Bugun...
MHP Demokrasidir!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 11-12-2013 15:43
     

MHP'liler olarak kendi siyasi değerimizi ve tarihi sorumluluklarımızı acaba yeterince biliyor muyuz? Hemen bir kedi merdiveniyle durumu izah edelim.

 

 

- Avrupa'da Demokrasi, Eski Yunan'daki meclisleri ve Roma Senatosunu saymazsak 1295 İngiliz parlamentosuyla başlayan bir süreçte gelişmiştir. Parlementosuz demokrasi olmaz.

 

- Cumhuriyetçi Demokrasilerde halkın seçtiği temsilciler, eskiden krala mahsus olan "yasama" (kural koyma, karar alma ve denetleme) yetkisini kullanırlar.

 

- Eskiden "tekil egemenlik" yani monarşiler yaygın ve geçerliyken şimdi Fransız ihtilaliyle yaygınlaşan "ulusal egemenlik" geçerlidir.

 

- Başbakanın meclis aritmetiğine bakarak iki de bir "Milli Hakimiyet" dediği mesele budur. "Seçilmişlerin atanmışlara üstünlüğü" AKP'nin de yargı, basın ve orduyla giriştiği mücadelenin teorisini oluşturur. Bu işlerinfikir babası Montesküyö'dür.

 

- Ancak demokrasi bundan ibaret değildir. Ulusal Egemenlik, önce "Ulus kimliği"nde sebat, "ulusal birlik"te kararlılık ve "ulusal bağımsızlık"tan asla ödün vermemekle kaim olur. Hayat bulur.

 

- Devletin başka bir devletin veya devletlerin boyunduruğu altında olduğu Milli Bağımsızlıktan yoksun ortamlarda Milli Egemenliğin hiç bir değeri yoktur. Mecliste el kaldırır yasa yaparsınız veya tezkereler oylarsınız. Çıkan sonuç Cumhurbaşkanlığınca onaylanıp, resmi gazetede de yayınlanabilir. Ancak büyük (mandater) devlet, bu kararın uygulanmasını engellerse, yabancı bir padişah tarafından yönetilmiş gibi olursunuz. Bu hem "demokrasinin sonu" hem de "milli yok oluş"tur.

 

- Parlamentoyu teşkil eden siyasi partilerin genel başkanlarının ABD'den icazet almadan iktidara gelemediği ve onun hilafına mevzuat değişikliği yapamadığı, parti programını, hükümet bütçesini uygulayamadığı, yasama kudretini kullanamadığı bir ülkede demokrasinin varlığından söz edilemez.

 

- Apo'nun Kenya'da yakalanıp Türkiye'ye teslim edilmesinden bu yana yaşanan gelişmelere bu gözle baktığımızda ABD'nin adım adım "Atatürk'süz Türkiye" ve "kukla Kürdistan" projesiyle Türkiye'yi daha kolay yutulur bir lokma haline getirmeye çalıştığı net bir şekilede ortaya çıkmaktadır.

 

- Buna rağmen ABD'den icazetli ve onun denetiminde siyaset yapan siyasi partilerin demokrasi ve milli irade nutukları atmasının hiç bir anlamı yoktur.

 

PKK Marksizmle sertleştirilmiş bir kapitalist sistem manivelası olarak Atatürk'ü Türkiye'den kanırtarak sökmek için ABD tarafından AKP eliyle kullanılıyor. Apo istiyor, andımız kalkacak, Apo istiyor tabelalar kalkacak, isimler değişecek, Apo istiyor yoksa savaş çıkacak analar ağlayacak!..

 

Böylece "seçilmişlerin atanmışlara üstünlüğü" gidiyor, "teröristlerin atanmışlara üstünlüğü" geliyor. Çünkü iktidar partisinin seçilmişleri, Türkiye'yi çözmek için şike yapıyor sahada varlık göstermiyor!..

 

Şimdi "atanmışların" Oslo görüşmesinden bu yana Kürtlerle nasıl bir siyasi oyun oynandığını görmek için madde madde ilerleyelim: Bölgeyi yakından takip ediyoruz.

 

1- Çaresiz ve görece cahil insanlar, bu "süreç"ten "Apo'ya özgürlük ve Kürdistan'a bağımsızlık çıkacağına" inanıyorlar.

 

2- Bu inanış, maaşa ve özlük haklarına kavuşma umudu artan PKK'lıları örgüte bağlıyor.

 

3- Bu inanış, halkı Apo'ya ve BDP'ye bağlı tutuyor. Yani sonuç ne olursa olsun Apo ve BDP, süreçten memnun, ihraç edilen İdris Bal'ın dediği gibi AKP, aslında kendi ayağına sıkıyor.

 

4- Kan dökülmemesine bakan ve sadece ön bellekle düşünen Türkiye ahalisinin bir kısmı, AKP'nin bu işin hakkından geleceğine inanıyor.

 

5- Bu inanış, alternatifler hakkındaki korkunç senaryolara inanan halkı AKP'ye bağlı tutuyor.

 

6- Apo'nun "ben olmazsam 50.000 kişiyle halk savaşı olur!" sözü, AKP seçmenine, "iktidarda AKP olmazsa 50.000 kişilik halk savaşı olur" şeklinde tercüme ediliyor.

 

7- Bu durum, Türkiye'yi, "iki partili, iki eyaletli başkanlık sistemi" için "en uygun ortam"a doğru sürüklüyor.

 

8- AKP doğuda BDP, batıda ise CHP ile yarışacağı şartları oluşturuyor. Çünkü hem ABD, hem de teröristler, MHP'siz, milliyetsiz bir sistem istiyor.

 

Her üç partinin de, bu işleri tezgahlayanların da "ortak düşmanı" MHP'dir. Çünkü başta Kürtler olmak üzere milletçe içine düştüğümüz bu tuzağı halka özgürce anlatacak tek parti MHP'dir.

 

Çünkü MHP icazetsizdir. MHP bağımsızdır. MHP milletin sandıktan çıkan emanetine sadıktır.

 

MHP, "teröristlerin atanmışlara üstünlüğü"ne dayanan "dış güdümlü" süreçleri reddetmektedir.

 

MHP "Milli bağımsızlık"tır. MHP "Milli Egemenlik"tir. MHP "Demokrasi"dir.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI