Bugun...
Tüm dünya da insan kalitesi düştü


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 25-02-2019 00:00
     

          Zaman kötü. Hem değerler hem de insan kalitesindeki seviye kaybı açısından. Yanlış anlamayın. Bu yalnız Türkiye için değil, tüm dünya bakımından aşağı yukarı aynı.

          Mesela vaziyeti ABD açısından değerlendirecek olsak. Durum bizimki kadar çok olmasa da manzara burada da aynı. Burada da devlet ciddi ve güvenilir devlet olma niteliğini kaybetmiş durumda. Oysa devlet ciddi ve sulu zırtlak olmayan, tüm vatandaşlarını kucaklayıp eşit davranan her siyasi yapı değişikliğinde dansöz gibi kıvırmayan bir yapısı olmalı. Belki de benim devlet beklentim bu. Bunun sebebi çağdaş yaşam veya akıllı telefon teknoloji mi? Sanmam insanoğlunun mayası zaten bozukmuş ve çabuk bozulan türden olduğu anlaşıldı. Düşünün devletin başına getirilen veya seçilen Trump gibi bir kişi tüm dünya da ABD’nin devlet ciddiyetini kaybetmesine neden oldu. Ne yaptı Trump?

          Önce kendinden önceki başkanlar tarafından zorla tesis edilen nükleer barışın içine etti. Sonra dünya havasını ve yaşanılır bir yer olmasına neden olan küresel ısınma için çevre kirlenmesi kurallarına uymayacağını açıkladı. ABD Başkanlarında çok aranan ve dikkat edilen iyi bir koca ahlaklı bir baba ve örnek vatandaş vasıflarının tümünün bile kendisinde olmadığını kanıtladı. Fakir yerine zenginlerin vergi yükünü hafifletti. Ne yani böyle bir adamın başkan olması ardından ülkeyi ne hale getirmesi bekleniyordu ki?

          Adam içerden kürtaja karşı çıktı, zenginleri korudu, orta sınıfın vergi yükünü azaltacağım derken vergi yükü iki katına çıkardı. Obama tarafından fakir zengin her vatandaşa sağlanan sağlık sigortasını yok etti. Batılı müttefiklerle arayı açtı. Ülkede enflasyon hızla yükseliyor. Komşularla (Meksika ve Kanada) ara açıldı. Öteki kıtalar daki müttefiklerle sürekli gerginlik. Dış politika da başkanın söylediği ile bürokrasinin uygulamaları bir birine uyum sağlamıyor.

          Bu sadece ABD’de değil. İngiltere de de May hükümeti açmaz içinde. Kendi partisi içinde bile çelişkiler var. Fransa’da seçilen Yürüyüş partisi lideri Makron ’da bir tepki sonucu seçimi kazanmıştı. Ama bugün halkın gösterdiği tepki sokaklarda sarı yelekliler hareketine dönüştü. Ekonomisi en iyi olan Almanya'da sorun aynı Merkel iktidarı başka siyasetçiye devretmeye hazırlanıyor. İtalya desen öyle Yunanistan desen aynı. Yani bir halk hareketi ile başa geçenler bu hareketlerin şu anda hedefi. Bir bizde durum farklı. Bizde durum tersine halk hareketi siyasetin hedefi. Bir bizde hedef değiller. Yani dünya karma karışık.

          Gelelim bize, durum hiçte farklı değil. Baştakilerin son 16 yılda yaptıkları açıklamaları alt alta yazsanız inanılmaz bir sonuç elde edersiniz. Söyledikleri halktan yana icraatları halka karşı. Buna iktidara destek sağlayan payanda milliyetçi olduğunu ileri süren parti de dâhil. Neler söyledikleri konusunu yazmaya gerek bile duymuyorum. İşin komiği ekonomiyi düze çıkaracağım diye devlet kurumlarını satıp paralarını miras yedi gibi ezenler bugünlerde devletçi manavlık ve bankacılık yapmaya başladı. Ve hatta kendi ellerindeki kötü yönetilen bankalar kategorisine özel kalmış Atatürk’ün bankasını da katmaya çalışıyorlar.

          O kadar kendilerinin yanlış yaptığının farkındalar ki, bu yanlışların yanlış olmadığını savunarak kendilerini aklamaya çalışıyorlar. Çünkü yanlışlarını savunmak doğrularını bulamadıkları bir çıkmaz yol gibi. Konuyu dine çevirseler tüm hadis ve surelerle çelişiyorlar. Konuyu ahlakla ve demokrasi ile savunamayacaklarını da biliyorlar. Konuyu baskı rejimi ve askeri darbeleri eleştirerek savunmaya kalksalar tüm askeri darbelerden daha kötü bir uygulama içindeler. Eğitim, özgürlük, adalet ve teknoloji tüm gelişmelerin tersine. Şimdilik rant kazandıkları bu sistemler artık onlar içinde tehlike oluşturmaya yaşanmaz bir ortam yaratmaya başladı. Sorun bu masalı dinleyen toplumda yani masalı anlatan da değil.

          Tarikatçı savunma bakanı eski genelkurmay başkanı molla paşa Akar, ne yazık ki Washington’da Amerikalı askerleri ikna edemedi. Rivayet o ki Akar Kuzey Suriye’de tampon bölge kurulsun ama kontrolü Türkiye’ye verilsin istemiş. Ama Washington’da ne kadar uçuk olsalar da Trump yönetimi yetkilileri bizimkilerin istediklerini onaylamamış. Reis onlara telefon etmiş etmesine ama ne yazık ki Amerikalı çılgını da kandıramamış. Belki Washington’a giderim veya gelirim demiş ama Beyaz Saray’dan olur gel dememişler.

          Oysa reis o kadar da İngilizcesini geliştirmişti. Amerikalılar yanlış anlamasın diye YPG’yi konuşmasında söylerken “Vay Pi Ci” diye vurguluyor. İngilizce Y harfine vay, P’ye Pi ve G harfine de Ci deniyor. Gördünüz mü seçim şarkısındaki gibi nereden nereye. “One Minutes” (Bir dakikalardan- biri çoğul hale getirmeyi becermişti) dan nereye geldi. Sudan karışmış. Tek dostu Erdoğan olan dünyaca hakkında tutuklama emri olan Sudan diktatörü El Beşir yakın bir zamanda karılarıyla İstanbul’a kaçabilir. Malezya'daki dostum Necip Rezak yargılanıyor ve mallarına el kondu (Ortak dost katar ve para aklama zimmete para geçirmekle suçlanıyor) . Mesela Mart ayından sonra Esat yeniden dostum Esat olabilir. Her ne kadar yakıp yıktıkları Suriye’nin yeniden inşası ve imarından rant beklentisi varsa da Şam hükümeti topraklarına Türk inşaat şirketlerini sokmamada kararlı.

           Bizim toplumumuza gelince, “kıllı ve şarklı erkeklerimiz aşka inanmadıkları eşlerini aşkım aşkım diye hitap edip bıçaklarken, çevredeki kadınlardan da gözlerini alamıyor. Kadınlarımız gönülleri yerine cepleriyle evlendikleri ayı kocalarını dünyanın en yakışıklı ve en nazik erkeği olduğuna kendilerini iknaya çalışıyor. Tıp dünyanız her gün kansere yeni bir çare bulurken, hadis ve surelerle eğitilen öğrencilerimizin teknolojide çağ atlayıp uzaya ve marsa gidiş haberlerini izliyoruz. Kıbrıs ve öteki ülkelerle Sakarya ve Nil nehirlerinin nerde olduğunu bilmeyen vatandaşlarımız olup bitenin de zaten farkında değil.

          Türkiye artık bölgede sözü dinlenen bir güç olma şansını yitirmiş durumda. Türk askeri bölgede gücünden korkulan bir kuvvet olma özelliğini kaybetmiş her hangi bir Arap askeri birliği gibi bir polis gücü gibi. Topraklarımızda İŞİD dâhil tüm Ortadoğulu terörist ve istihbarat örgütleri cink atıyor. Sırası gelince bizlere bunlar dünyayı dar edecekler. Ama siz boş verin kalitesiz dizileri ve hikâyeleri yaşayıp Rockefeller uydurma dünyasını yaşayacağız. Özetle yalnız Türkiye’de değil dünya da insan kalitesinde büyük bir düşme var. Bunların hepsini göreceğiz. Şimdilik yaşadıklarımız iyi günlerimiz.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI