Bugun...
Süper Washington, süper Ankara'ya karşı


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 06-03-2018 07:10
     

         Haberlerde belki okudunuz hafta sonunda çok kuvvetli bir hava akımının oluşturduğu rüzgârlar ABD’nin doğu yakasını etki altına aldı. Bu şiddetli rüzgârlar çok sayıda ağacın devrilmesine ve dolayısıyla da enerji nakil hatlarının kopmasına neden oldu. Rüzgârın şiddeti 90 kilometrenin üzerindeydi. ABD sulak olduğu için ağaçların kökleri pek derine gitmez ve yüzeydedir. Dolayısıyla şiddetli rüzgârda devrilmeleri güç olmadı.
 
          Bu durumdan etkilenenlerden biri de bendim. Yani ailecek hepimiz. Perşembe gece yarısı kesilen elektrik ancak Pazar akşamüstü geldi. Elektrik çok önemli. Zira ev havagazı ile ısınmasına rağmen onu üfleyecek pervane sistemi elektrikle çalışıyordu. Sadece o mu? İnternet, televizyon, tabii aydınlatma. Hala kış mevsimde olduğumuz için evler aniden soğudu. Televizyon ve internetin ne kadar önemli olduğu bir kez daha görüldü. Cep telefonlarını arabada şarj ettik. Özetle rezillik. Bu nasıl dünyanın en modern ülkesi diye de kendimizi sorguladık.
 
          Şimdi aklınıza şöyle bir soru gelebilir orada da bu oluyorsa bizde olanlar gayet normal. Dünyada birçok uygar ülke elektrik, su ve havagazı hatlarını inşa ettikleri kanallar içine alarak donmasını ve kopmasını önlemiş oldular. İyi de Avrupa’da pek yaygın olan bu sistem neden ABD’de yok. Yok, çünkü Elektrik ve öteki şirketler kolay para kazanmanın ucuz hizmet satmanın yolundan vazgeçmek istememekteler. Aynı her kasırgada derhal saçılan karton evler yapma gibi. Halk dünyanın her yerinde olduğu gibi koyun olduğu için paşa, paşa elektriğin gelmesini bekledi. Bakın kasırga belasını geçirmiş olan Porto Riko’da altı aydır elektrik yok.
 
         Seçimlerde oy vermenin zorunlu olmadığı ve bu yüzden de halkın yarısının oy kullanmadığı Amerika’da ne bekliyordunuz? Bu sözlerim saçlarını iki yandan kazıtıp tepede Mohawk bırakan Rap söyleyip zenci hareketlerini taklit eden kıllı gençlerimize. İşte bu yüzden ABD’ye özenen bazı dostlarıma tavsiyem kimseye özenmeyin kendinize daima en iyisini isteyin ve yapın.
 
         Gelelim iç ve dış siyasete. Yazımda şimdi yazacaklarımı yazınca bazı okuyucularımdan kızgın notlar alıyorum. Ben onların kızmasına kızmıyorum, (herkes benimle aynı görüşte olacak değil ya) daha çok kendime kızıyorum, kafamdakileri iyi anlatamadım diye. Veya bazı okuyucularımın olayları anlamak istememesine inatla direnmesini ben neden anlayamıyorum diye kendimle boğuşuyorum.
 
          Ama işin garibi Türkiye’nin baş aşağı gidişine de kimse inanmak istemiyor. Türkiye’deki gelişmeleri kimse anlamak istemiyor. Veya anlamamak işine mi geliyor ne ve bu yüzden de anlamamış gibi davranıyor. Ben Türkiye’deki siyasi oyunları 15 senedir yiyen seçmen takımını da anlamıyorum. İnanın siyasetçiler öylesine tembel ki ad değiştirerek ayni senaryo ve oyunlar her yıl tekrarlanıyor.
Dışardaki temsilimiz ve itibarımız tam bir fiyasko. Amerikan televizyonlarına bakıyorum, şu bizim Afrin harekâtı veya Suriye savaşı nasıl veriliyor diye. Sonuç hafta da bir 10 saniye ayırırlarsa inanın çok yer vermiş olacaklar. Verdikleri zamanda bize hak veren kimse yok. Amerika indinde Cüneyt Zapsu ve damatlar birliği anlaşılan istenen başarıyı elde edemedi. Bu yüzden ABD’de Trump’ı yüce divana götürecek soruşturma kapsamında adı geçen firmaya bizimkiler iş bile vermiş.
 
          Bu ay sonuna doğru sanki her şey düzelmiş gibi Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Washington’a geliyormuş. Her halde onların kurmaya çalıştığı düzende bir şeyler kapmaya çalışacak. Anladığımız kadarıyla durumu düzeltirlerse Amerikalı silah tacirlerinin Nisan ayı sonunda yapacağı geleneksel yıllık toplantıya da asrın lideri gelmek istiyormuş. O istiyor istemesine de burası onu istiyor mu bakalım. O tarihlerde mesela Rıza Sarraf davası hareketlenmiş olacak. AKP’nin istemediği yönde bu davada gelişmeler olabilir.
 
          Öte yandan Suriye’deki çocuklarımızın helak edilmesi operasyonu devam ediyor. Şimdiler de artık kesinleşmiş olan Afrin merkezdeki Suriye kuvvetleri ile bizimkiler ne olacak çok merak ediyorum. O tarihe kadar Trump, Amerikan büyükelçiliğini açmak üzere Kudüs’e gitmiş olabilir. Öte yandan Türk ihraç kalemlerinin yüzde 10’nu oluşturan Demir ithalatına ABD vergi uygulayacağını açıkladı. Demektir demir satamayacağız Amerika’ya. ABD FETÖ teröristini vermeyeceğine, Rıza Sarraf davasına müdahale edemeyeceğine göre ne bekleniyor dersiniz? Yani bu toplantıda iç ve dış siyaset konusunda Ankara ile Washington’un anlaşabileceği tek konu yok. Tek konu olabilir bu da AKP’nin seçim için Washington’un desteği. Yani “-Bırak bir dönem daha kalayım şu milletin başında ne istersen veririm” deyip kaçma.
 
          Ben bu soruya da “Ey Amerika’nın olumlu cevap vereceğini sanmıyorum, Ey Ankara.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI