Bugun...
Ayaklanma Oslo'da Başladı


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 25-02-2014 11:09
     

30 Mart'a Doğru Güneydoğu'daDurum, Olanlar ve Olacaklar:

 

1- Durum:

Hükümetle PKK arasında yapılan müzakere,adı "barış süreci" olan bir "ayaklanma süreci"dir.

Aslında ayaklanma, taktik olarak Oslo'da başlatılmıştır.

 

KCK, BDP, Hükümetin yürüttüğü Oslo süreci ve Yerel Seçimler, PKK için birer "devrim aparatı"dır.

 

PKK, oy tabanını genişleterek:

a) Seçimlere referandum niteliği kazandırmak,b) "Bahar tipi ayaklanma"ya meşruiyet kazandırmak, c)Uluslararası destek bulmak için AKP sayesinde bölge halkını baskı altına almıştır.

Bölgede seçimlere PKK'nın yakın ve sıcaktehdidi altında gidilmektedir. Ancak, bölgenin hiçbir noktasında PKK, bu sonuçları hak eden bir doğal ve demokratik tabana sahip değildir. Halk baskı altındadır.

 

2- Olanlar:

Son bir yıl içinde PKK'ya bağlı silahlı güçler, sadece içeride mevzi kazanmakla kalmamış; 1.000 Km'lik güney sınırımızın her noktasından yurda girerek teröristlere, ulaştırma, muhabere, saldırı ve lojistik desteği sağlayacak konuma gelmiştir.

 

BDP, tamamen PKK'nın malı haline gelerek, söylemleri sertleştirmiş ve ayrışma tohumlarını daha uzak noktalarına kadar taşımıştır.

 

Tabii ki Kürtlerin çoğu ayrılmak ve bu maceraya katılmak istememektedir. Ancak "5.000 silahlı adamla neredeyse Kürdistan kuruluyorsa; 50.000 kişilik bir silahlı güçle ve Barzani-Salih katkısıyla neden bütün Türkiye Kürtlerin olmasın?" düşüncesi de akıllara getirilmektedir.

 

Bir "kapalı havzaKürdistanı"nataraftarolmayan bölge halkına "İstanbul'suz ve İzmir'siz bir Kürdistan'la yetinilmeyeceği" ümit ve moralini vermek üzere bazı BDP vekilleri Batıya kaydırılmış ve "Halkların Demokratik Partisi"kurulmuştur.

 

HDP sayesinde Öcalan'ın, Kürtleridağ başına mahkum etmek için değil, bütün Türkiye'ye iktidaryapmak için savaşıyor gibi görünmesi, PKK'nın bölgedeki "isyan mesaisini" rahatlatacak bir taktiktir.

 

3- Olacaklar:

Ayaklanma başlar başlamaz bölgede Askere, Polise, Resmi kurumlara ve parti binalarına saldırılacaktır. Gerilime dayalı saha hâkimiyeti önde tutulduğu için özellikle polisin yerleşim alanlarında emniyeti ve kendi can güvenliğini sağlamakta zorlanacağı göz önüne alınmalıdır.

Bu saldırılarda kadınlar ve çocuklar kalkan olarak kullanılacak, karakollara karşı ağır saldırılara girişilecektir.

 

Askeri güç dengesi halen Devletten yana olduğu için PKK, Balkan Savaşlarında Bulgarların yaptığına benzer, sivil Türklere yönelik "dize getirme" katliamlarına girişebilecektir.

 

Batıdaki şehirlerde araç ve bina kundaklamalarına girişerek, "bırakalım gitsinler" fikrini hâkim kılmaya çalışacaklardır.

 

Batıda HDP, bir yandan birlik siyaseti yaparmış gibi görünürken, bir yandan da PKK "ayrılsınlar da kurtulalım" dedirtecek etnik ırkçı saldırılarla kardeşlik bağlarını tamamen çözmeye çalışacaktır.

 

Sonuç:

Öcalan, kendi özgürlüğünü müzakere edebilecek, dehşete dayalı bir güç meydana getirebilmek için BDP'yi ve seçimleri kullanmaktadır. Ortada "siyasallaşmış, tanınmış, düze inmiş, partisiyle seçimlere giren bir terör örgütü" değil, "İnkılâbî sonuçlar elde etmek için bütün unsurları kullanan etnik bir ayaklanma komitesi"vardır.

 

Ayaklanma, inkılabınikinci evresidir. Amacına ulaşırsa "İhtilal" ulaşmazsa "İsyan" olarak adlandırılır. PKK'nın bugüne kadar yaptığı bütün militarist canilikler, sadece güce tapan bir ortamda tabana tutunabilmek için yapılmış; "propaganda" yani hazırlık evresini oluşturmaktadır.

 

AKP'nin oyunu iyi okuyamaması yüzünden Oslo'da başlayan müzakere sürecinde bölgedekitlesel ayaklanma için fünye niteliği taşıyan somut bahaneler,daha kolayhazırlanmıştır.

 

BDP'lilerin sık sık bölünmeyi istemediklerini dile getirdikleri halde "özerklik talebi"nde bulunmaları, Kuzey Irakta İngilizce eğitim yapıldığı halde sıkça dile getirilen "Kürtçe eğitim" talebi, işte bu devrimci bahanelerdir.

 

Kendisini, askeri istihbaratın uyarılarından yoksun bırakan AKP güvenlik bürokrasisi, devrimci taktiklerle uyutulmuş ve "Marksist ayrılıkçı Kürt ayaklanmasüreci" Oslo'da resmenbaşlamıştır.

 

Nihai sonuç ise…İşimiz biraz zorlaşmış olsa da tabii ki; "Zafer"dir.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI