Bugun...
Trump Reisi yemeğe çağırmamış


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 01-10-2018 00:00
     

          Hamdolsun Reis sağ salim küffar illerine çıktığı seferden tek parça halinde döndü. Dönüşünde bir senaryolar yazdı bir senaryolar yazdı ki sormayın. Sanki dışarda herkesin bildiğinden başka şeyler olmuştu.  Meclis’te, hani yok ettiği mecliste bir hikâyeler anlattı bir kahramanlık menkıbeleri anlattı, sanırsınız başka bir dünyadan geliyor. Yetmedi payandası seçim ortağı kalktı onun söyleyemediklerini bu kez grup toplantısında bağırdı. Hem de sağcı söylemi bırakıp, destek verdiği kişinin zamları yaptığını unutup, fukara babalığına, çevre korumacılığına soyundu.  

          Bu kez Reisi dışarıda korumaları korumadı. Onlar dışarıda herkesi Türk vatandaşı sanarak dövdükleri için namları sınırlarımızı aşmış koruma ordularıydı ama daha önceki marifetleri yüzünden nam saldıkları için artık yanında götüremedi bu yüzden kıymetli kişimizi yabancılar korudu. Küffar Reisi korumak için kendi silahlı kuvvetlerinin yarısını yollara çatılara döktü ve hatta konuştuğu kürsünün altına birde kırmızı panik düğmesi yerleştirdi. Oysa kendi liderleri tramvaya otobüse herkesle birlikte korumasız biniyor çarşıda korumasız alışveriş yapıyor. Ne olacak basit insanlar, bizimkiler kadar elit değiller ki.

          Yazıya başlamak için Reisin sınırlarımız içine dönmesini beklemiştim. Çünkü her zamanki gibi havaalanında yapacağı konuşmada ne kadar güçlü temaslarda bulunduğunu öğrenmemiz gerekiyordu. Ancak daha Reis sahneye çıkmadan Bahçeli podyumu atladı. (Bu günlerde hep Reisin önüne geçiyor. Hadi hayırlısı Reisi kızdıracak) Zaten bir süredir söylediği söz ve vaatlerden dönme konusunda Reis ile sidik yarışında olan Bahçeli neden mafya liderlerini kurtarmak istediğini açıklamaya çalışırken bile emir erini azarlayan subay rolündeydi. Ardından gurup toplantısında yaptığı konuşmayla tüy dikti.

          Neyse sulu zırtlak Türk siyasetini bir kenara bırakarak gelelim ciddi ülke sorunlarına. Bir kere Türkiye Osmanlı’da dâhil tarihinde hiç bu kadar gururunu kaybetmemiş, gururu ile oynanmamıştı.

         New York’tan başlarsak. Birincisi yalaka teksir haber gurubu utanmadan bir selamlaşmayı Trump ile görüşme diye verdiler. Oysa basit bir merhabalaşmaydı. Daha sonra Reis basın toplantısında Trump’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurul’una gelen liderler onuruna verdiği yemeğe katılmadığını açıkladı. Oysa. Evet, oysa Amerikan basınına göre Reis bu yemeğe Trump tarafından çağrılmamıştı. Reisi izleyen Türk basınından hiç mi gazeteci olduğunu sanan bir kişinin Amerikan tarafına ulaşıp Reisin yemeğe davet edilip edilmediğini sormak aklına gelmedi. Gerçi sorsalar hadlerine düşmüş davet edilmedi diye yazmak. Anlarım ama bu kadarını değil.

         Sadece bu mu? Reis Trump tarafından konulan yaptırım nedeniyle yanında Adalet Bakanı Gül ve medarı iftiharı İçişleri bakanı Soylu’yu da ABD’ye götürmemişti. Yoksa niyeti Bakanlar Kurulu toplantısını New York’ta yapmaktı. Almanya’da denedi bu kez de Almanlar su koyuverdi.

          Amerika’da IMF’e gitmemek için bu kez Duyun-i Umumiye verdiler. Yani McKinsey’e. Hem de Türk lirası ile değil dolarla kiraladılar. Bu arada hazırlık olarak zamlar yağmur gibi yağmaya başladı.

          Ciddi devlet konularına girmeden önce isterseniz dış görünüşe değinelim. Mesela ben bu kadar senelik gazetecilik hayatımda Türkiye’den gelen değişik değişik lider ve politikacılar görmüştüm. Bunların temsili konusunda inanın tek satır yazmadım. Kısa boylusu, şişmanı, zayıfı, ürkeği, hasta olanı, genci, yaşlısı ve işvelisi her cins. Bunlar Evren, Turgut Özal, Mesut Yılmaz, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Bülent Ecevit, İsmail ve Abdullah Gül. Bunların hiçbir bir aslan parçası değildi. Ama inanın damat ve Reisin Uluslararası podyumlarda belden düşük İslam ülkeleri son modası bacaklar yengeç usulü açık hımbıl tarzı duruş dünya karikatürcülerini etkiledi.

          Gezinin son ayağı Almanya tam bir rezaletti. Davet edildiği onuruna verilen yemeğe ülkenin Başbakanı bile katılmadı. Milletvekilleri katılmadı. Yemekte nasihat dinledi. Sonra da yemekte olur mu yahu diye sinirlendi. Merkel desen bir başka garabet. Haybeye para veremeyeceğini, Alman yatırımcıları yüreklendiremeyeceğini, demokrasi, insan hakları, hak hukuk adalet gibi garabet laflar etti.  

          Son olarak Köln’de cami açılışına davetli resmi yetkililer gelmedi. Halkı da içeri almadılar, 500 kişilik bir garip davetli. Aynı anda Alman istihbaratı, camiyi yaptıran gurup için tahkikat yaptığını açıkladı.

          İçerde dünyadan habersiz ve ekonomiyi reisin konuşmalarına göre ayarlayan bir gurup doları düşürmeye başladı. Oysa ABD doları karşısında Türk lirasının düşüşü ekonomik kurallara değil, ihracat yapmak isteyen ABD’nin doların değerini düşürmesinden kaynaklandığını bilmiyorlardı. Daha birçok şeyi bilmedikleri gibi. Her şey Allahtan geliyordu. Aynı Reis gibi.  

Son not; Artık alınacak bir avanta kalmadığını anlayan yandaş basının patronları ellerindeki medya benzeri kuruluşları satıyor. Önce NTV, Star gurubunun sahibi Ferit Şahenk, gurubu satışa çıkardı. Sonra Aydın Doğan tüm gazete ve Televizyonları Demirören-Erdoğan ortaklığına devretti. Şimdide Turgay Ciner, Habertürk gazete ve televizyonu ile Show TV'yi bir yabancı kuruluşa satıyor. Hayırlara vesile olsun ve hamdolsun diyelim. Hayırlı olsun bağımsız Türk basını.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI