Reklam
Bugun...
Yaptırımlar meltem rüzgarı, kasırga geride


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 03-08-2018 00:00
     

          Bir hafta magazin yazayım konuları soğutayım dedim. Trump denilen melanet sabredemedi, kalktı reis ve taifesine şimşekler attı, cezalar yağdırdı. Hah, yağdırdı da ne oldu yani? Bir kere Adalet Bakanın ABD’de malı yokmuş adam zeytinlik alıp emeklilikte rant için kestikleri zeytinlikleri yetiştirecekmiş. Süleyman Soylu desen öyle bir cengâver ki böyle tehditlere pabuç bırakır mı hiç. Onun Jandarması var, polisi var Bu yazdıklarım benim görüşlerim falan değil yalaka ve boyalı teksir basınında tek satır ilave etmeden yayınlanan şeyler.

          Şimdi gelelim işin ciddiyetine. Bu yaptırımlar bana göre de ne Adalet Bakanı Gül’e ne de İçişleri Bakanı Soylu’ya karşı. Onlar emir kulu ne yapsınlar. Doğrudan hedef Ankara’daki külli Külliye de reislerin reisine. Adamı dünyanın en büyük havaalanını en uzun köprüsünü yapıyor diye kıskanıyorlar. Zaten Washington’daki Trump yönetimi adını bile söylemekte zorlandığı bir şeyi harekete geçirdi, adam gibi şunu yapacaksın, yoksa yaptırırım falan diyemedi. İran ve Kuzey Kore bile bizden daha net durumda.

          Ankara bu saldırıya derhal saldırıyla cevap verdi. Onlarında bu yaptırımları anladığından kuşkulandığım iktidar ve muhalefet siyasetçiler, birlik olup göğüslerini açarak Trump’a meydan okudular. (Bir çarşafa sarınıp kefenimizi giydik te geldik diye yaygara yapanlar yoktu, onlarda her halde askerlikten yırtmak için bedelli haberlerini izliyordu) Aralarında en deneyimli yiğit sınır ötesine gitmekten kaçınan Sarayın yeni bekçisi Bahçeli oldu. Derhal karşılık verelim dedi misilleme yapalım dedi. Dedi demesine de ABD’de hangi bakana misilleme yapacaktı ki Türkiye?

          Neyse işin gır gır tarafını bırakarak ciddiyetle olayı değerlendirelim. Bir kere bu yasa ABD siyasi tarihinde üçüncü kez uygulanıyor. Daha önce dostum Putin’e ve yakınındaki 49 Rus iş adamı ve bürokrata sonra da Nikaragua’da demokrasi isteyen 300 kadar kişiyi katleden Daniel Ortega ve eşine uygulandı. Şimdi bu adını zorlanmakta olduğumuz melanet yaptırım konusuna dönersek, bizde hem Putin için konan gerekçeler var hem de Nikaragua devlet başkanı için konan nedenler. Ama hayrettir ABD bu yaptırımları Türkiye’de özgürlük ve demokrasi adına koymuyor insanlar öldürülüyor diye kalkıp patates suratlı bir papaz için harekete geçiriyor.

          Hadi diyelim bu yaptırımları harekete geçirdi peki şimdi ne olacak?  Soylu’nun Amerikan doları ile çalışan kredi kartı varsa iptal olacak. Amerikan meşeli arabasına yedek parça gelmeyecek falan filan. Keyfe keder. Galiba yurt dışından bir miktar alacağı varmış onu alamayacak. Şirketi ABD ile çalışamayacak ve Amerikan bankalarından kredi alamayacak. Gelelim zeytinci Adalet bakanına. O da Soylu ile aynı kategoride. Gördüğünüz gibi aslında bu yaptırım duyurusu Soylu ve Gül’ün patronu reise yapılmış gibi görünüyor.

          Washington’un önündeki kozlardan biri Türkiye’nin alacağı F-35 uçaklarını geçici olarak engelleyen ve Kongre’de oylanarak kabul edilip yasalaşmak için şimdi Trump’ın masasında bekleyen tasarı. ABD Başkanı imzalarsa yasalaşacak. Trump’ın istese de bu yasayı veto edecek gücü bulunmuyor.

          Rıza Sarraf olayının ne hikmetse karar duruşması bir türlü yapılamadı. Sanki bir şey bekleniyormuş gibi New York’tan hiçbir açıklama yapılmıyor. Bu karar mekanizması sırasında Reis ve yakınlarının isimlerin de mahkûm olabileceğine işaret ediliyordu.

          Tüm bunlara ek olarak Trump eğer İran ile anlaşamazsa, oradan gelecek yeni yaptırımlar başka bir Sarraf dosyası ve davası açabilecek kapasitede. FETÖ söylemi ve talepleri bir başka çıkmaza yönlendirilmiş gibi. ABD Kongresi’nin Dünya Bankası ve IMF’de dâhil tüm uluslararası kredi kurumlarının kapılarını Türkiye’ye kapaması konusunda uyarması ayrı rezalet. Bunların sonucu Türk lirası değer kaybeder, Türkiye’ye sermaye akışı durur. (Şu anda bu gelişmeleri yaşıyoruz)

          Tüm yukarıda saydıklarım ekonomik. Bunların dışında bir de stratejik gelişmeler var. Birincisi Reis ve yandaşlarının başımıza sardığı Suriyeli krizi. Resmi rakamlara göre 3, resmi olmayan rakamlara göreyse 10 milyonu bulan Suriyeli din kardeşlerimiz durum düzelse de yeniden o kurak ve sıcak ülkeye gitme niyetinde değil.  Bir kere parası bizler tarafından ödenen sağlık, eğitim ve öteki her türlü hizmetleri aldıkları gibi bir de kendilerine maaş bağlanmış durumda. Dünyada başka nerede bulabilirler böylesine kelek bir millet?

          Esat Güney sınırını güvence altına aldı. Kürtlerle de anlaşıyor ve sonuçta bize de topraklarımdan çık diyor. Evliya türbesi taşıyan reisin silahlı kuvvetleri bu savaş deneyimli Suriye ordusu ile nasıl başa çıkar bilemem. Ruslar bu kavgada bizi tutmaz. ABD ise Suriye topraklarından çıkıp Irak Kürt bölgesine yerleşmeye hazırlanıyor. Yunanistan dikleniyor. Bulgaristan dikleniyor. Irak ile aramız yok. İran ticaret aşkına bizden yana. Sonuç Ankara bunlarla başa çıkabilecek ne potansiyel ne de bilgi ve tecrübeye sahip. Bu yüzden Ankara ne yanıt vereceğini bilmediği bu aşağılama tavrına sırıtarak bakıyor.

          Sonuç olarak derseniz Türk-ABD ilişkileri ne olur. Bizler son beş yıldır bu ilişkinin kalmadığını yalnızca Ankara’da talimat alan bir takım olduğunu yazmıştık. İntikal beş yıl sürdü. Washington’dan gelen bu sert rüzgâr normalde bir müttefike yapılmayacak bir tavır. Zaten reisin atadığı rektörlerde ekonomik durumu kendilerini ilgilendiren bir durum yok diye değerlendiriyor. Böylece bu Fransa’daki durum bize teğet geçip gidiyor.


 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI