Bugun...
Vize olayında Bin Ali faktörü


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 08-11-2017 00:00
     

Genelde bu kadar sık aralarla yazı yazma niyetlisi değilim. Ama bu kez son iki gün içinde havada öylesine haberler uçuştu ki yazmamak veya bekletip yazmak bizim habercilik vasfımıza, mayamıza ters düştü. Hem de milletin uyarılması gerektiği bir anda.
 

İsterseniz Salı günü öğle saatlerinde Washington’a inecek Başbakan Bin Ali haberleri ile başlayalım. Program açıklandı. Tabii buna program denebilirse. ABD Başkan Yardımcısı Pence ile Çarşamba günü yapılacak görüşme Washington saatiyle 18.30’da yani mesai saatinin bitmesi ardından başlayacak. Sanki mesai saati çok doluymuş gibi. Görüşmenin süresini sorduk, değişmemiş şimdilik 30 dakikaymış. Bizimkiler mutlaka bunu sündürerek 40 dakikaya çıkaracaktır.
 

Programa yeniden değineceğim. Ama Bin Ali yola çıkmadan iki önemli olay meydana geldi. Bunlardan biri bir süre önce yayınlanan vergi kaçakçılarını ifşa etmeyi amaçlayan Panama belgelerinin ikincisi aniden salıverildi. Bu ikinci gurupta Bin Ali beyin mahdumlarının vergi kaçırmak için kurdukları veya dışarı taşıdıkları şirketler var. İçerde millete namus ve vatanseverlik nutku atanların bu evlatların vergi kaçırması karşısında ne tavır alacak merak konusu.
 

İkinci önemli konu, Amerikan elçiliğinin bir süredir uyguladığı vize durdurma sürecindeki gelişme. Amerikan tarafı, Türk hükümetinin bazı çalışanları karşısında verdiği güvence sonucu vize sürecinde gevşeme yapılacağını açıkladı. Aynı anda Washington’daki Türk Büyükelçiliği de devam eden yasal süreç konusunda kimseye güvence vermediklerini açıkladı.
 

Şimdi soru çelişen bu ifadelerde kimin doğru söylediği ve neden böyle bir sürecin başladığı. İçim kaldırmasa bile benim bazı tahminlerim var. Bir süredir Başbakan’ın heyetindeki bazı kişilerin Amerikalılardan vize alamadığı için bu sürecin başlatıldığı söyleniyor. Eğer bu süreç gevşetilmese her halde Binali Bey Washington’a yalnız gelecekti.
 

Bu karambol içinde son gelişme Rıza Sarraf olayı. Sarraf konusu bence Külliye ve AKP için FETÖ konusundan da daha önemli. Ancak beklentilerin aksine New York’taki mahkeme, Halk Bankası Genel Müdür yardımcısının erteleme taleplerini kabul etmediği gibi, 27 Kasım tarihinde davanın hızla ilerleyeceği kararını vermiş. Bu Türkiye’den bazı tanıkları vidoe-call ile bağlamak isteyen Halk Bankası avukatlarına da bir uyarı.
 

Sevgili okurum, bence son gelişme Türk-Amerikan ilişkilerindeki olaylar son çentiğin geçilmek üzere olduğunu gösteriyor. Bu gelişmeler sonrası kim galip çıkar, kim gazi olur göreceğiz. Özellikle ABD’nin Suudi Arabistan’da sahneye koyduğu tiyatro da dikkat çekici. Sistemde bazı olaylar çalışmaya başladı. Mesela Lübnan, mesela Yemen, tüm bu olayların kenar figürü.
 

Gelelim Başbakanın ABD temaslarına. Bin Ali Yıldırım, Erdoğan’ın son gelişinde kaldığı ve olaylara sahne olan otele inecekmiş. Bu kez protesto bile edilmesini beklemiyorum. Washington programında Bin Ali Bey, Bahçe şehir Üniversitesi’nin bir apartman katında açtığı yabancı dil kursunu ziyaret edecekmiş. Bu arada kentte gidilecek yer kalmadığı için birde külliye sözcüsü İbrahim Kalın’ın kurduğu kimsenin konuşmaya gitmediği Düşünce üreten kurum SETA’da konuşma yapacakmış.
 

Sonra koştura koştura ver elini New York. Orada umut kapısı Musevi örgütleri ile görüşme. Hani sabah akşam sövüp saydıkları Yahudiler var ya, işte onların en azılı örgütleriyle ne konuşulacaksa? Orada Müslüman din kardeşleriyle de moral temasları var. Hani Washington’da Erdoğan’ın korumalarıyla protesto eden Kürtlerin üzerine salıverilen ve otobüslerle New York’tan Washington’a taşınan cami mürettebatı.
 

Bence Bin Ali Yıldırım’ın en zor görevi Ankara’ya dönüşte. Külliye’ ye gidip bizi sevmiyorlar, bizi yiyecekler nasıl diyecek büyük reise? Yetkisiz ve etkisiz Başbakan büyük bir olasılıkla Melih Gökçek gibi makamını da kaybedebilir. Çünkü reisin kızdığı zaman bazı bakanları tokatladığı falan söyleniyor. Bilmem o kadar ileri gider mi? ABD Suriye’ye yerleşirken, Kürtleri Türkiye’den korumak için mi pozisyon alıyor, yoksa ilerleyen Suriye ordusunu durdurmak için mi? Bilmiyoruz.
 

Rusya’da bölge politikalarında Ankara’dan yolunu ayırıyor. Araplara satılacak mal da kalmadı. Doların ateşini düşürmek için Merkez Bankası girişimleri bir yere kadar etkili. Veya geçici. Zaman daralıyor. Artık Ankara’da muhtarları toplayıp nutuk atmakta para etmiyor. Bundan sonrasının olayları beklenenden de hızlı gelişecek. Göreceğiz.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI