Bugun...
AKP'nin İçindeki "Kurucu Meclis!"


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 19-11-2013 23:54
     

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin elinde bulundurduğu iktidar kuvveti, çok önemli siyasi işler yapacak bir sıkıyönetim valisine verilmiş güce benziyor.  

 

 

     Bu güç alışılagelmiş, Türk derin devletinin zaman zaman kullandığı güce pek benzemiyor. Erdoğan, daha ziyade 1913-1938'den kalma hesapları görmek üzere görevlendirilmiş bir sömürge valisi gibi "hiç hakka, adalete bakmadan" hareket ediyor. 

 

     Öyle ki; bütün siyasi işler, garip "haksızlıkların" üzerine bina ediliyor. 

 

     1924'te ayaklanan, asker vuran Şeyh Said haklı… Askere vatan borcu ödemeye giden Türk evladı haksız!..

     1938'de ayaklanan, karakol basan, Mehmetçikleri vuran Seyit Rıza haklı… Devletine itaat eden, vergisini ödeyen Türk vatandaşı haksız!..

 

     1959'da Irak'ta ortak mağduriyet çilesi çeken 36 Türkmen'i katleden Barzani peşmergeleri haklı, bu sosyalist militarizme karşı Türkiye'den ağabeylik isteyen Türkmenler haksız!..

 

     1978'de Kürt-Türkmen ayırımı yapmadan Marksist olmayan herkese ateş açarak daha 12 Eylül askeri harekatı gerçekleşmeden önce 3.000'den fazla eyleme imza atan PKK terör örgütü dağa çıkmakta haklı, terörle mücadeleyi etkinleştirmek isteyen Türk güvenlik personeli haksız!..

 

     1984'ten başlayarak "vur gerilla vur Kürdistan'ı kur" sloganıyla 11.000 kişiyi öldürmüş, 45.000 kayıp vermiş PKK'yi arkasına alarak, Türkiye bütçesinden maaş alan, yerel iktidarlar temin eden BDP'li siyasetçiler haklı, asker katillerini affetmeyiz diyerek onurlu bir duruş sergileyen MHP haksız!

     1990larda askeri ve polisi yakaladığı yerde linç edecek gözü dönmüş kalabalıkları tahrik eden, serhildan (ayaklanma) taktiği güden terör örgütünün şehirdeki uzantıları, KCK'lılar haklı, binlerce şehidin şerefini ayaklar altına alan İmralı vesayetli çözüm süreçlerine itiraz eden Milliyetçiler haksız!..

 

     Bütün bunlara ilaveten 60 yaşına gelmiş subayların içinde bulunduğu vahim durum, Türkiye'nin savunma derinliğinin kaybolduğunu ve Milli onurun "derin bir vizyon"a kurban edildiğini gösteriyor. 

 

     Öcalan'ın 21 Mart 2013 mitinginde vekaleten yaptığı konuşmadan sonra, 16 Kasım 2013'te Barzani'nin yaptığı ziyaret, tablonun bütünüyle birlikte değerlendirildiğinde Kürtlere, "Diyarbakır'ın dört parçalı Kürdistan'ın merkezi olacağını" işaret ediyor, onları umutlandırıyor. 

 

     AB müptelası Mesut Yılmaz'ın "AB'ye giden yol Diyarbakır'dan geçer" sözünden sonra, BOP Eşbaşkanı Erdoğan'ın "Diyarbakır'ın Büyük Ortadoğu Projesi'nin yıldızı olacağını" ilan etmesi, Cumartesi günkü Barzani ziyaretinin önemini artırıyor.

 

     "YÖK"ün, "Diyanet"in ve "Bürokrasi"nin baskı altına alınması, "Yüksek Yargı"ya operasyon yapılması, "TSK"nın itibarsızlaştırılması, "Medya"nın denetim altına alınması, "CHP" ve "MHP"nin seçimlerden önce paçalarından aşağı çekilmesi… Nihayet Apo İmralı'dan "Gülen'i kontrgerilla ilan etmesi"nden sonra "cemaate" verilip veriştirilmesiyle yavaş yavaş tablo tamamlanmaktadır. 

 

     Meydanda AKP ile PKK'dan başka aktif siyasette muhatap alınan dâhili bir güç merkezi kalmamıştır. İşin garibi bu iki parti de Milliyetçiliğini ayaklar altına almışlardır. Ancak Kürt etnik heveslerinin analarının ak sütü kadar helal olduğu hususunda karar kılmışlardır. 

 

     Amerikan Dışişleri Bakanı Rice, günümüzden 10 yıl önce Büyük Ortadoğu Projesiyle "22 ülkenin sınırlarının değişeceğini" söylemiş ve hazırlanan BOP haritalarında en büyük parçası Türkiye'den ayrılan bir "Kürdistan" görüntüsü ortaya çıkmıştı. 

 

     Amerikan Dışişleri Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin içinde olduğu "Avrupa Masası"nı "Ortadoğu ve Kuzey Afrika Masası"yla koordineli konuma sokarak yeni bir aşamaya gelmiştir.

 

     Şimdi… Bilinenden Bilinmeyene Doğru, Tespitler:

     - Büyük Ortadoğu Projesinin Eş Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır.

     - Kürtlerin dört ciddi siyasi partisinden ikisi Türkiye'dedir.

     - Bunlardan büyüğü ve "Müslüman" olanı AKP, küçüğü, "Sosyalist" ve eli kanlı olanı BDP'dir. 

     - AKP'deki Kürt milletvekili sayısı BDP'nin milletvekili sayısının iki katından fazladır.

     - 70 AKP'li Kürt vekile oy veren seçmen sayısı, "Kuzey Irak'ın toplam nüfusundan" fazladır.

     - Bunca "Kürt etkin" bir siyasi atmosferde, eksenin Ankara'dan, Diyarbakır'a kayması, bizim için sürpriz olmamıştır. AKP'nin içindeki gizli "Kurucu Meclis" iş başındadır.

     - Apo rolünü tamamlamıştır; vizyondaki Kürdistan filminin "başrolünde" AKP vardır. 

     - İmralı ve Kandil dâhil olmak üzere PKK ve BDP seve seve "kötü adamı" oynamaktadır.  

     - AKP'nin Türklüğü, kavmiyetçilik teraneleriyle "uyutulmaktadır." 

     - Muhayyel Kürdistan'ı "en büyük Kürt partisi" olan AKP kurmaktadır!.. Mesele budur!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI