Reklam
Bugun...
Devletin Aklı Başında Değil!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 31-12-2013 15:27
     

"Siyaset boşluk kabul etmez!" derler. Bu söze "Hukuk boşluk kabul etmez…" veya "Tabiat boşluk kabul etmez…" gibi vecizeler de ekleyebilirsiniz.

 

Garibanlar ise henüz kendilerine "cep boşluk kabul etmez!" gibi bir aforizma üretecek kadar cesur sorgulamalar yapabilmiş değildirler.

 

"Boşluk"la ilgili bundan daha vahim bir iddia, Ortaçağ'da Katolik "cin çıkarıcılar" tarafından ortaya atılmıştı.

 

 

Bu ezoterik papazlara göre, vücudunun bir azası eksik olan sakat kimselerin boş olan yerine şeytan yerleşiyordu. Böylece kızıl saçlı kadınların cadı diye yakıldığı Avrupa'da, sakatları da yok etmek için iyi bir bahane ortaya çıkıyordu. Yani insan vücudu da "boşluk" kabul etmiyordu.

 

İmameti boş bıraktığınızda cemaat yoldan çıkıyor, adaleti boş bıraktığınızda halk emiri terk ediyor, tahkikatı boş bıraktığınızda haber hakikatten uzaklaşıyordu.

 

Tam 40 yıldır devrimbaz maceracılara, Türk Devletinin, İlmiye'den, Seyfiyye'den, Örfiyye'den beslenen ve modern bürokrasi tarafından muhafaza edilen "kolektif bir aklı" olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.

 

İlk 10 yıl, 68'li Kızıllara karşı başarılı bir ideolojik mücadele yürüttük. Komünistler, meşrepleri gereği "pislik" yapınca aynı silahlarla mukabele ettik ve adımız "kavgacı"ya çıktı.

 

Öyle ya Paris'te "mikado" oynayarak değil, Anadolu yaylasında "çatırık" oynayarak yetişmiş bir milletin çocuklarıydık.

 

Devrimcilerin tek hesaba katmadığı gerçek "çelik çomaktan eli sopaya alışmış bir kültürün evlatları" olmamız değildi elbette…

 

"Türk" kelimesi, Dünyada, Avrupa'da, Ortadoğu'da ve Anadolu'da; ayrı ayrı izler bırakmıştı.

 

"Türk" kelimesi, Tarih, Siyaset, İstihbarat, İktisat, Askerlik ve Diplomaside, dostu düşmanı olan bir "marka"nın adıydı.

 

Ve… İster kızıl, ister yeşil olsunlar; devrimciler hep bu aşılması elzem olan markaya, "Türk"e saldırdılar. Bunu başka ülkelerin komünistlerinde veya İslamcılarında göremezsiniz. Bu aşağılık devrimcilik Türkiye'ye has bir özelliktir.

 

70'lerde Yugoslavya'nın karakterli komünistleri, bizim Moskova yanlısı devrimcilere benzeyen adamlarına "Türk tipi komünist" derlerdi.

 

Bu bir tür "yalakalık ve ajanlık"tı; çünkü devletlerin kolektif aklı, milletlerin kültürel ruhu ve insanın milli haysiyeti, devrimci manifestolardan daima daha güçlüydü.

 

Komünizm sonunda bu güçler karşısında havlu attı ama o yıllarda Sovyet destekli İran devriminin etkisi altındaki AK Gençlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin değerleriyle olan mücadelesi bitmedi.

 

Yıllarca pusuya yattılar ve fırsat kolladılar. Barzani'nin Kuzey Irak'ta "Halepçe'den II. Körfez Savaşına kadar 15 yıl" ABD'yi beklemesi gibi bu Atlantik tipi Müslümanlar da "28 Şubat'tan Tezkere krizine kadar" 5 yıl boyunca ABD'nin desteğini beklediler. Görüşmeler yaptılar, tavizler verdiler, bazıları Amerika'ya yerleştiler.

 

Sonra da "Türk"le en az kızıl komünistler kadar ateşli bir mücadeleye giriştiler. Çünkü devrimin Türk düşmanı "demo militanlara" ihtiyacı vardı.

 

Tabiatın boşluk kabul etmemesi bir yana, "Enerjinin sakınımı kuramı"na göre enerji asla kaybolmaz, şekil değiştirir. Bu nedenle eğer memlekette ideolojik bir iddia ile mevcut iseniz meydanı boş bırakmamanız, hele hele asla bu çakallara terk etmemeniz gerekir.

 

Bizim 2008'lere kadar nispeten rahat siyaset yapmamızın sebebi, "devletin kolektif aklının" yerinde durduğunu düşünmemiz ve zamanın ruhuyla pek anlaşamasak da "milletin ruhuna" olan inancımızdı.

 

Ancak görüyoruz ki Yasama Yürütme ve Yargının kapanın elinde kaldığı bir kaos ortamı vardır ve "devletin aklı başından gitmiştir!.."

 

Siyaset boşluk kabul etmediğine göre oraya derhal başka bir cemaatin, örgütün veya yabancı devletin aklı yerleşecektir. Hükümet-cemaat savaşı, bu mücadelenin ilk aşamasıdır.

Dün Devlet beyin söylediği gibi "tehlike büyük"tür.

 

Devletin aklını başına toplaması için 30 Mart bir fırsattır.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI