Bugun...
Mühendis Gözüyle!..


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 10-12-2013 12:18
     

Bölgeyi gittik gördük. Evet, ortam, bir deprem sonrasının "doğal afet" şartlarını andırıyor. Biz buna "siyasi afet" de diyebiliriz. Kalıcı sonuçlar almak için bölgeyi atak ve heycanlı "kurtarma timleri" gibi değil, siyasi deprem uzmanı "mühendis gözüyle" incelememiz gerekiyor.

 

 

Bölgede bir "akıl tutulması" var. Bazı insanlar, gerçekten de "bir şeyler" olabileceğine, "Demirci Kawa"nın,Condoliza Rice'ın saçlarına tutunarak beyaz saraya tırmanabileceğine, hava gücü bile olmayan "Türkiyesiz Kürtler"in Ortadoğu arenasında itibar görebileceğine inanıyor!.. Irak'ın kuzeyindeki petrole endeksli "körfez Araplaşması eğilimi" bizim güneyin nefsini de okşuyor.

 

Oysa gerçeğin iradesi epeyce farklı... Bölgede "Amerikan destekli büyük İsrail" planlarına yandan eklemlenen "Ermeni kanırtması" dışında tarihi fizibilitesi yapılmış bir heyecan mevcut değil.

 

Halkın % 75'i vatanın birliğinden yana... Çünkü halkın önemli bir bölümü, Marksist örgütün değerlere yaptığı acımasız saldırıya rağmen "yayla insanına mahsus" mertliği korumaya yüreğindeki insani sıcaklığı, İslami kardeşliği muhafaza etmeye çalışıyor.

 

Bütün kalleş propagandalara rağmen, 44 yıllık tavizsiz "mertliğimiz" bizi bölgenin ruhunda itibarlı kılıyor. En büyük tehlike, sokak hakimiyetinin devlete tevdi edildiği yıllarda Ülkücü veya MHP'li olarak sokakta kalan az sayıda insanın bu güveni zedeleyecek işler yapmış olması ihtimali...

 

Bir başka olumsuz durum, Özel Harekatçıların, "faili meçhuller dönemi"nde epeyce aşağı doğru sarkan bıyıklarının, bizim hiç sorumluluk almadığımız bölgede "asayişin çivili sopası" gibi görünmemize yol açmış olması.

 

"Kardeşliğin son bin yılı"nda kardeşlerin iradesinin dışında yaşanan bazı siyasi, olaylar, bizi birbirimizden biraz uzak düşürmüş görünüyor. Ancak PKK'yla birlikte bölgede "kardeş kanı dökecek kadar" vahşi olaylar yaşamamızın sebebi, uzak mazi değil. Bu PKK caniliği, tepesinde bol miktarda intikamcı Ermeni bulunan Marksistlerin, "devrimin önünde kardeşim de dursa vururum" ezberinin bir sonucu... Bunu kardeşlerimize iyi anlatmamız gerekiyor.

 

1071'den sonra bölge, 1406'ya kadar uzayan Artuklu asırları yüzünden Selçuklu'nun Konya'sından uzak kalmıştı. Diyarbakır, Yükselme Döneminin sonlarında katıldığı Osmanlı'nın başkentine de üç eşek yılı mesafedeydi! Böyle olunca da "çelik çomak" kadar basit bir ortak kültür değerinin bile bölgeye ulaşması zor oluyordu.

 

Coğrafi mesafe ve Ermeni sorunu yüzünden Tanzimat'tan da mahrum kalan bölge, 1924'te Tevhid-i Tedrisattan, Türk İnkılabı'nın hedeflerinden uzak kaldı. Atatürk'ten sonra zaten karikatürize olarak 1944'te Türkçüleri de isyan ettiren Türk İnkılabı'nın bölgeye "itici" gelmesini bu nedenle yadırgamamalıyız.

 

24 Ocak 1980 kararlarıyla başlayan "Kapitalist Devlet" Planlaması da bölgede sınırlı bir ivmeyle yaşandı. Bölge insanı, sadece son 30 yıllık liberalleşme, "birey" olma ve köşeyi dönme sürecinin terör yüzünden çarpık yaşanmasından olumsuz etkilenmiş değildi. Halkın batıya oranla daha çabuk hamasi nutuklarla sokağa dökülmesi, bölgenin "Türkiye'nin bin yıllık varoşu" olmasından kaynaklanıyordu.

 

İnsanların yüreği temiz, beyni saf... İhmal edilmişlik ve cehalet diz boyu... 1000 yıllık kardeşliğin 900 yılı, istismar edilmesi son derecede kolay olan eşitsizlikler ortaya çıkarmış. Bunda MHP'nin zerre kadar dahli yok ve kardeşlerimizi süratle bu Ermeni tezgahının önünden çekip almamız gerekiyor.

 

Anadolu'da yaylaların farkı nedir bilir misiniz? Dağlardan ticaret kervanları geçmez. "İpek yolu"nun, "Kral yolu"nun, "Baharat yolu"nun "Roma askeri yolları"nın geçmediği bu yaylalara "merkezi kültür" kadar "pazarlamacı yalanı" da girmemiştir.

 

İşte bu yüzden, bölgenin mert insanlarının, daha kuzeydeki İpek yolu istasyonlarında "ticari yalan dolan" öğrenmiş Ermenilerden korunması gerekiyordu. Oysa, 1877'de Rus'un kuzeyden vurduğu darbelerle Doğu Anadolu'da başlayan "iç kanama" yaylanın dahiliye sıhhatini bozmuştur.

 

Sonunda 1915'teki "tehcir"in en büyük zararı, Erzurum-Sivas, Van-Trabzon koordinatlarındaki "ipek yolu kurnazı" Ermenilerin güneye sevk edilmesi ve sıcakkanlı Diyarbakır-Urfa-Mardin (Artuklu) Kürtlerinin kanına, mertlik plazması Amerikan kolejlerinde soğurulmuş bu "Ermeni kanı"nın karışması olmuştur. PKK'nın ve BDP'nin yönetim kadroları, "babaannesi Ermeni olan" kriptolardan oluşmaktadır.

 

PKK'nın ana dili Kürtçe değil, "Taşnak Ermenicesi"dir. Hem de "intikam" lehçesinin "katliam ağzı!.." Irkçı veya Ermeni düşmanı değiliz, her lehçeyi bilmeyiz ama bu "düşmanca"yı çok iyi biliriz.

Biz bu yüzden "aşırı dikkatli"yiz!..

 

Dilin, Tarih'in ve Coğrafya'nın kardeşlerimizi, bizden biraz uzağa düşürmesi yüzünden değil.

 

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI