Bugun...
Türkiye iyice dibe vurdu


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 15-11-2017 00:00
     

Bilmem farkında mısınız? Tuhaf bir millet haline geldik. Bu durum, milleti Araplaştırmaya paralel mi arttı, yoksa önceden vardı da, biz mi farkında değildik? Bilemiyorum. Merak ettiniz değil mi, neden söz etmek istediğimi. Söyleyeyim, bizler ne tuhaf elimizde olan milli değerler veya zenginliklerimiz yerine, olmayan, başkalarında bulunanveya elimizden kaçırdığımız değerleri tartışan tuhaf bir millet haline geldik. O milli değerlerimiz de Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yarattığı yeni Türkiye ile önem kazanmıştı.
 

Hani bugünlerde takiye yaparak önceden söğüp saydıkları Atatürkçülük yarışı yapanlar var ya. Atatürkçü olanlar var ya. Onların ağzından bir kez bile Atatürk'ün milletine hediye ettiği Türklüğü kabullendiklerini görmedik. Hani milliyetçilik bezirganlığını yapan Bahçeli nasılda Türk düşmanı ümmetçi AKP ile birlik oluyor.Takiye yapan AKP'liler,Türklerin atası veya soyu kabul edilen Türklüğü aşağıladılar hiç bir zaman kabul etmediler. Onlar ümmetçi. Onlar tarikatçı. Onlar radikal dinci, onlar FETÖ'cü, onlar İŞİD'çi olabilirler ama Türkçü hiç olmadılar ve olamazlarda.
 

Gelelim beni rahatsız, huzursuzeden şeylere. Mesela, ülkede demokrasi yokken, bizler olmayan demokrasiyi tartışıyoruz. Mesela ülkede adalet yokken, biz olmayan adaleti tartışıyoruz. Mesela siyasette dürüstlük yokken ve siyasetçiler dansöz gibi kıvırırken, biz olmayan dürüstlük konusunda birbirimizi suçlayabiliyoruz. Mesela ülkede insan hakları ve özgürlük yokken, biz olmayan insan hakları ve özgürlükler üzerine hikâyeler anlatıyor, mangalda kül bırakmıyoruz. Mesela ülkenin gurur kaynağı ordu yok edilirken bizler yedi düvele kafa tutabiliyoruz. Bu bir özlem mi, yoksa elimizde olmayan şeylere duyulan merak mı artık bilemiyorum.
 

Düşündüm de bize bu olanların neler ve ne zaman olduğunu bulamadım. Ama şurası muhakkak, AKP iktidarı ile tüm bunlar su yüzüne çıktı. Tıpkı bağışıklık sistemi zayıflamış vücutta ortaya çıkan grip mikrobu gibiler. Biz, hep mi böyleydik, yoksa sonradan mı böyle olduk, anlamak mümkün değil. Sokakta aracını sollayana silah çeken, ekmek ve benzin fiyatları artarken nedense sesini çıkarmıyor. Türk halkı hakkını aramıyor, tepki göstermiyor ve bu durum yavaş, yavaş tehlikeli bir boyuta ulaşıyor. Mesela Ege’deki adalarımız Yunanlılara gizlice verilirken sessiz kalan millet, güneydoğuda PKK’lı katiller tarafından şehit edilen evlatlarımıza hakkı olmayan hakkını helal edebiliyor. Ya şehidin hakkı helal mi?
 

Bugün istedim ki öz eleştiri yapalım. Hep siyasileri eleştirip duruyoruz, biraz da kendimizi eleştirelim. Yani basını. Peki, bunları parlatan, aniden kahramanlar yaratan magazinci basın ne âlemde? İşte bu noktada Türk basınında gördüğüm cahillik boyutu canımı acıtıyor. Sizlere anlatmak istediğim bu. Eskiden bir siyasi lider yurt dışı ziyareti yaparken onu izleyen gazeteciler gitmeden önce ders çalışır gibi yakın tarihi, ziyaret edilecek ülkedeki olayları ve siyasetçileri okur, akıllarında tutarlardı. Zamanla bu konudaki titizlik eridi. Son olarak Binali Yıldırım ile gelen gazetecilerde gördük ki basındaki cahillikte dibe vurmuş. Ne yazık ki “yalakalık veya yandaşlıkla” mazur gösterilemez boyutlarda. Özellikle bu konuda haber kanalları CNN ve NTV ile Haber Türk önde gidiyor.
 

En son CNN Türk ve Kanal D’nin yayınladığı 5NbirK adlı programdaki sunuş beni çıldırttı. Cüneyt Özdemir, bir süredir anlaşılmaz bir şekilde New York’tan yaptığı programını bu kez Binali Yıldırım ziyareti nedeniyle Washington’da Beyaz Saray önünden yaptı. İki çok bilen gazeteci Erdoğan'ın talimatıyla CNNTürk'ün başına getirilen Erdoğan Aktaş ve Murat yetkin ile Başbakanın ziyaretini değerlendirdi. Binali Yıldırım’ın görüştüğüTrump’ın başkan yardımcısı Pence’i bugüne kadar ki en güçlü ABD Başkan yardımcısı diye tanımlamaz mı?Saçımı başımı yoluyordum. Ne yazık ki bu çocuk bir süredir Amerika’da yaşıyor ve anlaşılan Amerikan haber kanallarını hiç izlemiyor. Trump yönetimi içinde Pence’ın hiçbir etkisi ve yetkisi olmadığını hala çözememiş. Pence, Trump’ın tüm eylemlerinden sahnede haberdar olabiliyor.

Cahil meslektaşlarımıza bilgi olması bakımından, bugüne kadar ABD’nin en güçlü ve yetkili başkan yardımcısı, oğul Bush’un yardımcısı Dick Cheney olmuştur. Hatta Bush’un başkanlığı sırasında kendisi perde arkasındaki gizli başkan diye tanımlanırdı. NEOCON denilen (Yeni muhafazakârlar anlamına gelir bu tabir) aşırı sağcı bir yeni ekolünde lideriydi. Bu gurup aynı zamanda Erbakan’ın partisi içinden Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ü seçip ayırarakyeni parti AKP’yi kurmasını sağlayan güç olmuşlardı.

Öte yandan, ne kadar acı ki, Türk basınından kimse Amerikalıların basın toplantılarını izlemedi. (Onlar Binali bey ile park ve bahçeleri geziyorlardı) Bu gezi konusunda Amerikalıların yaptığı değerlenmeleri yansıtmadı, soru sormadı. Oysa hem ABD Dışişleri hem de Beyaz Saray basın toplantılarında konuya yer verildi. Benim bu toplantılardan anladığım beylik laflardan sonra (stratejik ortak, teröre karşıyız falan filan) ABD’nin vize öteki konularda Ankara’ya bastırdığı. Yeni sayfa açılacak denmesinin tercümesi ise “önce vize olayını gevşeteceğiz bakalım sizde sözünüzü yerine getirecek misiniz”. Onlar vize olayını gevşetti şimdi top Ankara’nın sahasında.
 

Şimdi değerlendirelim bu başarılı geziyi. Amaç FETÖ’yü almak veya tutuklatmaksa, bu olmadı. Ayrıca yönetim, gizlice Beyaz Saray eski Ulusal Güvenlik danışmanı Flynn’ın FETÖ’yi kaçırmak için para aldığı haberini sızdırdı. Ankara’dan yapılan, Washington elçiliğinin yaptığı açıklamalar, bu günler de FBI eski direktörü Muller’ın tahkikatıyla temelsiz atışlar haline geliyor. Rıza Sarraf olayı istim üzerinde devam ediyor. Yıldırım’ın gezisi sonunda başka neler elde edildi? Mesela PKK ve Suriye’deki yandaş’ı PYD’ye verilen silahlar toplandı mı? Hayır. Tebrikler. Ankara’nın en etkisiz başbakanı, Washington’un en etkisiz Başkan yardımcısı ile görüştü. Sonuç bu.
 

Son güncel konu, ABD Dışişleri eski analizcisi Henry Barkey hakkında Ankara’da çıkarılan tutuklama kararı. Barkey’i günahım kadar sevmem. O da Türkiye’de doğup büyümesine rağmen Türkleri sevmez. AKP’nin ilk 10 yılında en gözde Amerikalıydı. Erdoğan ve ekibiyle içtikleri su ayrı gitmezdi. Barkey, Washington Post’ta yayınlanan bir haberde uyduruk darbede rolü olduğunu yalanlamış. Binali Yıldırım da Barkey’in bu işle ilgili olup olmadığını bilmediğini açıklamış. İyi de bu adamı o zaman neden tutuklamak istiyorsunuz anlayan beri gelsin.
 

Özetle AKP iktidarı koltukları terk etmemek için son çırpınışlarını yapıyor. Çırpındıkça da batıyor. Bakalım bu batış da kimlerde boğulacak göreceğiz.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI