Bugun...
Ankara Satrancı!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 23-07-2016 09:38
     

İlk günden itibaren böyle boşluklu ve karanlık bir senaryonun sadece darbe planı olarak görülemeyeceğini, ifade etmeye çalıştım.

Ortak demokratikduruşa zararvermesin diye daha fazlasını yazmaktan da vazgeçtim.

İyi ki vazgeçmişim. Olayın vahameti, olaydan AKP'nin siyasi kazanımlar elde etmesinin çok ötesindedir. 

"Çok söyledik dinlemediniz" kısmını da erteliyorum. "Kendiniz ettiniz kendiniz buldunuz" da demiyorum. Çünkü onlar ne yapmış olurlarsa olsunlar bela hepimizin başındadır.

Hesabı bir süreliğine erteliyorum. Olaydaki şaibe kokusuna da burnumu tıkıyorum. Israrla milli ve adaletli duruş konusuna dikkat çekiyorum. 

Çünkü adalet olmadan birlik olmaz. Birlik olmayınca da yazmanın çizmenin, siyaset yapmanın bir anlamı kalmaz. 

Tıpkı derin yapıları çözmeden iktidar olmanın bir anlamı olmadığı gibi…

Bu darbenin TSK'daki hala demokrasiyi sindirememiş veya canı burnuna gelmiş bir kısım Atatürkçüleri tasfiye ederken cemaat kadrolarını hızla tasfiye edebilmek için MİT tarafından böyle planlandığı da ortaya çıksa "neden yaptınız?" demem!

Düşünün bir kere!.. Daha bu "Tuğgeneraller Darbesi" sadece 1994'te çalınan Türkçe sorularının ürünü… 

Bunun bir de Matematiği, Geometrisi, Fiziği, Kimyası var!

Sonra sınav ve mülakat ekiplerinin Pensilvanya'ya çalıştığı dönemlerin mahsulleri var. Ondan sonra da AKP-Pensilvanya ortaklığının tulum öğrenci alımları…

Öyle ki 2003'le 2014 arasında cemaatle ilişkilendirilerek TSK'yla ilişiği kesilmiş tek bir Allah'ın kulu yok.

Bu ne demek biliyor musunuz? "Cemaat, TSK'dan atılan 400 mensubunun intikamını, sistemi kendisinden başka kimsenin giremeyeceği hale getirerek almış" demek!.. 

Senede ortalama 500 kişiden 10 senede kılına bile dokunulmayan 5.000 Teğmen… Bir o kadar da önceki 20 yıl içinde mesleğe giren Cemaatçi subay olsa…Yaklaşık 10.000 Subay… Başarısızlığı sevmeyen bir yapıyla karşı karşıya olduğumuza göre 5.000 Kurmay Subay!..

15 Temmuz olayında adı geçen General sayısının 100'ü geçmediği düşünülürse ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

Ordunun gelecekteki misyonu, "Pensilvanya özel kuvveti" görüntüsü verirken, siz ABD'nin yerinde olsanız Fethullah Gülen'i gözünüzün önünden ayırır mısınız?

Coni kanı akmadan uygulanan bu "içten fetih modeli" ABD'nin Irak ve Suriye'de uygulamakta olduğu modeldir. 

ABD'nin Pensilvanya olayına nasıl baktığını kısaca özetleyeyim:

"ABD rüyası"na inanmış bir mistik eğitim uzmanı, Türk subay adaylarını da kendisine dinleyici yapacak etkili konuşmalar yapıyor. Bir tür "NLP" yani kişisel gelişim!

Amerika Hadisi Risaleyi, ağlamayı sızlamayı, büyüyü cifiribilmez!.. Adam almış mı almış!.. Yürümüş mü yürümüş!.. Etkin mi etkin… Dost ve müttefik mi?.. Hem de nasıl… 

Öyleyse gelip geçici hükümetler yerine kalıcı bir müttefik mürit topluluğunu tabii ki tercih edecektir.

Akşam TV'de, Eski Özel Kuvvetler Subayı ve Güvenlik Uzmanı Mete Yarar'ın çileli anlatımını dinlediğim için mi böyle düşünüyorum? Diye soruyorum kendime… 

Hayır!.. Ben de Tarihten geliyorum. Yok böyle bir isyan!..

Tımarlı Sipahiler isyan eder üzerine Yeniçeri salarsın!

Yeniçerinin üç ortası isyan eder diğer ortaları o da yoksa Akıncıları çağırırsın. 

Olmadı sala okutur, halkı çağırırsın meydana!..Ama Vaka-i Hayriye'deki gibi Topçularınıyanına almışsındır!..

Yani bizimkiler gibi tuvalete giderken koridordavurulma ihtimalin yoktur!

Diyorlar ki "16.00'da haber almışlar neden müdahale etmemişler!.."

Etmez olutlar mı etmişler!.. Darbeciye demişler ki: "Şu faksları darbeciye çek, darbe var dikkatli olsunlar!.." Durum bu kadar vahim yani…

Daha fazlasını yazmak elimden gelmiyor. Benim 2225 yıllık ordumu bu hale getirenlerden iki cihanda da davacıyım.

Yaşananın başarısız bir darbe girişimi değildir. Gayet başarılı bir ihanettir. Taktik sızma harekatıdır!..

Türk Tarihinde bu kadar çok haini bir arada görmek de ne yazık ki bizim nesle denk gelmiştir.  

Füze rampasıyla darbe olmaz. Bu darbe değil, toplu bir ihanettir. Bunlar meşhur Polatlı Topçu birliğinin rampaları… Hani şu Yunan'ı durdurduğumuz Polatlı'nın Sakarya Zaferinden kalan hatırası… 

Bir süre bu konuda dar siyasi tenkit yazısı yazmayacağım. 

Fakat son olarak şu "Enişte" meselesi önemlidir.

"İstihbaratı eniştemden aldım" garabeti, Başkanlık sisteminin yoluna yeni bir taş döşeme çabası izlenimi vermektedir.

Bana göre MİT, şu anki devlet büyüklerinin bir anlatmada anlayamayacağı kadar mantıklı müdahalelerle bu "Ankara Satrancını" kazanmıştır.

İçi dışı düşman dolu bir karargâhta başlayan bir darbenin başlamadan bastırılma ihtimali yoktur.

İlk hamleyi MİT yapmış, taşların rengi aynı olduğu halde Atları ve Filleri vermiş, Şahla Veziri kurtarmıştır.

Sivillerin işi "her şeyi bilmek" değil, "her şeyden kurtulmak"tır. 

Onun için "Enişte" olayı abartılmamalıdır.

 


Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI