Bugun...
Türkiye ne kadar gerilemiş ortada


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 06-05-2018 00:00
     

         Geleli iki hafta bile olmadan unuttuğumuz Türkiye gerçekleri ile tekrar boğuştuk. Bunlardan biri resmi öteki özel sektöre ait. Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde seçmen kütükleri kontrole açıldı. Ben de hem e-devlet ten hem de muhtarlıktan kontrol ettiğimde kayıtlarımız olmadığını fark ettim. Nüfus müdürlüğüne gittik. Bu kez önce bilgisayar sistemi göçtü dediler sistem gelince de bizim geçen sene Şubat ayında Washington’a kaydımızı aktardığımızı ileri sürdüler. Oysa bizim böyle bir talebimiz olmamış ve Evet Hayır oylamasına burada katılmıştık.

          Yapacak bir şey yoktu, boğuşma yerine işimiz halletmeye çalıştık. Bizden elektrik, su veya telefon faturası istediler. Bizde bu tür ödemelerin direk bankadan yapıldığı için bize elektronik posta ile fatura yolladıklarını söyledik. Bu kez elektronik faturayı kabul edemeyeceklerini gidip bu kurumlardan birinden fatura almamızı önerdiler. Neyse olmayan su borcuma karşılık ödeme yaparak bir su faturası alıp nüfus müdürlüğüne gittik. Kaydımızı yeniden yapıp, kopyasını elimize vererek başka bir ilçe de bulunan Seçim Kuruluna gönderdiler. Aklımda garibim köylüm bir kasabadan ötekine nasıl gider sorusu.

          20 kilometre uzaklıktaki öteki kasabada adliye sarayı içindeki seçim kuruluna gittik. Adalet sarayı dört kat ve seçim kurulu birinci giriş katında olacağına en üstte dördüncü katta. Binada da asansör yok. Neyse eşimle ahlaya pohluya dört kat çıkarak seçim kuruluna ulaştık ve elimizdeki seçmen belgelerini verdik. Bize önümüzdeki hafta seçmen kütüğü ve e-devletten kontrol edebileceğimizi söylediler ve bize kalan seçmen kütüğüne yazılım işini bitirmiş olduk. Şimdi hafta içinde kendimizi kontrol edeceğiz. Demem o ki görüldüğü kadarı ile ampul iktidarı milletin seçmen kütüğüne yazılımını kolaylaştırmış falan değil. Ayrıca şahsın talimatı olmadan seçim yerinde değişiklik yapmak ne demek?

          Bu resmi kesim. Özel sektöre gelince Bundan üç yıl önce en büyük boy ve memleketin Avrupa’ya sattığı söylenen BEKO markasında pahalı bir kurutmalı çamaşır Makinesi almıştık. Makine üçünce senede motor yakmış. Gelen servisçiler buna karar verdi. Motor siparişi verip gelince takarız dediler. Aradan 4 gün geçince motor geldi. Gelen motoru takarken yaktılar. Hem de bu arada makinenin kayışının koptuğunu fark ettiler. Makineyi bizim evde yapamayacaklarına inanınca alıp gittiler yapmak üzere. Bu arada motoru evde unuttular. Daha sonra telefon edip motoru kapıya bırakmamızı istediler. Aradan bir gün geçince sordum hala motoru almamışlardı. Ve biz geldiğimizden bu yana çamaşır yıkayamıyoruz.

         Hanım oturdu zavallı elde yıkadı her şeyi. İşte asrın liderinin uçak yapacağını söylediği teknoloji. Sadece bu mu?  Yeni aldığımız pahalı televizyonunda nasılsa bir türlü bluetooth’unu bulamıyoruz. El kitabında yazılan her şeyi denedik olmuyor. Gördüğümüz kadarı ile bu teknoloji dua ile çalışmıyor. Oysa Amerika'da 1990 yıllında satın aldığımız çamaşır makinesi, Buzdolabı, fırın, bulaşık makinesi ve mikro dalga fırın hala çalışıyor. Hepsi Maytag 28 yılda bir kere kayış problemi oldu. Şimdi siz kürsüden her türlü lafı sallayabilirsiniz ama ardında duracak ne teknoloji ne de birikim var.

          Gelelim ülke içindeki konularla ilgili gelişmelere. Birincisi partilerin başkan adayları açıklandı. Bana göre CHP adayı Muharrem İnce’nin şansı yok. Nedeni, sevmediğim falan değil, aksine konuşmalarını falanda çok beğenirim. Ancak CHP’nin oy yüzdesi en iyi durumda (Ecevit zamanında) yüzde 28 olmuştu. Bu rakam Birinci elemeyi geçmeye yetmez. Aynı şekilde Meral Akşener konusu da ortada. Önemli olan ikinci turda tüm muhalif gurupları peşinden sürükleyecek aday olması.

         Kimse kusura bakmasın ama bana göre ikinci turda herkesi peşinden sürükleyecek aday bence Meral Akşener olabilir. Burada da Kürt oyları konusu var. Kürtler MHP’den kopan bu takıma oy vermek istemiyorlar. Acaba bu durum Muharrem İnce’ye kazanma şansı yaratır mı? Bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var, AKP cephesinde yoğun bir panik olduğu ve bu seçimleri her an iptal edebilecekleri. Bu seçimden bir gün önce bile olabilir. Herkes Erdoğan’ın yüzde 50 üzerine çıkarak birinci turda kazanacağına inanmıyor.

         Ekonomi cephesine gelince. Türk lirası Amerikan doları karşısında inanılmaz bir hızda değer kaybediyor. Anlaşılan Seçimler öncesi dolar beş liraya ulaşacak. Buda dolarla dışarda borçlanmış olan Türk şirketlerinin borç batağını daha derin ve ölümcül hale getirmesine dönüştürecek. Geçen gün bir Avrupa başkentinde ticaret ile uğraşan eski bir arkadaşım, bulunduğu ülkedeki ticari bankaların Türkiye’deki bankalarla para havale işlemi yapmak istemediğini anlattı. Bu da ülkemiz bankalarının dış piyasalardaki ticari saygınlığını gösteriyor.

         Siyaset mide bulandıracak boyutta. Gördüğüm kadarı ile ne benim çevremde ne de köy kahvelerinde falan televizyonların haber bültenleri izlenmiyor. Tek seyrettikleri diziler. Bunlarda da biz zamanlar uçuk-kaçık Latin Amerika dizilerinin yerini Hint dizileri almış. Holdingler ve ortakları Anadolu’nun bağrında çıkıp gelen yeni Osmanlı aileleri evlerde bir karışlık çivi topuklularla geziyor. Dikkat ettim sakalsız erkek görmek zor. Zaten beslenme sorunları nedeniyle bebek yüzlü olmayan ulusumuz bir başka çirkin adam yarışında. Kafalarda her iki yanı sıfır numara tıraşlanmış ortada Mohawk saçlı gençler. Yeme de yanında yat.

         Sokak inanılmaz pahalı. Kimse lokantalarda et yemeği ısmarlamıyor. Herkes Vegan olmuş. Önümüz Ramazan bakalım iftar sofralarında pideler falan ne gösterecek? Pahalılık öyle yüzde 10 falan palavrası ile sıvanamayacak boyutta. Emekliye vereceklerini söyledikleri biner lira daha gelmeden gitti.

         Dışarda çöküşe devam. Basın özgürlüğünde sondan birinciliğe yolculukta devam. Mahkemeler bildiğimiz yavaşlıkta. Merakım eğer bilgisayar sistemi olmasaydı ne olacaktı milletin hali. Hızlanma bilgisayarlardan kaynaklanıyor. Sağlıkta her kafadan bir ses. Yaz geliyor kadınlar zayıflama ve Botoks derdinde.

         Geldiğimde hep sorarlar, Türkiye oradan nasıl görünüyor diye. Nasıl anlatayım? Türkiye dış ülkeler nezdinde görünmüyor artık diye. Ama bu yazdıklarıma rağmen içerde bir gurup (bunlar her şeye rağmen çoğunluk) vur patlasın çal oynasın. Görmedikleri veya görmek istemedikleri, çocuklarının veya çok kıymetli torunlarının geleceklerini çaldıkları. İşte lafın bittiği yer.



 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI