Bugun...
Sözüm Meclisten Dışarı!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 18-02-2014 10:39
     

2014 Mahalli İdareler Seçimlerinin giderek yaklaştığı şu günlerde sahada iki tip ihtirasla karşılaşıyoruz. Bazı arkadaşlar AKP'ye karşı "hırs yaparak" partisinin başarısı için elinden geleni yapmaya çalışırken, gayet tabii bazıları da başkan adayı veya encümen azası olabilmek için hırslı bir çalışmayı yürütüyor. Herkesin hedefi "birincilik…"

 

 

Bütün partilerde benzer bir hareketlilik var. Ancak bizde durum biraz daha farklı…

 

Bizimki gibi gönül hareketlerinde aday adaylıkları veya sıralamalar, sadece maddi ve fiziksel neticeleri ifade etmiyor.

 

İnsanlar, diğerlerine göre üst sıralarda yer alınca, "partiyle, Ülkücülükle, teşkilatla ve genel merkezle ilişkilerinin daha kuvvetli olduğunu" da ispatlamış oluyorlar.

 

Yani, "bunca yıl şunları yaptık, şunları da yapmadık, sonunda kendimizi camiamıza kabul ettirmişiz, kıymetimizi bilip, bizi bir üst sıraya koydular" diyebilenler mutlu oluyor. Seçimi kazanmak, kazanmamak ondan sonra geliyor.

 

Bir de bunun tam tersi var. Alt sırada kalanlar, listeye alınmayanlar veya haksızlığa uğrayanlar: "Bunca sene, 40-45 yıl böyle bir adamın altında kalmak için mi mücadele ettik. Yazıklar olsun!" diyerek, hayıflanıyor, serzenişte bulunuyor; küsüyor.

 

Ben çok sayıda bilgi, talep, istek, müracaat gelse de aday adaylıkları, belediye meclis üyelikleri gibi konuların dışında kalmaya çok gayret ettim. Bence iyi de ettim.

 

Bugün, artık seçimle ilgili son listeler, resmi kurumlara teslim ediliyor. Kulağıma İl trafik plaka numaralarınınbaşladığı yerden tutun da bittiği yere kadar her yerden değişik feryatlar geliyor. Teşkilatın listeleri hazırlamakta yaşadığı zorlukları daha iyi anlıyorum.

 

Demokrasi bu… Siyaset, mücadele gerektirir; ancak beni bir şey gerçekten çok şaşırtıyor.

 

Bunca yıllık Ülkücüyüm, bu kadar büyük dava aşkı, birbirini çiğnercesine yapılan omuz omuza mücadele, böyle kemik kıran bir hizmet yarışı görmedim.

 

Acaba neler oluyor? Bu makamlarda millete hizmetten başka, bilmediğimiz fırsatlar mı var? Yoksa aramızda, AKP'liler gibi yatak odalarında ayakkabı kutularına dolar istiflemeyi düşünenler mi var?.

 

Yusuf İmamoğlu gibi cebinde 35 kuruş ve midesinde simit parçalarıyla şehit düşen, Cengiz Ağabey gibi, gençliğini hapiste geçirdiği için geç evlenip yavrularına doyamadan göçüp giden, Devlet bey gibi kendisini davasına adadığı için şahsına ait bir evlat sevgisi yaşayamadan kemale eren insanların arasında yamyamların ne işi var? Buna ihtimal bile vermek istemiyorum. Ama ortada aşırı bir hırs var.

 

Biz yaşadıkça, Ülkücülük var oldukça Milliyetçi Harekete yetim malı yamyamlığının bulaşacağına inanan mı var? Bu hırs, bu liste yarışı, bu ihtiras nereden kaynaklanıyor?

 

"Gördünüz mü; ben daha çok seviliyorum, itibarım, meziyetim, liyakatim daha çok takdir görmüş yarabbi şükürler olsun!.." Diyerek sevinmeyi, bu sonuca ulaşabilmek için bir sporcu hırsı ile yarışmayı anlayabilirim. Genellikle de durum bundan ibarettir.

 

Ancak, sesi daha gür çıkanın, bağlantıları daha güçlü olanın, daha siyasi olanın, oyunu daha sert oynayanın, eş dost nüfuzu veya maddi güç kullanarak haksız sonuçlara çanak tutanın benim kafamdaki Milliyetçi Harekette yeri yoktur.

 

Ben görüldüğü gibi bir gazeteci-yazarım. Basının işlevlerinden biri, hedef kitlesindeki yanlışların, haksızlıkların, aksaklıkların haberciliğini yapmak ve böylece o kitlenin yaşam kalitesini artırmaktır.

 

Vatanı satmaması ve sermayeye satılmamasıyla ün kazanan Ülkücü hareketi temsil eden bu gazetenin Ülkücü bir yazarı olarak benim bir ahdim var. "Davanın prensiplerine aykırı hareket edenin, Ülkücülüğe ve Ülkücüye sırtını dönenin takipçisi olacağımı ve köşemi, davanın selametine tahsis edeceğimi" ilan edeli neredeyse 6 ay oluyor.

 

"Sen de kimsin?" sorgusunu ve "ilk taşı günahsız olan atsın" açmazını, kalemimle çözmek için Allah yolundan ayrılmamaya yeminliyim. Her türlü faaliyetin helali haramı, meşrusu, gayrimeşrusu vardır. Kimsenin helal kazancına, Ülkücü ekonomik gücü yükseltecek hamlelerine sözüm yok.

 

Ancak eğer bu ihtiras, bu birbirini çiğneme yarışı, şahsi menfaat temini içinse bence boşuna uğraştılar, şu menfur liste yarışında insanları, hatırları, gönülleri boşuna çiğnediler!..

 

Bu tip insanlar, yanlışlıkla belli bir makamı işgal etmiş olsalar dahi, bu hareket, bu şeytani hırsları içinden atmaya ve yanlışları düzeltmeye muktedirdir.

 

Hiç kimsenin iktidardaki hırsızlardan ve yolsuzlardan ilham alarak şehitler emaneti MHP'nin sırtından haram kazanç elde etmeye hakkı yoktur, eminim asla da olmayacaktır.

 

Yani "sözüm meclisten dışarı"dır ve Allah'ın izniyle hep öyle kalacaktır!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI