Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
Yastık altı altınlar konusu


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 28-05-2018 00:00
     
Reklam

         Bugün gene reis her zamanki gibi konuşuyordu. Kendi kendime bu kez peşin fikirli olmayıp şu adamı dinleyeyim bakalım ne demek istiyor dedim ve oturdum pür dikkat dinlemeye başladım. Öncelikle sesindeki o tatsız tonlamaları göz ardı ettim. Yani kendimi sinirlenmeme moduna koydum. Anlattıklarının ilk 10 dakikasında hiçbir iler tutar taraf yoktu. Başka bir ülkede bu tür bir konuşma için doğrudan psikolojik tedaviye koyarlar. Tarz mahalle çocuklarının benim misketlerim senindekinden daha fazla ve güzel uyarlaması.

          Konuşmanın bir yerinde hastaneler konusuna girdi. Bende geçen hafta üç gün bir hastanede kaldığım için pür dikkat kesildim. Hastanelerin ne kadar temiz olduğunu anlattı. Anlaşılan temizlik yani hijyen konusunda görgü ve bilgisi o kadar dedim. Anlatıyor da anlatıyor. Ama her söylediği yanlış. Ben hemen hemen üç büyük kentte (Ankara, Antalya. İzmir) hastane deneyim var. Hijyen hiç birinde yok. Ancak doktorlar inanılmaz bir çaba harcıyor.

         En son geçen hafta İzmir’de bir Üniversite hastanesinde sabah 7 de başlayan ameliyatlar gece ikiye kadar devam etti. Adamların perişan ve yorgunluğu inanılmaz. Hastane otel işletmesi gibidir. Tıp ve doktorlukla ilişkisi yoktur. Batıda veya Okyanus ötesi ABD’de hastane temizliği ve hijyeni anlatamam adamı bir oralara yatırmak gerekiyor. Artık tahammül edemedim, koptum ve kapattım. Geldim Türkiye’nin gerçek gündeminde yer alan ekonomiye.

         Artık Türk Lirası uluslararası alanda dikiş tutmuyor. Merkez Bankası müdahaleleri için elinde yeterli parada kalmadı. Yakın bir tarihte Türkiye’nin yabancı temsilciliklerine maaş ödeyemeyecek duruma gelecek. Artık Reis yönetimindeki ampul iktidarı dışarıya olan zorunlu borçlarını da ödemekten vazgeçti. Bir süre sonra dış alacaklılar Türkiye’nin yurt dışındaki mal varlıklarına el koydurtma kararı çıkarabilirler yerel mahkemelerden.

         Baksanıza reis bile ümidi kesti vatandaşın yastık altındaki güvencelerine saldırdı. Çıkarın onları bozdurun diyor. Hani kefem giyip miting alanına gelen tosuncuklar vardı ya, Artık ölmelerine gerek kalmadı, şimdi zaman o zaman yastık altındaki altın ve dövizlerini bozdurup reisin yardımına koşsunlar. Dışarıya yandaş ve rantçıların kaçırdığı paraları da durdurma kararı almışlar. Ama bence çok geç. Kaçan kaçtı. İçerde kalanlar fındık fıstık.

        Bugünlerde reise rakip başkanlık komedisi oyuncuları meydan meydan dolaşıyorlar. Hayranım bu milletin bitmeyen tükenmeye umutlarına. Bir durup düşünün. Siz reisin yerinde olsanız, koltuktan ayrılıp tuvalete gitseniz başınıza gelecekleri gayet iyi bilirsiniz. İşte bu yüzden seçim kurulu onun, hâkim savcılar onun, birde emniyet teşkilatı ve molla subaylar, Kardeş siz neyle ortaya çıkıp durumu anlatacaksınız? Gaflet ve delaletin son örneği Malezya. Adam bir fırsat yarattı hop cezaevinde. Aynı bizdeki gibi kutularda paralar ve kıymetli taşlar.

         Uluslararası alanda bir kuruşluk itibarımız yok. Bizim Ankara’dan Dışişleri veya reis otelin sözcüsünün yaptığı açıklamaların benzeri hiçbir başkentte yapılmıyor. Mesela İran’a ABD yaptırımları konusunda Avrupalı liderler toplanıyor bizimki aralarında yok. Mesela Çin yaptırımları konusunda gene Avrupalı liderler toplanıyor gene bizimkine gel diyen yok. Aynı manzara Rusya konusunda da. Sanırsınız ABD’nin bir numaralı destekçisi. Oysa kürsüye çıktımı ilk küfür ABD’ye. Yalnız gerçek durumla mangalda atılan küller arasında büyük fark var.

         Bizler bu duruma alışığız. Ama nedense yalaka basın bunu sorgulayamayacak kadar aciz. Mesela İsrail’e Kudüs konusunda sövdü, saydı ama ABD’de lobi faaliyeti yapsın diye kalktı İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Likut partisi mensubu bir lobi şirketini kiraladı ABD Başkanı Trump nezdinde itibar kazanmak için. Ama bir yandan da kalkıp Kudüs için Netanyahu ile atış. Ne kadar tutarsız farkında mısınız?

         Öte yandan Washington’da Milletvekillerinden oluşan Temsilciler Meclisi’ndeki Türkiye aleyhtarı yasa tasarısı. Yönetimin Ankara’yı savunmaya hiç niyeti olmadığı anlaşılıyor. Gelecek hafta iki imzası eksik olan bu yasanın gerçekleşmesi bekleniyor. Bu yasa uygulama konusunda yönetime bırakır tercihi. Ama nerden baksanız iki ülke ilişkileri üzerindeki Demostes’in kılıcı gibi sallanıyor. Bu tasarı Türkiye’ye silah ve uçak satışlarını kontrol altına alacak. Başkanlar bu tasarı ile Ankara’ya şantaj yapacak. Geçmişte bu durumu yaşamıştık.

         Özetle herkes başkanlık hayal âlemine dalmışken Türkiye aynı Titanik gibi batıyor. Ağlayanı olmayan zavallı ülkem.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI