Bugun...
"Saddamlaşma" Eğilimi!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 05-01-2014 09:11
     

 Bugünkü AKP kadrolarının en cahil olduğu iki alandan biri Tarih, diğeri de diplomasidir.

 

 

Türkiye'de kanın gövdeyi götürdüğü 1973 ile 1995 yılları arasında "mücahit" sıfatıyla dolaşanlar, bir elin parmakları kadar kayıp verirken; "monşerlerimiz" Asala karşısında 42 şehit vermişti. 

 

Özerk dış politikanın bir "monşer" görünümlü yüzey bölümü, bir de "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" sloganıyla kamufle edilmiş "mücahit" tarafı vardı. 

 

     Mesela Kıbrıs konusunda Dışişleri monşerleri, papyonlarıyla diplomatik savunma yaparken "mücahitler," aynı politikanın adadaki silahlı takipçileriydi. Biz monşerlerin PKK'ya karşı Avrupa'nın göbeğinde "keleşli savunma" yaptığı günleri de gördük.

 

Yani bizim dışişleri mensuplarıaslında monşer filan değildi; "Türkiye ne kadar kahramansa o kadar kahraman" adamlardı. 

 

Onların hiç biri Atatürk'ün 1923'te Adana'da söylediği şu sözü unutmamıştı: "Mutlaka şu veya bu sebepler için milleti savaşa sürüklemek taraftarı değilim. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Hakiki düşüncem şudur: Milleti savaşa götürünce vicdan azabı duymamalıyım. "Öldüreceğiz" diyenlere karşı, "ölmeyeceğiz" diye savaşa girebiliriz. Lakin, milletin hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir."

 

Biz, TİKKO'yu, KUK'u, Ala Rızgari'yi, PKK'yı ve El Muhaberat'ı tanıdığımızda Başbakan İETT'de top oynuyordu. Hatay'da yasadışı faaliyet gösteren Suriye destekli AKO'yu unutmadık!

 

Kısacası, Suriye bize 1936'daki kuruluşundan beri hiç dost olmadı. Hatay'ı kendi toprağı saydı. Türk vatandaşı Araplara sınavsız üniversite hakkı vererek Hatay'ı kültürel açıdan kendisine bağlı tutmaya çalıştı. Sünni Türkmenlere ve Kürtlere eşit davranmadı. 1982'de Hama'da Sünni Araplara karşı bile acımasız bir katliam gerçekleştirdi. 

 

Biz bu rejimi, daima Fransızların Ortadoğu'ya çaktığı bir istikrarsızlık kazığı olarak olumsuz değerlendirdik. Yani bizim hiçbir zaman Suriye diye "dost ve kardeş" bir ülkemiz olmadı.

 

     O zaman Başbakan Erdoğan, 2yıl önce şu sözleri neden söyledi? 

 

"Artık Suriye kazanıyor Türkiye kazanıyor barış, dostluk ve kardeşlik kazanıyor. 2009 Yılı Aralık ayında Türkiye- Suriye yüksek düzeyli işbirliğini Şam'da gerçekleştirdik, bu toplantıda 51 adet anlaşma ve protokol imzaladık. Ankara'da yine bir araya geldik, iki taraftan 25 bakanın katılımı ile yoğun görüşmeler yaptık ve 11 anlaşma yaptık bu görüşmelerde 6 alanda 2011 yılı sonuna kadar somut neticeler alınmasını kendimize hedef olarak belirledik. 

 

Nedir bu 6 hedef?

 1- Nusaybin, Kamışlı gümrük kapısını yeniden inşa edeceğiz.

 2- Türkiye ile Suriye arasında ortak banka kuracağız.

 3- Gaziantep, Halep arasında hızlı tren seferleri başlatacağız.

 4- 2 ülkenin doğalgaz şebekelerini birbirine bağlayacağız.

 5- Türk eğitim vakfı Suriye hükümetine kredi sağlayacak.

 6- Asi Nehri üzerinde dostluk barajının temelini atacağız."

 

Eğer bu sözleri söylediyse ve Esad rejimini bir kardeş olarak tüm günahlarıyla birlikte şartsız kefilsiz yanına aldıysa şimdi ne oluyor?

 

Anlaşılan odur ki AKP hükümetine teslim edilmiş olan Türkiye, ABD tarafından İsrail'in de sağlıklı geleceğini temin amacıyla "Suriye'ye karşı görevlendirilmiş" bulunuyor. 

 

İnanç ve duygu yoğunluklu düşünen Arap münevverleri, Esad Temimi'nin İsrail'in Zevali adlı kitabından bu yana Doğu Akdeniz'deki büyük savaştan sonra İsrail'in yeryüzünden silineceğine inanmışlardır. İsrail tabii ki bu savaşta Türkleri, Suriye'nin değil, İsrail'in yanında görmek istemektedir.

 

     Erdoğan, ABD tarafından hızla Saddamlaştırılmaktadır. Saddam Hüseyin'in Irak'ın "Cumhuriyet Muhafızlarını" telef eden bir figür olarak kullanıldığı 1. Körfez Savaşı öncesinde Kuveyt'i 19. Vilayet ilan etmesi ile Tayyip Erdoğan'ın "Suriye bizim iç meselemizdir" sözüyle başlayan sataşma süreci arasında garip benzerlikler var.

 

    İki yıl önce de söyledik: Amerika Ortadoğu'da yeni bir Saddam yaratmaya ve Türkiye'nin "Cumhuriyet Muhafızlarını" yeni bir "Kuveyt modeli"yleeritmeye çalışıyor.

 

     Başbakan ise her geçen gün biraz daha Saddam Hüseyin'e benzeyerek bu politikaya çanak tutuyor.

 


Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI