Bugun...
Teşkilat Kültürü


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 22-02-2014 10:26
     

Siyasi partiler, şahsi hırsları veya hobileri tatmin etmek, üç beş kişiyi statü sahibi yapmak, bazılarına iş ve kazanç temin etmek için kurulmazlar.

 

Hele de belli bir Ülküsü, ciddi bir tarihi misyonu olan MHP gibi siyasi partilerde görülen istikrar, asla kişilerin siyasete olan ilgisinden kaynaklanmış değildir.

 

Üstelik, siyasette var olabilmek için Marksist silahlı saldırılara göğüs germiş, bu uğurda 3600 şehit vermiş bir siyasi partinin kitle partilerinden farklı olarak, adeta "kutsal bir teşkilat kültürü" vardır.

 

Yani orada lavgarlık yapamazsınız. Orada kafa koparma kumpasları kuramazsınız. Orada Bizans entrikalarıyla mevzi kazanamazsınız. Orada kolay kolay yanlış adım atamazsınız. Çünkü attığınız yanlış adımlar, sadece sizin siyasi istikbalinize değil, "kutlu bir davaya" zarar verir.

 

MHP bir dava partisidir. AKP trenini kaçırmış, oradakilerden biraz daha milliyetçi hırsızların boy gösterebileceği, mevzi kazanabileceği, sesi daha gür çıkan şer ehlinin, hayırlı Anadolu çocuklarına baskın çıkarak kilit noktaları ele geçirebileceği bir parti değildir.

 

12 Haziran 2011 Seçimlerinden önce yaşanan merkezi travmanın etkilerinden ancak kurtulmaya başladığımız şu günlerde üstümüze başımıza, sağımıza solumuza herkesten fazla dikkat etmemiz gerekiyor.

 

Siyaset destekli hırsızlığın arş-ı alaya çıktığı şu seçim arefesinde, "en tutarlı siyaset söylemimiz," liderimizin şahsiyetinden tüm Türkiye'ye dalga dalga yayılan, "MHP'deki ahlaki dürüstlük ve siyasi temizlik çizgisi"dir.

 

MHP İktidarına gerçekten inanıyorsak, bir gün bugünkü hırsızların bulunduğu makamların milletimiz tarafından bize emanet edileceğine de inanmalıyız. Ben bu inançla konuşuyorum, yazıyorum, çiziyorum.

 

Yaptığımız iş, kuru bir Ülkücülük edebiyatı değildir. Dava partileri, bir kere, MHP gibi, bu uğurda şehitler vermiş bir siyasi parti iki kere, dünyaya meydan okuyan ve bu yüzden de operasyona maruz bırakılan bir MHP ise bu yolsa üç kere daha dikkatli olmak zorundadır.

 

Geçtiğimiz yıl Isparta'da tarihi bir icra olayı yaşanmıştı. MHP'li Belediye, kirasını aksatan MHP İl Başkanlığına icra mektubu göndererek; onu, mali vecibesini yerine getirmeye zorlamıştı.

 

Bu yıl da Sayın Genel Başkanımız, kendisi hakkındaki fezlekeye mecliste kabulü için MHP'li vekillerin de "evet" oyu kullanmasını tavsiye etti. Bunlar MHP'nin, "evladı veya babası için bile adaletten kaçmayan" dürüstlüğüne örnek olan müspet davranışlardır.

 

İki gün önce bizim kaleme aldığımız yazı da kendi iç denetim mekanizmalarının düzgün çalıştığını ve bir yerde sehven bir haksızlık yapılsa bile bunu örten perdeleri şeffaflaştırmaktan çekinmeyecek kadar guslümüze güvendiğimizi kanıtlayan bir düzgün siyaset örneğiydi.

 

Herkes kendi gözünün çapı kadar görür, terazisinin kefesi kadar tartar. Gördüğüm vicdani netice ve aldığım insani destek benim için yeterlidir. Bu savaşı buradan sürdürmek niyetinde değiliz. Ama Allah'ın adaletini dünyaya hâkim kılma mücadelemiz hiçbir zaman bitmeyecek.

 

Biz daha çocukken o kadar Çinliyi nasıl yenerdik biliyor musunuz? Onlar ipekli ve keten giyinirlerdi. Biz ise deri ve palaska... Onlar ahşap döşemeli evlerde bambu parçacıklarıyla Mikado oynardı, biz ise kızılcık sopasıyla Çelik-Çomak…

Bu da bizi kılıç kuşanma ve ok saldırılarına mukavemet konusunda daha güçlü kılardı. İpek kuşaklı bir Çinlinin alelacele kuşandığı kılıç yerlerde sürünürken biz kılıcı, kuru bir değnek kadar kolay kullanırdık.

 

Bugün kılıcın yerini kalem almıştır ve bileğimizin rahatlığı, işte bu kutsal kültürle yetişmiş olmamızdan kaynaklanmaktadır.

 

45 yıldır bizi ayakta tutan "kutsal" teşkilat kültürümüzde lidere itaatsizlik ne kadar "günah"sa lidere itaatten kişisel fayda sağlamak da en az o kadar günahtır.

 

Korucuların devlete olan bağlılığını ele alalım. "Biz bu kadar zor şartlarda sadakat gösterdik. Öyleyse vergi ödemeyiz, askere gitmeyiz, ayrıca haraç alırız!" mantığıyla gösterilen diyetli bir sadakatin ülkenin bekasına bir faydası var mıdır?..

 

Bugün bu davranışa verilecek bir taviz, itaat ve sadakat kavramlarını da çığırından çıkarmaz mı?

 

Özellikle seçim dönemleri, bütün enerjimizi sahada kullanmamızı gerektiren özel vakitlerdir. Masum insanları amacını aşan siyasi hırslarımıza kurban ettiğimiz zaman, kutlu bir davanın partisi olmaktan çıkar. Bugün artık esamesi bile okunmayan ölü kitle partilerinin durumuna düşeriz.

 

Beni harekete geçiren tehlike budur!..



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI