arkadaşlarına, Türk Milletine meydan okumak değil de nedir?!… 

-Kurtuluş Savaşında ihanet içinde olan ve dini siyasete alet eden Fener Rum Patrikhanesine karşı mücadele veren ve müstakil Türk Ortodoks Patrikhanesini kuran Papa Eftim’in torunu Sevgi Erenerol’dan, Ergenekon kumpasıyla intikam alındı. “Ben Türk dostu değil, Türk oğlu Türküm” diyen Papa Eftim’in torunu Sevgi Erenerol, CİA’nın önüne atıldı. Fener Rum Patriği Bartholomeos o dönemde bir gazeteye verdiği beyanatta;
“'Sevgi Erenerol bizi çok incitiyordu. Çok aleyhimizde konuşuyordu. Şimdi ortaya çıktı ki orada (Türk Ortodoks Patrikhanesi Kilisesi) Ergenekon toplantıları yapılıyormuş. Devlete, hükümete, AK Parti'ye, bize karşı toplantılar yapılıyormuş. Bunların bir ibadet mekanında yapılıyor olması daha da üzücü” demiştir. 
Bu beyanat üzerine Sevgi Erenerol adil yargılamayı etkiledikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştur. 
Yani, geçmişin hesabı bugün tek tek kapatılıyor. İçimizdeki Yunan lobisi çalışıyor.

-Müze olarak kullanılan Sümela Manastırının Fatih’in Trabzon’u fethettiği gün ayine açılması da bir mesajdır. Emperyalizm mesajını simgeler üzerinden verir. Ve o gün Sümela’ya ayine gelenler, Rum-Pontus Devleti haritası bulunan tişörtler giyerek Türk Milleti’ne meydan okudu. O gün müzede görevli memur bir bayanı darp ettiler. Peki kim göz altına alındı? Türk Bayraklı tişört giyerek durumu protesto eden Türkler…

-Hatırlayın, Sümela’ya ilk çıkışı, bir gemiyle, “Fetullah+Rahmi Koç+Bartholomeos” üçlüsü yapmaya kalkmış, büyük bir dirençle karşılaşmışlardı. AKP geldi, bütün engelleri ortadan kaldırdı.

-Dönemin Başbakanının Yunanistan ziyareti sırasında, Selanik’e Rum Pontus Soykırım anıtı dikildi. Başbakan tepki vermediği gibi, ziyaretini de kesmedi. Bugün bu tepkisizlikten cesaret alan bazı ülkeler parlamentolarında Rum Pontus Soykırımı yalanını kabul ediyor.

-2011 yılında AKP Ordu Milletvekili ve İnkilap tarihi doktoru İhsan Şener, Yunan Ordusunun Ege’de savaşmadığını ve Türk şehitliklerinin sembolik olduğunu söyleyerek, bütün bunlar Ankara’daki yönetimin meşruluğunu göstermek için yapıldı iddiasında bulundu.(Yeniçağ Gazetesi)

-Deli raporunun korumasına sığınarak, “keşke Yunan kazansaydı, şeriat kalırdı” diyen püsküllü Kadir mi bu zihniyeti doğurdu, yoksa bu zihniyet mi püsküllüyü doğurdu? Ya da bunlar, “Yunan Ordusu bizim ordumuzdur. Yunan Ordusunun başarısı için dua ediniz. Yunana Ordusu Mustafa Kemal’e ceza verme işini yapıyor.” Diyen Vahdettin’in Adalet Bakanı Rüştü Efendilerin varisleri mi? 
Sanki Kuva-i İnzibatiye güncellendi de, Kuva-i Milliye’ye karşı savaşıyor…
*** *** ***
-Bir de Ayvalık ve Ayvalık Belediye Başkanı var. Başkan CHP’li. İddia o ki, bu ismi Kılıçdaroğlu’na Rahmi Koç tavsiye etmiş. Başkan’da AKP gibi kilise sevdalısı. Ayvalık’ta 6-7 kilise onarmış(!).. Cemaat yok ama kilise onarılıyor. Bu neyin hazırlığı acaba?.. Ve Ayvalık’ta tarihte olmamasına karşın Bartholomeos metropolit atıyor. Ayvalık Patrikhaneye bağlı din adamlarınca kapı komşusu yapılıyor. 
Alaçatı’da sohbet ettiğimiz Özcan Pehlivanoğlu, Ayvalık hakkında çok şey anlatıyor. Ayvalık mutlaka mercek altına alınmalı, gelişmeler takip edilmelidir.

Pehlivanoğlu diyor ki;
“Başta Rahmi Koç, Muhtar Kent olmak üzere tanınmış iş adamlarımız kiliselerin ve şapellerin ihyası için destek olmaktadır. Ayvalık'ın herkes için bir 'açık şehir' olarak kabul edilmesi uzun süredir dillendirilir olmuştur. Nedir 'açık şehir' olmak? Herkesin gelip yerleşebileceği bir yer olmasıdır, Türkiye Cumhuriyeti'nin hükümranlık alanından çıkması demektir. Türk olanların 1773-1923 arasında olduğu gibi Ayvalık'tan gitmesi demektir... “ Bu konuda bir yazı da yazmış. Yazının linki;
https://odatv.com/ayvalik-elden-gidiyor-mu-1610171200.html

Özcan Bey, Midilli Adası Belediye Başkanının yayınladığı turizm rehberinde, Ayvalık’ı kendi turizm beldeleri içinde gösterdiğini söyledi..

Ülkede kimin eli kimin cebinde belli değil de… Bir Yunan Lobisinin varlığı açıkça ortaya çıkıyor. Ve AKP Ege adaları ve kıta sahanlığı konusunda Yunan tezlerini savunuyor. AKP’nin savunduğu tezleri yıllardır Yunan devleti Türk Devletine karşı savunuyordu. Artık gerek kalmadı. Yunan adına AKP savunuyor. 

-Biz Doğu ve Güneydoğu’ya odaklandık. Belli ki Batıda da ayrı bir proje yürütülüyor. 

-İddia ediyorum!! Yunanistan Türkiye ile savaşa hazırlanıyor. Bu gerçeği yıllardır iddia ediyorum. Bazıları küçümsüyor. Yunan bize saldıramaz, iflas etti diyor. Oysa iflas eden bir ülke için savaş bir çıkış yoludur. Dün Yunan’ı Anadolu’ya yollayanlar aynı vaatler ile bugün de Anadolu’ya yollayamaz mı?
Yunanistan, işgal altındaki adalarımız dahil, bütün Ege adalarında Lozan Anlaşmasını ihlal ederek silahlanıyor. Neden? Yunan istihbaratı, Kurtuluş Savaşında neden yenildiğini, yenildiği yerlere gelerek inceliyor. Resimliyor. Raporluyor. NEDEN??? Herhalde piknik yapmak için değildir.

-Şimdi gene bir avuç Yunan diyeceksiniz. Unuttuğunuz bir şey var. Sadece bir avuç Yunan ile savaşacağımızdan emin misiniz? Bir file 100 çakal saldırırsa ne olur? Bu ülke, içimizdeki etki ajanlarına, yabancı devletlere çalışan binbir kılıklı ajanlara maaş ödeyen tek ülkedir. 

-Güneydoğu’ya atanan melelerden bazılarının yabancı istihbaratlar ile çalıştığı haberleri geliyor. Birçok tarikat ve cemaat şeyhleri aynı durumdadır. Karabağ’da Türkleri kesenler içinde, ASALA kurucuları içinde Suriye Ermenileri de vardı. Ve onlar Suriye’den bu ülkeye gelirken, “dedelerimizin topraklarını geri almaya gidiyoruz” diyerek geldi. Talibanından tutun, El Kaidesinden, Hizbullahına, İŞİD’ine kadar bu ülkede. Hepsi yabancı istihbaratlarla bağlantılıdır. Herhalde tatil yapsınlar diye bu ülkeye sokulmadılar değil mi?

-Ve bugün, Türk Ordusuna silah üreten Sakarya’daki fabrika satışa sunuluyor. Neden??

-MİLGEM gibi projeleri yürüten asker mühendisler de, casusluk ve benzeri kumpaslarla içeri tıkılmıştı. Yani, esir alınmıştı. 

-Balyoz kumpasında tek tutuklu sivilin HAVELSAN Genel Müdürü Ömer Faruk Yarman olması çok şey ifade etmiyor mu? 

-İstihbaratı elinden alınmış, okulları kapatılmış, parçalara ayrılmış, hastaneleri elinden alınmış, yüzlerce kumpasla içi boşaltılmış, casusluk-fuhuş gibi alçakça suçlamalar ile aşağılanmış, psikolojik operasyon birimi kapatılmış bir ordumuz var farkında mısınız? 

Ordumuzun bu durumu düşmana caydırır mı, yoksa cesaretlendirir mi? 
İçimizdeki YUNAN LOBİSİNE dikkat edin. Adları Ahmet, Mehmet, Ayşe olabilir. Tıpkı Kuva-i İnzibatiye(saray+İngiliz) ordusundakilerin adı gibi… Ad önemli değildir. Önemli olan nereye çalıştıklarıdır. 

Karagöz ile Hacivat’ı aynı el oynatıyor. Bu gerçeği daima aklında tut!!
UYUMA!! UYURSAN ÖLÜRSÜN!!

Zahide UÇAR
27.12.2018

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI