Bugun...
Söverler!..


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-02-2014 10:22
     

 Dün, bir hükümeti istifa ettirecek, bir halkı ayaklandıracak, bir siyasi partiyi kapattıracak, bir milleti tarihin yeni bir sayfasına merhaba dedirtecek kadar mühim bir ses kaydı internete düştü. Ancak bizim millet yine de hakkını aramak yerine kavgaya tutuştu.

 

     Bu bilgi iletişimin tarzına üç gruptan üç değişik tepki geldi. Sesi duyulan gruplar şunlardı:

     a) "Bütün bu beddualar, dershane kapatmalar, atamalar, kıyımlar, bağırıp çağırmalar işte bunun içinmiş" diyerek metni, mantıklı ve konuşmacılara uygun bulan "dürüst analitik"ler.

 

     b) İçeriği hiç tartışmadan, bu kayıtların "yasal ve etik olup-olmadığını tartışarak" Erdoğan'a cephe almaktan korkan "kaypak çekinik"ler.

 

     c) "Ses kayıtlarının montaj olduğunu" iddia ederek Başbakanı ve AKP'nin yolsuzluklarını aklamaya çalışan "ahlaksız fanatik"ler.

 

     Bu kargaşa, bir siyasi bölünmenin sonucudur. Ancak, kavramları yerli yerine koymamız halinde insanlar siyasi konumlarını koruyarak da adalet ve uzlaşma sağlayabilirler.

 

     Bir kere bu dinleme olayı, hemen kabul veya reddedilebilecek tek yönlü bir hadise değildir. Olayın Hukuksal, Sosyo-Psikolojik ve Siyasi olmak üzere en az "Üç yönü" vardır.

 

     1- Hukuki Yön: Dinlemenin bu yönüne Yargı karışır. Suç varsa ki vardır. Suçlular takip edilir, önlem alınır, yargılanır ve cezası infaz edilir. Buna hiç kimsenin itirazı olamaz.

 

     Nitekim TCK'nın "Özel Hayat ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar" bölümünde yer alan 132-138. Maddelerde, bu tür suçlara, "bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası" vaz edilmiştir. Yasa dışı dinlemenin basın yoluyla yayınlanması halinde ceza "yarı oranında" artırılır. Suç, kamu görevlisi tarafından yetkisini kötüye kullanarak işlenirse verilecek ceza bir kez daha "yarı oranında" artırılır. 

 

     Yasamanın yani milletin eseri olan bu kanunun karşısında boynumuz kıldan incedir. Eğer yasa dışı bir dinleme varsa suçlular 3-5 yıl yatıp çıkmalıdırlar! Hukukun ceza verdiğine siyaset kurumu mükafat verebilir Tarih pek çok kez buna şahit olmuştur.

 

     2- Sosyal veya Sosyo-Psikolojik Yön: Daha önce 4 bakanı benzer bir dinlemeden sonra istifa etmiş bir Başbakanın, oğluyla yaptığı, memuriyetten bile azil sebebi olabilecek bir para kaçırma konuşması, özellikle muhalefet cephesinde kitlesel kıyamlara, varoşlardan merkeze doğru sokak hareketlerine sebep olabilir. 

 

     Baharların ve Kanvas tipi devrimlerin yaygın olduğu bölgemizde bu durum, iç savaş çıkartmak isteyen yabancı istihbarat örgütleri için bulunmaz bir fırsattır. Dolayısıyla olayın gerçek mi montaj mı olduğuna bakılmadan önce bu iç güvenlik tarafına dikkat edilmelidir. 

 

     3- Siyasi Yön: Görülen odur ki; öteden beri yazılarımızda ifade ettiğimiz gibi Türkiye, AKP iktidarı döneminde bir kadro, eğitim ve sermaye hareketi olan Gülen Cemaati tarafından da desteklenen bir "karşı devrim"i gerçekleştirmiştir. Sonra da devrimlerin tabiatına uygun olarak ihtilal evlatlarını yemeye başlamıştır.

 

     Burada iyimser olmak gerekirse Hoca Efendi, bir muhafazakâr sağ siyaset kurumunu ahlaken tanzim ederek onu sürekli egemen kılacak bir "derin kadro bürokrasisi" kurmaya çalışmıştır. Bu yüzden de "biz Kemalist askerle sen para yiyesin diye boğuşmadık; işini düzgün yap" diye müdahale edip; sözünü dinletemeyince de beddua etmiş ve "derin dinleme"ye geçmiştir.

 

     Cemaat, daha önce kendi vaaz perspektifine uygun olarak, diğer partilerin ahlakına gönderme yapan operasyonlarla "AKP'yi Müslümanların medar-ı iftiharı haline getirdiğini" düşünüyordu. 

 

     Biz ise: "Vatan için vurmuş vurulmuş, millet için yatmış çıkmışız. Yalan değil, gönlümüzde yitik yıllar vardır. İnsanız, yasal olup olmadığına bakmadan belki âşık da oluruz ama… 

 

     1- Vatanı satmayız!.. 2-  Sermayeye satılmayız!.." dediysek de bu adamların birlikte iş tutmalarına ve dini duygular üzerinden kamuoyunu tanzim etmelerine engel olamamıştık.

 

     Bütün bunlara rağmen AKP-Cemaat ikilisinin, MHP'yi bitirip, tahterevalli siyasetiyle Türkiye'yi Amerikan sistemine, Atatürk'ü ve solu iktidarsızlığa mahkûm etme planı, 12 Haziran 2011'de Türk milleti tarafından bozulmuştur.

 

     Şimdi başından beri muhalifleri "gizli tanık"larla, orduyu "yasa dışı ve montaj" ses kayıtlarıyla hatta "sahte evrak ve CD'lerle" bırakın istifa ettirmeyi 5 yıldır hapislerde çürüten bir siyasi parti bu dinlemeye, "montaj abi bu" dediği zaman sadece hükümete gensoru vermezler… 

 

     İşin "siyasi yönü" hukuktan ve psikolojiden biraz farklıdır yani… 

 

     Adamı derhal "Divan"a çekerler!.. Ondan önce de yedi ceddine söverler!..



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI