Reklam
Bugun...
FIRTINA ‘GELİYORUM’ DERKEN...


Yrd.Doç.Dr.Nurhan Toğuç
nurhantoguc@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 26-07-2018 21:00
     

Hatırlarsanız, ikincibölge.net te, 27 Nisan 2018 tarihli, ‘’TUZAK’’ismi ile yayınlanan yazımda  Yükselen Dolar Kuru, Ambargo’nun Habercisi mi? diye sormuş ve ‘’ Türkiye nin Suriye de Amerikan planları çerçevesinde hareket etmeyerek Rusya, Çin ve İran eksenine kayması,  Türkiye'nin de ‘’ambargo’’kapsamına alınabileceği beklentisini güçlendiriyor.  Bu ambargo nun Türkiye - ABD arasındaki 70 yıllık ittifakın sonunu getirmesi bekleniyor. Bu yüzden de dolar kuru artıyor, Türkiye nin önümüzdeki süreçte ödemesi gereken dış borç yükü düşünülürse, Türkiye ekonomik açmaza sürükleniyor.’’diye yazmıştım.

 Amerikan Başkan Yardımcısı Pence’in bugün Rahip Bronson u bahane ederek Türkiye’yi  ambargo ile tehdit etmesi, dolar kurunda Nisan ayından bu yana yaşanan yükselişin gerçek nedenini göstermekte ve ambargo beklentilerimi teyid etmektedir. Dolardaki her yükselişin nedeninin ekonomik olmadığı, küresel siyaseti de yorumlamamız gerektiği çok açıktır.

 Ambargo açıklamasını Trump yerine Pence’in yapmış olması da manidardır:

Zira Başkan yardımcısı Pence’in, ABD Başkanı Trump’a düzenlenmesi olası bir darbe nin ardından yeni başkan olması beklentisi sözkonusu..

Bütün tavizlerine rağmen Trump’ın performasından memnun olmayan, israrla Trump’ın bir ‘’Moskova Projesi’’ olduğunu iddia eden 5nci sütun medyası,  Trump’ın üçüncü dünya savaşını engelleme çabalarından rahatsız olan  Neo-con ve Zio-con çevrelerin favorisi  Pence’i başkanlığa uygun görmektedir. Bu beklenti gerçekleşir ise hem dünyayı hem de Türkiye’yi zor günler bekliyor olacak. Alınacak önlemler konusunda geç kalınmamalıdır.

Nisan ayı itibariyle belli ekonomik kararlar alınmış olsa idi, Türkiye nin risk katsayısı daha düşük olabilirdi:

Bu çerçevede, kısa vadede yapılması gerekenler;

- Hem dış ticarette hem de ülke içindeki dolarizasyonun en kısa sürede sona erdirmesi, bu konjonktür de dolar cinsi borçlanmaya limit uygulanması gerekmektedir.

-Türkiye dolar cinsi dış borcunu Türk Lirası ile geri ödeme konusunu gündeme getirmelidir. Borcu veren de,  doların değerini arttıran da aynı küresel finans sektörü olduğu için, TL cinsi geri ödeme kararı, dolardaki spekülatif artışı önleyecektir.

-Türkiye’nin en hızlı şekilde petrol ve doğalgaz alımlarını TL veya altın cinsinden yapacağını ilan etmesi, dolar spekülasyonunu yavaşlatabilir.

-Türkiye ara mal ithalatını dolar maliyetli olduğundan, girdi maliyetlerini ve enflasyonist baskıları arttırmaktadır. Bu çerçeve de, özellikle otomotiv sektörünün ara malı ihtiyacını içeride karşılamak için, ithal ikameci teşvikler uygulanmalıdır.

Ekonomik önlemlerin radikal kararlarla hızlıca alınmaması durumunda temel gıda fiyatlarındaki fiyat artışları Türkiye’yi ‘Türk Baharına’sürükleme riski taşımakta, Soros un kadife devrimlerine, IMF e teslimiyete zorlamaktadır.  

Çin’în rezervlerindeki Dolar cinsi varlıkları satması, dolar ın yükselişini durdurabilecek tek dışsal etken olarak görülebilir. Orta Vadeli Program dolardaki yükselişi engellemeye yetmeyeceğini düşünmekteyim.

Fırtına ‘geliyorum’derken, siyasi ve ekonomik  operasyonlara dikkat !!

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI