Bugun...
Suçlu Ayağa Kalk!..


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 05-02-2014 10:23
     

  Milliyetçi Hareket olarak bizi, "Türkiye'nin güneydoğu sorunu" konusunda devletten daha duyarlı kılan haklı sebeplerimiz var. Birincisi, eğer bir feodaliteden ve sınıfsal zulümden bahsedeceksek biz, hiçbir zaman "ezen taraf"ta yer almadık. 

 

     Yani ne toplumsal problemlere gözünü kapatıp, bir oturuşta bir kuzuyu götüren  "bin Koyunlu Kürt ağası" rolü bizimdir ne de töre cinayetlerinin "öldüren erkek" tarafında yer almışızdır.

 

     Bizim Apo ve benzerleriyle olan meselemiz, bunların "silaha davranarak bir etnik grubun haklarını savunan adam" rolünden kaynaklanmıyor.

 

     Onlar Allahsız ve Komünist devrimcilerdi. Biz ise Türk-İslam davasının neferleriydik. Bu kavga, içinde her türlü etnik kimliği barındıran bir sağ sol kavgasına tenzil edilebilir; ancak asla ırkçılıkla telif edilemez. Benim ilk Ocak başkanım bir Kürt'tü.

 

     Onlar silahlı propagandayı tercih etmişlerdi biz ise duvarlara afiş yapıştırarak seçimlere girerdik.  Onlar bizim Zaza Hikmet Tekin başkanımızı, annesi ve kardeşiyle birlikte bu yüzden öldürdüler biz ise Mehdi Zana'ya elimizi bile sürmedik… Apo ve arkadaşları sözüm ona Marksist'ti; biz Ülkücüyüz.

 

     Dünyada, gizli ya da açık azınlıkların (Museviler gibi) içinde yaşadıkları toplumla bütünleşmesi için uydurulmuş ideolojilerin başında Marksist-Leninist Devrimcilik gelmektedir. Sovyet İhtilal Komitesinin 32 üyesi de Yahudi kökenlidir. Bu aritmetiği mümkün kılan, Marksist sınıf ideolojisidir.

 

     Bir an için dedesi, annesi, babası ve kardeşleri, 1915'te Kürt Hamidiye alayları milislerince öldürülmüş bir Ermeni kızını düşününüz. Kızın ihtidaya zorlanarak, ikinci-üçüncü eş olarak bir ağayla veya bir savaşçıyla evlendirilmesi asla sürpriz olmayacaktır. 

 

     Çocuklarına usul usul verdiği Ermeni şuurunun bir kaç nesil sonra devlete karşı bir intikam duygusuyla pekiştirilmesi de...

 

     Cahil gelinlerin arasında bu kentli Ermeni, yaşlandıkça Hürrem sultan misali dizginleri eline alacak ve Ermeniliği bir kenara bıraksa da "Türklüğe düşman bir Kürtlük şuuru" tesis etmeye çalışacaktır. 

 

     İşte Marksizm burada her şeyi dümdüz eden ideolojik bir asit banyosu gibi, başta din kardeşliği olmak üzere ortak değerlerin tümünü tahrip edecek, "Mehmetçik vurabilen Kürt" tipini ortaya çıkaracaktır. 

 

     Marksist bir Ermeni soyunun, kendisine eziyet gelen Sünni amellerden, oruçtan ve namazdan da yırtması ve Marksist bir Ermeni'yle (Mesela Garbis Altunyan) veya Arap'la (Mihraç Ural) kardeş olması artık kolaylaşmıştır. 

 

     Bizim Marksizm'e karşı oluşumuz basit bir ideolojik fikir ayrılığı değildir. Türkiye'de "milliyet duygusu" veyahut da "din" kapıdan çıkınca bölünme ve ayrışma bacadan girmektedir. Bu da kan ve gözyaşı demektir. "Yunan Komünistleriyle hiçbir sorunumuz yoktur" sözü, TKP'ye aittir. Apo'nun yakalandığı yer de Kenya'daki Yunan büyükelçiliğidir. 

 

     Bu ülkede Ermeni intikamcılığı, ya da Apoculuk, Yunan'a dost Türk'e düşman olmanın adıdır.

 

     1960'ta 49 ağayı Sivas'a toplayıp da Kürt eşrafını dert ortaklığının hissedarları yapan biz değiliz. 12 Eylül döneminde Yeşildere'de çocuğunun gözü önünde o pisliği o adama yediren de biz değildik.

 

     Diyarbakır cezaevinde Hüsso'ya inen dipçiğin, Mamak'ta Hüseyin Kurumahmutoğlu'nu namazda şehit eden cehalet dipçiğinden sadece seri numarası farklıdır. Ayrıca bizim hiç öyle faili meçhul cinayetlerimiz de olmamıştır.

 

     Bunları "devlet"i zayıflatmak için yazmıyorum. Bu belayı başımıza saranlar şimdi emekli maaşlarıyla, yazlıklarında, gecikmiş bir ölümün tadını çıkarırken biz hala onlar yüzünden yaşanmamış hayatların ağıtını yakıyoruz.

 

     Hayatında bir kere bile Kürd'e, Zaza'ya kem gözle bakmamış çilekeş insanların birlik ve zafer umudu olan Milliyetçiliğimiz, kahpe iftiraların pençesinde boğulurken, kaliteli viski bulamayınca huysuzluk yapan pek çok kart zampara, Kuzey Irak petrolünün rantını yemek için bu etnik faşizmin gelişmesine çanak tutuyor.

 

     Evet, Cumhuriyeti ve değerlerini savunuruz. Bu ülkeyi kimseye de yedirmeyiz; ancak ülkenin ve milletin bütünlüğü için yeminle maaş alan bir alay tembel ve yeteneksiz adamın bugüne kadar yaptığı hataları sırtımıza kambur yaparak milletin o biricik sağlam omurgasını mahvedemeyiz. 

 

     Milli meselelerde ihmalim suçtan farkı yoktur. Bizim Türk Milliyetçileri olarak derhal, ülkeyi bugüne getiren şu 75 yıllık ihmalin sorgulamamız, devletin gözünden kaçan, Marksist görünümlü Türk ve İslam düşmanı PKK'lı kriptoları tek tek halka açıklamamız ve artık haykırmamız gerekiyor:

 

     Suçlu ayağa kalk!..



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI