Bugun...
Türk basını Gambiya'dan daha özgür


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 13-02-2014 07:48
     

     Yazıya başlarken, Sınır tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından yayınlanan ve Türkiye’ye geniş yer ayrılan son rapor geldi önüme. Raporda, Türkiye’nin AKP iktidarı altında, son on yılda 56 ülkeye karşı yer kaybederek, 180 ülke içinde, Irak ile Gambiya arasında bir yere, 154’üncü sıraya kaydı. Beni bu rakamlar hiç şaşırtmadı ve doğruluğu konusunda da hiç kuşku duymadım. Hepimiz en azından son günlerde bu rakamlara temel oluşturacak yüzlerce örnek yaşadık.

 

         Zaten bu durumdan kuşku duyanlarında, iki gün önce Haber Türk gazetesinin başındaki Fatih Altaylı’nın CNN Türk’teki itirafları ve daha sonra Başbakanın bir basın toplantısında, adı geçen gazeteyi aradığını çekinmeden söylemesi ne dikkate almalı. Ben Altaylıyı seyrederken, nedense aklıma namuslu gazetecilik konusundaki, örnek geldi. Hem hedef olan kişi, gerçek bir gazeteciydi, zamanında Bush’a mikrofonu kapatmıştı, bizimki gibi patron maşası değildi.

 

         Amerikan’ın en büyük Televizyon şebekelerinden biri olan CBS’in sunucusu ve haber bölümünün başındaki Dan Rather’dan söz etmek istiyorum. Rather, Irak savaşı öncesi, Saddam Hüseyin ile röportaj yapan tek Amerikalı gazeteciydi. Saddam, bu röportajda Bush’un yalan söylediğini açıklamıştı. Öldükten sonra doğru söylediği, Bush’un yalan söylediği ortaya çıkmıştı. Bush yönetimi onu cezalandırmak için oğul Bush’un askerlik konusuyla ilgili sahte bir belgeyi CBS Televizyonundaki Rather’ın yardımcılarına sızdırdı. Sonuçta bu sahte belge yayınlandı ve daha sonra belgenin sahteliği öteki basın kuruluşlarına verildi. Rather bu işte sorumluluğu üstlenerek televizyon şebekesinden hem de zirvedeyken istifa etti.

 

         İşte bu istifa olayını, Cüneyt Özdemir, Fatih Altaylı’ya Başbakanın telefonları ardından, istifa etmeyi düşünüp düşünmediğini sorarken hatırladım. Fatih, 400 kişi çalışanı yerine iki kişiyi atarak, 400 kişinin ekmeğini koruduğunu söyledi. Güldüm. Nasıl gülmeyeyim, Fatih Altaylı’nın bir aylık maaşı bu 400 garip çalışanın alacağına eşit değil mi? Yani gerçekten de Fatih kendi aylığını mı çalışanların kini mi korudu iyi düşünmek lazım. Ama beni bu davranış hiç şaşırtmadı. Hürriyet’te Aydın Doğan fedailiğinden Sabah’ta Turgay Ciner’le birleşip, şimdilerde Ciner’in Haber Türk takımında son buldu.    

AKP ve özellikle Başbakanın medya üzerindeki hâkimiyetini biliyoruz da bu mutlak hâkimiyeti nedense açık edemiyoruz. ABD’de yayınlanan Jöntürk adlı sitede bu bağlantılar açıklandı.

 Mesela Başbakanın sürekli aradığı Fatih Saraç,  kim olduğuna bir bakalım. Başbakanın eski akıl hocalarından Emin Saraç’ın oğluymuş. Fatih Saraç’ın bir başka bağlantısı, Birleşmiş Milletler tarafından terörü finanse ettiği iddiası ile mal varlığı dondurulan, Yasin El Kadı ile ilişkisi. Yasin El Kadı’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla, 22 Aralık 2001 yılında Bakanlar Kurulu, mal varlığını dondurmuş. MASAK (Mali Suçlar araştırma Kurulu) Yasin El Kadı hakkında El Kaide ve Kara para aklama yüzünden ardından soruşturma açmış.

 

         Soruşturma kapsamına alınan Fatih Saraç, savcının 2004/22072 numaralı Hazırlık soruşturma dosyasında yer alıyor. “MASAK raporunda, Yasin El Kadı, Mehmet Fatih Saraç ve Mohammed Omer A. Zubair’in ortak olduğu Caravan Dış Ticaret’ten BİM’e para aktarıldığı, BİM’in Yönetim Kurullarında AKP’lilerin ağabeyi Korkut Özal, Yasin El Kadı, Cüneyt Zapsu, George Bitar, M.P. Kassamali Merali, Ekrem Pakdemirli’nin yeraldığı. Bu guruba, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, kızının kına gecesini evinde yapacak kadar yakın olan Nakşibendî tarikatının önemli isimlerinden Mustafa Latif Topbaşın’da dahil olduğu.

 

31.03.2004 tarihli Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun Raporuna gore, Yasin Al Kadı ile para ilişkisi olan Nimet Gıda’nın yönetim Kurulu Üyeleri de Mehmet Fatih Saraç, Osman Faik Bilge, G. Abdülaziz Zapsu, Mustafa Rıza Yazan, Ahmet Erdoğan, Tayfun Ergün, Mustafa Latif Topbaş, Hasan Cüneyt Zapsu’dan oluşuyor. Yine aynı rapora göre Ahsen Plastik’te Kadı ile para ilişkisi içindeymiş. Ahsen Plastik Yönetimi ise şu isimlerden oluşuyordu: “G. Abdülaziz Zapsu, Tayfun Ergin, M. Fatih Saraç, Hasan Cüneyt Zapsu, M. Latif Topbaş…

 

Şimdi anladınız mı, Erdoğan her başı sıkıştığında “alo Fatih” diye neden aradığını. Adam aramakta haklı tabii. Bu AKP’lilerde özellik iç içe olmaları gelenek.  



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI