Bugun...
BÜYÜK KUMPASA DOĞRU


Zahide Uçar
z_eucar@yahoo.com.tr
 
 
facebook-paylas
Tarih: 15-04-2014 16:54
     

Ergenekon’un modası geçti, bir “Ötüken” verelim…

Akşam Gazetesine röportaj veren Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok;

 

“Paralel yapı tarafından kurulmuş Ötüken adlı gizli bir örgütün bulunduğunu ve bu oluşum aracılığıyla eylemler yapıldığı ve yapılacağı bilgisine sahibim. Gezi’de de Ötüken kullanıldı. Rahip Santoro, Hırant Dink, Zirve, Danıştay cinayetlerinde tetikçilerinin milliyetçi muhafazakâr olması boşuna değil.

 

Cinayetlerde azmettirenler konusunda ileri gidilememesinin nedeni paralel örgütün MOSSAD tarzı hücresel yapılanmasıdır. Soruşturmalarda en fazla 2-3 kişiye kadar gidilebiliyor.

 

Bu cinayetlerin arkasında paralel yapının bulunduğunu somut belgelerle bilen bazı büyük istihbarat örgütleri ve devletler, paralel yapıya şantaj yaparak onu hükümete ve TSK’ya karşı adeta bir kamikaze gibi kullanıyor. Paralel yapı zarar göreceğini bile bile bu işe girişiyor.”

 

Açıklamasında bulundu.

Ankara Sincan Cezaevi’nde bulunan Üçok, 2009 yılında Işıkevleri iddianamesini bitirdiği gecenin sabahında tutuklandı. Balyoz başta olmak üzere 10 ayrı davada yaklaşık 1000 yıl hapsi istendi, 36 yıl 3 ay ceza aldı.

 

Ötüken Örgütü adını ilk defa 2011 yılında dillendiren Karayılan’dı.

Bu iddialar üzerinden yeni bir yargı operasyonu daha geliyor.

 

Türk Milleti Ergenekon tezgahından çok daha büyük operasyonla karşı karşıya kalabilir. Seçilen Türk simgeleri üzerinden Türk Milletine gözdağı vermeye devam ediliyor.

 

Ötüken: Türk, Altay, Moğol ve Orta Asya mitolojilerinde kutsal başkenttir. Ötügen (Ötüken) Türklerin yeryüzünde ilk var olduğu ve oradan Dünya’ya dağıldığı yerin adı olarak da kabul edilmektedir.

 

Türk Milletini Anadolu’da boğma projesinde başrol oynayan AKP siyaseti, bütün ülkeyi hapishaneye çevirmeye hazırlanıyor.

 

Nasıl mı?

Ergenekon hangi altyapının üzerine kuruldu?

 

Türkiye’de gerçekleşen faili meçhuller, karanlık cinayetler ve CİA ağırlıklı yabancı istihbaratların kontrolünde olduğu düşünülen derin devlet… Ergenekon tezgahı bu inancın üzerine oturtularak yapıldı.

 

F Çetenin yabancı istihbaratlarla birlik olup milli unsurlara, Türk Ordusuna yaptığı operasyonlar büyük bir nefret uyandırdı. Yeni kumpas bu nefret üzerine oturtularak yapılacak. Meşrulaştırılacak.

 

Aydın gösterilene değil, arkasında gizlenene bakar. Duygusallıklar üzerinden değil, akılcılık üzerinden yorum yapar. Milleti uyarır. Aksi takdirde, açılacak derin çukurlara atılacak insan cesetlerinin katili olmaya milletçe devam ederiz. Tıpkı Kuddisi Okkır, Kırcı, Kozinoğlu cinayetlerinin dolaylı katilleri olduğumuz gibi. Durduramadığın, durdurmak için yeterli cesareti göstermediğin suçun pasif ortağı olursun.

 

Bu kanıya nasıl vardım?

1.     Onca ağır suçlanmalara rağmen F çete yerel seçimde %80 oranında AKP’ye oy verdi. İlginç değil mi?

 

2.     Erdoğan bütün konuşmalarının odak noktasına “paralel yapı” dediği Fetullah çetesini oturttuğu halde, “Başbakanlık Teftiş Kurulu’nu” harekete geçirmedi. Neden?

 

3.     Meclis araştırma komisyonu kurulmadı. Neden?

 

4.     “Orduya kumpas kuruldu” demelerine rağmen, gizli tanıklıkla ilgili hiçbir değişiklik yapılmadı. Neden? “Gizli tanıklık” yeni operasyonlarda mı kullanılacaktır?
 

Erdoğan açtığı hapishaneler ile övünmüştü. O devasa hapishanelere kimler doldurulacak?

 

Erdoğan 12 yıldır bir iç düşman yaratıp yeldeğirmenleri ile savaşıyor. Böylece Güneydoğu’da bir Kürdistan kurma çalışmalarını milletin gözünden kaçırıyor.

 

Ordu tarumar oldu. Deniz Kuvvetleri yediği darbeden sonra 20 yıl eski haline gelemez deniyor. Abdülhamit donanmayı hapsederek nasıl çürüttü ise, operasyonlar Türk Devleti’ne aynı tarihsel sonuçları yaşatabilir. Yaşattı da. Arslan Bulut (“Balyoz” gibi tesadüfler!) başlıklı makalesinde;

 

“1996 yılında, Kardak kriziyle beraber, Genelkurmay bünyesinde, Yunanistan-Kıbrıs Daire Başkanlığı kurulur. Daire’de 1500 kişi çalışmaktadır. 2012 yılında Yunanlılar Ege’de Koyun, Hurşit, Fornoz, Eşek, Nergizçik, Bulamaz, Kalolimnoz, Keçi, Sakarcılar, Koçbaba, Adacık ile Akdeniz’de Gavdos, Dhia, Dionisades ve Koyfonisi adalarını fiilen işgal eder. Genelkurmay ise sessiz sedasız söz konusu Daire Başkanlığı’nı 10 kişinin çalıştığı Yunanistan Şube Müdürlüğü’ne dönüştürür.

 

Bu Daire Başkanlığı’nı kuran ve görev yapanların başına ne geldi biliyor musunuz? Hepsi,

 

Balyoz Davası kapsamında askeri cezaevlerine tıkıldılar!” (Yeniçağ Gazetesi)

 

Fetullah çetesi temizlenmelidir. Türk Milletine yabancı bir istihbarat ile işbirliği yaparak kumpas kurmaktan, devlet sırrı olan bilgileri iddianameler aracılığıyla ortalığa saçtığı için casusluktan ve yüzlerce suçtan dava açılmalıdır. Fetullah çetesinin “terör örgütü olduğu faaliyetleri üzerinden delillendirilerek” mallarına el konulmalıdır. Bu işin yolu-yordamı bellidir. Başbakanlık Teftiş Kurulu harekete geçirilmelidir. Meclis Araştırma Komisyonu kurulmalıdır. Ergenekon, Balyoz, Casusluk gibi kurmaca davaların mağdurları komisyonda dinlenmelidir. Hem de acilen. Ben Erdoğan siyasetinde böyle bir niyet görmüyorum. O zaman “büyük kumpasa” hazır olun. Çünkü yasal yollardan yapılmayan hiçbir operasyon doğru yere çıkmaz.

 

Polisler hallaç pamuğu gibi atılıyor. Bu görevden almalar yasal çerçevede incelenip sonuçlarına göre yapılmıyor. Erdoğan’ın keyfine göre yapılıyor. Böyle bir hukuksuzluğu nasıl desteklersiniz?

 

Ayrıca onların paralel olduğunu nereden biliyoruz? İçlerinde yolsuzluklar üzerinde çalışan polislerin de karambole getirilmediğini kim söyleyebilir? Bir zamanlar mide yanması yaşayan bile Ergenekoncular yaptı diyecek noktaya gelmişti. Sapkınlığın, ahlaksızlığın dibi yok. Sakın bu gerçekleri göz ardı etmeyin.

 

Özel Yetkili Mahkemeler kaldırıldı değil mi? ÖYM’lerin görevini Ağır Ceza Mahkemeleri sürdürecek. Bu konuya Ömer Faruk Eminağaolu önemli bir açıklama getiriyor:

 

“Açıklamalara bakacak olursak, evet bu mahkemelerin kaldırılacağı söylendi ama, bu mahkemeler her yönüyle tarihin tozlu sayfalarında kalmayacak. Yine başka ad altında yaşatılacak! Bu mahkemelerin baktığı suçlara ağır ceza mahkemeleri bakacak doğru. Ancak ağır ceza mahkemeleri bu davalara kendi usul kurallarına göre değil, terör mahkemelerinden kalan kurallara göre bakacakmış! Bu durumda daha önce yurdun 11 yerinde bölge mahkemesi olarak bulunan terör mahkemeleri, ağır ceza mahkemelerinin yurdun 133 yerine olduğunu düşünürsek, artık yurdun 133 yerine yayılacak!

 

11 bölgedeki terör mahkemelerinin yarattığı hukuk terörüne katlanılamazken, şimdi 133 bölgeden hukuk terörü!

 

Kesin olan bir şey var. İlan edilmemiş bir sıkıyönetim hali gelmekte ve yeni mahkemeler de adı konulmamış sıkıyönetim mahkemesi gibi yurdun her köşesinden devreye sokulmakta! İktidar kimseye söz hakkı tanımadan karşı devrimlerine devam ediyor!”

 

Bu demektir ki;

“Kürdistan Özerk Bölgesi” ilan edilmeden önce… Ermeni açılımları başlamadan önce… Karşı devrim Türkiye Cumhuriyeti Devletini Yugoslavya sürecine sokarken “paralel yapı” üzerinden Türk Milletine büyük bir operasyon daha yapacak.

 

Ergenekon tertibi öncesinde Polis teşkilatı öne çıkarıldı. Erdoğan; “polis rejimin bekçisidir” bile dedi. Polis operasyonlarını rahat yapsın, askere ezilmesin diye polisleri askerlikten muaf kıldı. Polislere “askerlikten yırttınız değil mi” diye gülücükler bile dağıtmıştı. Türk Halkının büyük kesimini Polis teşkilatından nefret ettirdi. Yani teşkilatı çökertti. Polis karanlık operasyonlarda kullanıla kullanıla paçavraya çevrildi.

 

Ordu dizayn edildi. Hareket kabiliyeti dumura uğratıldı. Şimdi sıra MİT’da… MİT çok iyi olmasa da, bu milleti tatmin etmese de, yabancı istihbarat ajanlarını takip etmek yerine kendi vatandaşını fişlese de… İçine yabancı istihbaratlardan sızmalar da olsa, gene de bu milletin istihbaratıdır. Ve vatanı için çalışan çok sayıda(alt kademede) vatan evlatları vardır. İşte şimdi çökertilme sırası MİT’da…

 

Ötüken çuvalına; “paralel diyerek” karşı devrime direnen kim varsa atılacak. F çeteye ait tanınmış yüzler alınırken, araya sıkıştırılan milli unsurlar o gürültüde fark edilmeyecek bile. Unutmayın, Ergenekon çuvalına hayat görüşleri yüzde yüz zıt olan insanlar birlikte atılmıştı. Üst düzeyde davanın bir tertip olduğu ancak yedi yıl sonra dillendirildi. O da “rüşvet-yolsuzluk” operasyonlarının verdiği korku sayesinde.

 

Bu mahkemeler Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun yorumladığı gibi;

 

“11 bölgedeki terör mahkemelerinin yarattığı hukuk terörüne katlanılamazken, şimdi 133 bölgeden hukuk terörü!” başlatılırsa, o davalarda işlenilecek hukuk cinayetlerini kimse takip edemez. Ergenekon tertibi ile başlatılan korku devleti ürkütücü boyutlara ulaşır.

 

Ötüken; yani “Türk Devletini kurulduğu yerde, yani Anadolu’da boğma projesi”işleme konuyor. Bu hedef doğrultusunda “paralel suçlaması” hukuk zemininde sürdürülmüyor. Paralel bu işin kılıfı olacak. Yeni hukuk cinayetlerinin, Türk Milletine yapılacak yeni operasyonların başlatılabilmesi için kullanılacak bir örtü... Yargının yeni operasyonlar için kullanılmasında bu sefer emniyet yerine MİT görev alacak. Operasyonlar sonucunda Emniyetin başına gelen MİT’in de başına gelecek.

 

Emniyet paralel yapıdan ibaret değildir. Sadece önemli noktalara Erdoğan ve ekibi tarafından paralel çete elemanları yerleştirilmişti. Bu yapı üzerinden Emniyet çökertiliyor. Yeni operasyonlar üzerinden MİT çökertilir. MİT Erdoğan’ın fedaisi durumuna düşürülecek. Böylece ülkemizde bütün güvenlik kurumları hadım edilmiş olacak.

 

Yani; dış düşmanın sıcak savaşla yaptığını, iç düşman örtülü savaşla yapıyor.

 

Ordusu, Emniyet’i, Yargısı, İstihbaratı hadım edilen bir devletin ayakta kalması mümkün değildir. Hele ki devletiniz bütün emperyalist devletlerin çıkarının kesiştiği bir coğrafyada, şeytan üçgeni gibi bir yerde bulunuyorsa…

 

Paralel yapının bu ülkeden sökülüp atılmasına “evet” deriz ama… Paralel yapı üzerinden bu milletin birdefa daha tuzağa düşürülme hesaplarını görmeyecek kadar da aptal değiliz. 2007 yılından beri yaşadıklarımız, Ötüken tertibiyle yaşayacaklarımızın açık delilidir.

 

Dikkatli olmalıyız, hem de çok!!.

 

zahide@zahideucar.com



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI