Bugun...
Ahlaksız Murakabe!


Şükrü ALNIAÇIK
 
 
facebook-paylas
Tarih: 25-01-2014 14:26
     

Arapça'dan gelmesi ve zamanla yerini "kontrol"e terk etmesi bir yana, tınısını sevdiğim kelimelerdendir "murakabe..." Eskiden elektrikçilerin kullandığı kontrol kalemine "murakabe kalemi" denir miydi bilmiyorum. Ama bu ifade edebiyatta ve tiyatroda kullanılmıştır.

 

 

 

"Denetim" gibi sonradan uydurulmuş ve "teftiş"le ortaklaşa kullanılan bir Türkçe karşılığı olsa da murakabe kelimesi, ilahiyatta kullanılmaya devam etmekte ve tasavvufta "Allah tarafından sürekli kontrol edildiği şuuruyla yaşamak" anlamına gelmektedir.

 

Ben burada "murakabe"yi, gözetimle denetimin arasında bir yerde, "cumhuriyet dönemi din adamlarının Diyanet İşleri Teşkilatı vasıtasıyla devlet tarafından kontrol altında tutulmasını" ifade etmek için kullanıyorum.

 

Sivri dilli Müslümanların muhalefette olduğu yıllarda İmamların maaşlarını devletten aldıkları için "sistemin, inkılabın eleştirilmesini engelleyen birer devlet memuru oldukları" sıkça yazılıp çizilir ve bazen de arkalarında namaza durmanın caiz olmadığına hükmedilirdi.

 

Hatta Diyanetin darbecileri telin etmediği, ardından yürüdüğü 80'lerde ve 90'larda mahalle aralarında apartmanbodrumlarında cemaat ve tarikat mescitleri türemiş, yurtdışında Cemalettin Kaplan gibi hutbeye oyuncak tüfekle çıkan müftüler peydah olmuştu.

 

Evet gerçekten de Diyanet İşleri Başkanlığının bir devlet dairesi olması, Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı iddiasını, her gün en az beş kere, tekbirlerle ve salavatlarla bozuyordu.

 

Kabul edelim, muhtemelen din adına abuk sabuk işler yapılmasın diye genç cumhuriyet, din işlerini kontrol ediyor, murakabe altında tutuyordu.

 

Laikliğin kitabının yazıldığı Fransa'da bu denetim, tam yüz yıl sürmüştür. Kilisenin devlete bağlandığı bu "Laikar dönem"de Fransa, Katolik kilisesini Laikliğe alıştırmış, siyasete müdahalesini önlemiş ve Fransızların özgürce oy kullanabilecekleri siyasi olgunluk oluşuncaya kadar da bu denetimden vazgeçmemiştir.

 

Ben şimdi başka bir "murakabe"den bahsedeceğim:

 

1- AKP, Diyanetin öteden beri büyük bir kararlılıkla lanetlediği teröristlerle bir süredir İslam'a uygunluğu tartışmalı bir müzakere yürütüyor.

 

2- AKP'li bakanların, iş adamlarının, bakan yakınlarının ve bürokratların yolsuzluk yaptığına dair ciddi iddialar var.

 

3- İddia sahibi savcıların, görev yapması engellenen kolluk kuvvetlerinin "laik murakabe"den ziyade "İslami bir vicdan"ın murakabesi altında oldukları da söyleniyor.

 

4- Diyanetin sorumluluk sahasının bir bölümünde, Güneydoğu'da, BDP gibi siyasi gücünü, PKK terör örgütünün kanlı eylemlerinin üzerine oturtmuş bir parti, murakabe ettiği din adamları vasıtasıyla PKK'nın dinen aklanması anlamına gelebilecek Kürtçü faaliyetlere girişiyor. Kürtçe vaazdan sonra Kürtçe hutbe okunuyor ve Kürtçe ezan tartışması yapılıyor.

 

Eskiden devletin dina adamlarını murakabe etmesi, Laikar sistemin mantıklı bir tezahürüydü. Şimdi ise AKP, Diyanet İşleri Başkanlığı personelini, BDP ise bu murakabenin dışına çıkmış eli kanlı imamları kontrol altına alarak siyasi menfaatleri doğrultusunda kullanıyor.

 

Ben şimdi Türkiye'deki mevcut fetva makamı olan Diyanete soruyorum:

 

a)- Bir memlekette adaletin tecellisi için varlığı iddia edilen bir suçla ilgili olarak yargılama yapılması caiz midir değil midir. Siyasi yetkililer, düne kadar kendi atadıkları ve yücelttikleri yargıçların görev yapmasını engellemekle günaha girmiş olurlar mı olmazlar mı?

 

b) Bir memlekette masum insanların kanına girmiş Marksist teröristlere umut ve moral vermek, onların destekçilerine fırsat vermek, teröristleri gelecekte cezasız kalma konusunda umutlandırmak ve iyiyle kötünün, saidle şakinin adalet karşısında eşit tutulması, dinen caiz midir değil midir?

 

c) Eğer yolsuzluğu soruşturan yargıya, görevden alarak, kural değiştirerek, kısıtlama getirerek yapılan müdahale dinen caiz değilse AKP hükümetinin günahkar olduğunu onaylar mısınız?

 

d) Ve yine eğer teröristleri affetmek, şehit yakınlarının kısas hakkını kısıtlamak ve eşkıyaya ruhsat vermek şeriata aykırıysa AKP'nin terör politikasının dine aykırı olduğunu teslim eder misiniz?

 

Eğer Tayyib'in murakabesi, Allah'ın murakabesinden evladır diyorsanız bu soruların cevabını ahirette verirsiniz.

 

Ancak sizi hırsızlara kefil yapan bu "ahlaksız murakabe"nin, Laik sistemin 80 yıllık murakabesinden daha tehlikeli olduğunu söylemek ve bir Müslüman olarak bunun hesabını bu dünyada sormak zorundayım.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI