Bugun...
"Başbuğ Türkeş"e Ne Oldu?


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 14-04-2014 16:08
     

Başbuğ Türkeş, Türk'ün ocağının tüttüğü, borusunun öttüğü her yerde biz emsal gönüllerde yaşıyor da… Bizim Türk Ocağı'ndaki "Başbuğ Türkeş" konferansına ne oldu; ben onu merak ediyorum! 

 

     Türk Ocakları üyesi değilim. Ocağın yönetimine, işleyişine, kurultayına karışmak benim işim değil. Ocağın çayını içip, sabah kahvaltısını yiyenlerdenim. Mevcut yönetimiyle de bir meselem yok. 

 

     Ben, oy kullanacak da değilim. Olsa olsa saygıdeğer adaylara başarılar diler, delegelerin tercihlerinin Türk Milliyetçiliği davasına hayırlar getirmesini temenni ederim. 

 

     Başbuğ'un adı bir yere yazıldıysa, sebep ne olursa olsun sonradan silinemez!.. Yani Türk Ocakları,

 

     1- Ya "Başbuğ Türkeş" adına konferans tertip etmemelidir.

 

     2- Ya "Başbuğ Türkeş"i benim gibi çocuk yaşlarda "Lideer!" çekmekten ikide bir sesi kısılan bir Ülkücüye anlattırmamalıdır.

 

     3- Ya da AKP Kahramanmaraş Milletvekili adayı protestocunun, daha ilk dakikada Ocağın geleneklerini tahrip ederek çekip gitmesine engel olmalıdır. 

 

     İftiralarla desteklenmiş bir politik hezeyan, asla entelektüel bir eleştiri yöntemi olamaz. Yaptığım her işi, her zaman, her platformda herkesle tartışırım. Yeter ki slogan atıp kaçmasınlar; yani karşımda dümdüz dursunlar. 

 

     Ayrıca… Ya "Ocakbaşı Sohbetinde bu hafta Başbuğ Türkeş konuşuldu" haberini siteye koymasınlar. Ya da... Türk Ocağı şuurundan uzak bir arkadaşla tartıştık diye bu haberi siteden kaldırmasınlar. Türk'ün emeği ve Ocak mesaisi sebildir; ama israf edilecek kadar ucuz değildir.

 

     Bu konferans, pek fark edilmedi ama özellikle "şekil bakımından" tarihi değeri olan bir konuşmaydı. Bir kere Alparslan Türkeş'in ilk kuşak, son sürgün Bozkurtlarından biri, MHP Genel Merkezinden gelmiş, Türk Ocakları çatısı altında Alparslan Türkeş'i anlatıyordu. 

 

     Konferansın "başlığı" Türk Ocaklarının, Hürriyet Gazetesinin bile 4 Nisan 1997 günkü manşetten kabullenmek zorunda kaldığı "Başbuğ Türkeş" unvanını, siyaset üstü karakterine uygun olarak taşıyabileceğini gösteriyordu. Ocak Genel Sekreteri buna hazırdı, peki ya diğerleri?..

 

     Konferans, hassas muhtevasıyla beni heyecana gark eden, Şehidimiz Dursun Önkuzu'nun kız kardeşi Kadriye Önkuzu, MHP Diyarbakır İl Başkanı M. Teyar Karakoç, Ülkücü Yazarlar Derneği Genel Başkanı Dr. Hayati Bice gibi konuklarıyla, heyecanımızı daha da artıran önemli bir toplantıydı. 

 

     Başbuğu kâğıttan okumak O'na saygısızlık olurdu. Biz böyle bir hazırlığı tercih etmedik; bu tabya görevine daha çok ruhen hazırlandık. İrticalen yapılan bu samimi sohbeti, siyasi sebeplerle hiçe saymak, sansüre tabi tutmak da en azından "emeğe saygısızlık"tır.

 

     Eğer Türk Ocağı resmi sitesinde "Ocakbaşı sohbetinde bu hafta Başbuğ Türkeş konuşuldu" haberi, siyasi bir sebeple kaldırıldıysa üzüntüm daha da büyür.

 

     Önceki yönetimi, "Kerhen" veya "sehven" de olsa "açılıma veren o fotoğrafa girdiği için" eleştirdim diye beni, "Türk Ocaklarına 'Baykuş' demekle" itham eden AKP'li bir bürokrat, eğer Türk Ocakları Genel Merkezinde bu kadar etkiliyse bütün ocaklıların şapkalarını önlerine alıp düşünmelerinin zamanı çoktan gelmiş de geçiyor demektir.

 

     Bu kadar cevval bir AKP'li, şu şartlarda TOKİ ihalesi filan kovalamak dururken neden Türk Ocaklı olur? O kadar arpalı, akçalı işler varken?.. Ben biraz fikir yürütebilirim.

 

     "İşte Ocak elimde!.. Bakın adamlara adım bile attırmıyorum." Diyerek Milletvekili aday listesinde birkaç basamak yukarı çıkmak için!.. AKP Kahramanmaraş aday adayının konferansın ilk saniyesindeki abartılı tepkisinden benim anladığım öz budur. 

 

     Bu derinlik, yirmi metreden bakınca görülebiliyor da yetkililer neden bunu göremiyor? Herkesi kendiniz gibi "saf Milliyetçi" mi zannediyorsunuz? Kimin haddinedir Ocağa siyasi pranga vurmak!..

 

     Ben daveti kabul ettiğimde kongreden filan haberim yoktu. Konuşurken de siyaset asla aklıma gelmedi. Ancak şimdi görüyorum ki; Türk Ocakları tamamen kongreye odaklanmış ve "uçan kuştan bile hile sezer" hale gelmiştir. Bunu değiştirmek için elimden bir şey gelmez; sadece üzülürüm. 

 

     Şimdi, güçleri yettiği kadar Türk Milliyetçiliği davasına katkı sunmaya çaba sarf ettiklerine yürekten inandığım Türk Ocakları Genel Merkez yöneticilerini bir göreve davet ediyorum:

 

     5 Nisan 2014 tarihli "Başbuğ Türkeş" konferans haberini ve videosunu, tartışmalara son vermek üzere sansürsüz bir şekilde siteye yüklenmesini bekliyorum.

 

     İçinde Başbuğun adı geçen zorlu ve şerefli bir çabayı, AKP'li bir politikacıyı üzmemek adına tek tuşla imha eden arkadaşların hatırı, kalemime yön veren isyanımı bastırmıyor.

 

     Ben 40 yıl + 90 dakikalık sebilullah mesainin karşılığını…  "Başbuğ Türkeş"imi istiyorum!..



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI