Bugun...
"Köpeklerin Efendisi"


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 12-02-2014 09:31
     

 Eskiden asilzadeler, saray konforundan bıkarak keyiflerine macera katmak istediklerinde uzun sürek avlarına çıkarlardı. Prensleri bir süreliğine saray konforundan yoksun bırakan bu eğlencede, kapıkullarının, iç oğlanlarının ve saray soytarıların yerini, aylarca kafeste beklemekten soğukkanlılığını yitirmiş "av köpekleri" alırdı. Köpeklerin hiç çayır görmemiş kuzular gibi sağa sola sarkarak, kesik havlamalarla ileri doğru atılmaları, sürek avının yolculuk aşamasını, görülmeye değer bir "itler festivali"ne dönüştürürdü.

 

 

     Herkesin ve "köpeklerin efendisi" olan asilzade için bu gürültünün fazla bir önemi yoktu. Çünkü şimdi "köpekler zamanı"ydı. Sarayda köpek nasıl değersizse avda da vezirlerin bir değeri yoktu. Ya da başka bir deyişle kilisede papazların, savaşta şövalyelerin değeri neyse şimdi de köpeklerin değeri oydu. 

 

     İyi yetişmiş bir çomarın, çalıların arasına düşen yaralı bir çulluğu, zırhlı bir şövalyeden daha kolay kapıp getireceğinden kimsenin şüphesi yoktu. 

 

     Saltanatının bekası için daima tetikte olması gereken endişeli efendi, bazen bu eğlenceye, kurtulmak istediği bir veziri veya validesinin kaprisinden bıktığı bir prensi de davet ederdi. Genellikle "yanlış giden" bir ok, bazen içi çamur dolu bir çukur, bazen de atları ürküten bir köpek sayesinde ondan ve taşıdığı tehditten kurtulmaya çalışırdı.

 

     Türkiye'deki son hadiseler de işte böyle siyasi yeteneğinden çok köpeklerine itibar eden bir kralın, gizli ajandalı sürek avına benziyor.

 

     Eski bir sürek avındaki gibi, tasmasını sağa sola sündürerek yol alan bir köpek sürüsü, bir süredir efendisi adına önüne gelene havlıyor. Diş gösteriyor, yetmezse paçalarına saldırıyor. "Köpeklerin efendisi" de bu durumdan bir hayli memnun görünüyor. 

 

     Her türlü ahlaksızlığın mubah sayıldığı bir Ortaçağ entrikasına benzeyen bu sürek avında, "Alo Fatih" hitabıyla "Yakala Joe" veya "kap getir oğlum" arasında hiçbir fark bulunmuyor. 

 

     Akşam CNN Türk'te Ahmet Hakan soruyor "yasa dışı dinleme etik mi?" Abdülkadir Selvi, sanki bu işler Hükümetin sorumluluğunda değilmiş ve her seçim öncesinde dinleme desteği almamış gariban bir hareketin mensubu imiş gibi "etik değil" diyor.

 

     Neyin dinlendiğini, içeriği konuşmaya kalktığınızda ise güneydoğudaki faili meçhuller hatırlatılarak "kamu yararı" kavramının çok tehlikeli oluğunu söyleniyor. 

 

     Nedense bu medya maymunu taklidi yapan köpekler, şunu aklına getiremiyor: Yasa dışı dinlemenin kendisi veya yasal dinlemenin yasadışı yollardan ifşa edilmesi, etik olmayabilir. Ancak o esnada başka bir yasadışı hadiseye veya suç ihtimaline tanıklık edilmesi halinde bunun gizlenmesi de suçtur. Yani kaçak çalışan bir randevu evinde zina yapıyor olabilirsiniz. Bu durum hem yasa dışıdır hem de gayri ahlakidir. Pekâlâ o sırada, mekanda bir cinayet işlense buna mahkemede tanıklık etmeyecek misiniz? Üstelik öldürülen bir kamu görevlisiyse ve mesela çantasındaki kamuya ait önemli evraklar çalındıysa, katili ve hırsızı polise, kamuya ihbar etmeyecek misiniz?

 

     Demek ki yapılan işi iki safhada değerlendirmek gerekiyor: 

     1- Dinlemenin hukuksallığı ve ahlakiliği,

     2- Dinlenen içeriğin hukuksal ve ahlaki niteliği…

 

     Hiçbir insan, köpekleşmedikçe yani sahibinin kendisine attığı tekmeyi bile sorgulamaktan beri durma sefaletine düşmedikçe, bugünkü Başbakanın ahlaksız siyaset anlayışını savunamaz. Hırsızlığa, yolsuzluğa, sansüre ve adam kayırmacılığa böylesine sahip çıkamaz, insanlık onurundan bu kadar uzaklaşamaz. Bir Müslüman için bu durum "esfel-i safilin"den beterdir; yani köpekleşmektir. 

 

     Kabak gibi ortaya çıkan hakikatler karşısında yapılan bu ahlaksız savunma, açık bir köpekliktir.

 

     İşte bugünlerde yapılan "paralel devlet" operasyonu, bize göre, içinde kalemi kırılmış vezirlerin, prenslerin ve saray soytarılarının da bulunduğu büyük bir sürek avıdır. 

 

     Dolayısıyla öteden beri siyaset kurumu tarafından beslenen av köpekleri, bugünlerde, çalı dibindeki çullukları alıp getirmenin ötesinde bir fonksiyona sahip olmuşlardır. 

 

     Kulak tırmalayan gürültüleri ve milyon dolarlarla keskinleştirilen dişleri sayesinde bu medya köpekleri, efendilerinin gözden çıkardığı eski saray teşrifatçılarına, vezirlere ve prenslere derin ısırıklar atarak, onları üzeri ihanet çamuruyla örtülmüş vefasızlık çukurlarına doldurmanın peşindedir.

 

     Majestik suistimallerin ağır stresi altındaki" Köpeklerin Efendisi" de şimdilik gidişattan bir hayli memnun, bu kanlı sürek avının keyfini çıkarmaktadır.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI