Bugun...
"Çakarlı" Paralel Yapı


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 23-01-2014 10:11
     

Paralel yapı, bir devlette meşru yürütme otoritesinden bağımsız belli bir ideolojik ajandası olan etkin kadrolar için uygun görülebilecek bir yakıştırmadır.

 

Devlet hayatında "paralel yapı" Türkler için sürpriz değildir. Büyük Selçuklu İmparatorluğunda İranlı bürokratlar, yerleşik devlet kurumlarının tanziminde, Osmanlılarda ise adeta gizli bir iş bölümü yapmış olan bazı Tarikatlar, siyasi ahlakın tesisinde pay sahibiydi.

 

 

Mesela, Moğol istilasına karşı "siyasi direnç" gösteren Ahiler, Osmanlı Beyliğinde Orhan Gazi'ye peştamal kuşandırmakla, genel siyasete müdahil olduklarını açıkça göstermişlerdi. Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye yaptığı var sayılan vasiyet, genellikle kamu yönetimiyle ilgili tavsiyelerdir.

 

1363'ten itibaren Osmanlı'yı üç kıtaya taşıyan Yeniçeri Ocağındaki Bektaşi "paralel yapılanması" da bizim "ilk Müslümanlarımız" olan Alevileri, 1500'lere kadar Osmanlı başkentine bağlı tutmuştu.

 

Yeniçeri vesayeti altında geçen Duraklama ve Gerileme dönemlerinde Osmanlı Devletinde, yavaş yavaş Ayanlardan oluşan bir paralel yapı ortaya çıktı. Maliyede bir tür vergi komisyoncusu olan Mültezimliğin yaygınlaşmasıyla birlikte 19. yüzyılda kurumsallaşan "Paşalık"lar, siyasete yön veren bir paralel yapı olarak merkezi örselemeye başladı.

 

1808'de II. Mahmut'u tahta çıkaran Alemdar Mustafa Paşa, 1831'de Mısır'dan payitahtı zorlayan Kavalalı Mehmet Ali Paşa ve Yanya'da Rumeli hakimiyetinin emniyet kilidi olan Tepedelenli Ali Paşa, adem-i merkeziyetçi bir paralel yapının varlığına delalet ederler.

 

1826'da Yeniçeri Ocağının kaldırılmasıyla birlikte yer altına çekilen Bektaşiliğin, "paralel etkinlik" mücadelesini terk etmediği, İttihat ve Terakki Cemiyetindeki Bektaşi köken yoğunlaşmasından bellidir. Hatta Türk İnkılabı'nın bir Alevi-Bektaşi rövanş hareketi olduğuna dair iddialar bile vardır.

 

Aslına bakarsanız gerek Gülen Cemaatinin paralel örgütlenmesi, gerek Milli Görüş hareketi, gerekse 11 Yıllık AKP iktidarı, Sünni hilafetin kaldırılmasıyla uç veren bu inkılaba karşı sürdürülen bir Sünni rövanş hareketidir.

 

Cemaat, eğitimli ve daha kaliteli kadrolara sahip olduğu için "derin bürokrasi"ye nüfuz etme görevini üstlenmiş, AKP ise Sünni kitlenin rejime karşı güçlendirilmesi rolünü üstlenmiştir.

 

AKP'nin nefis terbiyesinden yeterince nasibini almamış kadroları, kitlesel hareketler esnasında hırsızlık virüsü kapınca da bir tür tarikat niteliği taşıyan Cemaat tarafından uyarılmak istenmiştir.

 

Bu terbiye hareketi, seçim arefesine denk geldiği için de Başbakan ve adamları sert bir direniş göstererek "paralel yapı" edebiyatına başlamışlardır.

 

Bizim ilk Müslümanlarımız, Horasan'dan çıkmış temiz kalpli insanlardı. En büyük talihsizliğimiz son Müslümanlarımızın "Cumhuriyet İstanbulu"ndan çıkmasıdır.

 

Meslekleri küçümsemek için söylemiyorum. İhtisas sahalarına hürmetim sonsuz ancak… Ne kadar ipini koparmış ve kamu yönetimi terbiyesinden yoksun hamal, inşaat taşeronu, şef, müdür, kabzımal, gassal, overlokçu, son ütücü… varsa "Siyasal İslamcı"ya yazılmış ve AKP'nin siyasi rant baharında mayıs kuzuları gibi koşturmaya başlamıştır.

 

İstanbullu çevre yolunda, hızlı gitmek için para ödediği otoyolda bile trafik çilesi çekerken sağdaki emniyet şeridinden kırmızı-lacivert "çakarları" yakıp ara sıra da "vaaaaooovv" diye öterek giden sivil plakalı eskort arabaları var ya…

 

Bilin ki onlar, AKP'li teşkilat mensuplarının arabalarıdır.

 

Yasama onların, yürütme onların, yargı ve tabii ki başkasına ceza yazan "Elektronik Denetleme Sistemi" de onlarındır!..

 

Kendi halindeki Müslüman İstanbullu, artık çoktan kanıksadığı bu hayat çilesini tüm kurallara uyarak çekerken kuralsızlık yapan, yolsuzluk yapan, hırsızlık yapan AKP'lilerin yakalanamaması işte bundandır.

 

Türk İnkılabına karşı bir Turuncu devrim başladığından bu yana gerçek "paralel yapılanmanın" adı AKP'dir. Cemaat kadroları, "bunlar beceremez" diye devreye girmiştir.

 

Herhangi bir terbiyeden yoksun olan bu paralel devletin adaleti, varsın sonradan görme AKP'lilerin olsun…

 

"Yüce divan"dan da yüce olan "ilahi adalet" bizimdir.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI