Bugun...
Şu Rıza Sarraf bir konuşursa


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 19-10-2017 00:40
     

Daha önce de dikkat çekmeye çalışmıştım. Ankara’daki iktidar çevresinde ki çember daralıyor. Türkiye çevresindeki, sınır komşularımızdan tutun da, uluslararası alanda, çok sayıda konuda bir fonksiyonu olmayan daha doğrusu adam yerine konmayan ülke durumuna getirildik. Kimse fikrimizi sormuyor, kimse önerilerimizi dinlemiyor, kimse asrın liderini davet edip görüşmek bile istemiyor. Sadece talimat getiren heyetler geliyor Ankara’ya. Şimdi de böylesine bir heyet var.

Suriye, Ankara tarafından desteklenen radikal İslamcı unsurları, bir, bir yok ediyor. Bu yok edilen unsurları da, sağ olsun asrın lideri, ülkemize konuşlandırıyor. Dünyanın ne kadar ipten kazıktan kurtulmuş figürü varsa bizde. Olay aynı Fidel Castro’nun 1980 yılında ülke hapishanelerinde bulunan suçlular ve homoseksüelleri Küba’nın Mariel limanından toplu halde ABD’ye göndermesine benziyor. O tarihte Amerikan yönetimi Küba yönetiminin insanları hapsettiğinden şikâyet edince onlar da binlerce sabıkalıyı Amerikan kıyılarına boşaltmıştı. Yıllarca ABD bu sabıkalılarla mücadele etmek zorunda kalmıştı. Bence hala ediyor.

İşin kötüsü, ABD’ye yalnız Küba, bağırsaklarını boşaltmıştı, bize ise İslam ülkelerinde ne kadar ipini koparmış radikal dinci varsa geldi. Asrın lideri bunlara senin ödediğin vergi ve senin paranla maaş bağladı, sağlık hizmeti ve konaklama verdi, senin bulamadığın işlere yerleştirdi, ülkemize yerleştiler. Kendi cebinden ve iktidara geldiğinden buyana yaptığı servetinden tek kuruş vermedi. Yakışır. Bakın Türkiye’nin her yerinde artan işsizlik ve suç oranlarına. Bakın pahalılığa, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki kalitesizliğe. Suriyeli bir aile benim ülkeye 30 sene hizmet etmiş emeklimle eşit maaşı alıyor.

Şimdilerde ise har vurup harman savurdukları ve her gün utanmadan altını oydukları Atatürk Türkiye’sinde sıfırı tüketmiş durumdalar. Ne diyor Başbakan 2018 zor geçecek. Farkında değil, halka ve emekliye son 15 yılda, hangi yıl kolay geçti ki? Onlar bizi söğüşledi, biz bedelini ödedik. Ölen gençlerimizde cabası.

Dün ABD ile Türk heyetleri bir araya gelmiş ve dört maddelik bir anlaşma planı vermiş bizimkilere. Anladığım kadarıyla Ankara bu anlaşma planını kabul etmemiş. Ancak iktidar yetkililerin açıklamalarında da çelişkiler var. Dışişleri Bakanı anlaşamadık derken, külliyenin sözcüsü Kalın anlaştık diyor. Belli ki görüşmeler Dışişleri Bakanının dışında gelişiyor. Bakalım nerden nereye uzanıp nerede duracak?

Türkiye’de herkes Irak Kürt lideri Barzani’nin Irak ordusu karşısında ne kadar kolay ve çabuk, Kerkük’ten çıkıp olması gereken sınırlara çekildi. Şimdi bu kolay ve hızlı çekilmeyi, reisin şiddetli nutkuna mı, yoksa Irak ordusunun gücü, kuvveti ve savaş üstünlüğüne mi bağlarsınız bilemem. Ancak ben Barzani gibi bir tilkinin, yıllardır ABD’nin ve İsrail’in müttefiki usta bir oyuncunun yeni bir oyunu olduğunu sanıyorum. Belki Washington, Moskova ile enerji anlaşması imzalayan bu yanardöner Kürt liderine uygun zamanı beklemesini önermiş olmalı.

Oysa son günlerde Rıza Sarraf olayı konusunda Amerikan basınında yer alan haberlerin sayısı arttı. Mesela CNN’de bile (CNN Türk’ü kastetmiyorum, o kanal yandaş takıma katıldı) yayınlanan bir mülakatta, görevden alınan savcı Baharara, asrın liderinin kendisinin görevden alınması konusunda Obama yönetimine, özellikle Başkan yardımcısı Biden’dan bu işin hal olması için ısrarcı olmuş. Hatta konu o kadar aile meselesi haline gelmiş ki, eşleri dünya meselesi konuşurken, Biden’ın eşi ile Emine hanımda konuyu ele almış. Melun Amerikalı gazetecilerin yazdığına göre Emine Hanım bayan Biden’a Rıza Sarraf’ın iyi bir çocuk olduğunu ve “kocana söyle de Rıza’yı salıversinler” dediğini bile yazdılar. Şu papazla takas konusunu yazmıyorum artık bayatladı.

 Anlaşılan Rıza Sarraf olayı bilinen ve açıklanandan çok daha fazla tehlikeli külliye için. O kadar Trump’a ulaşmak için tutulan lobiciler falan artık saklanamaz boyutlarda. İşin garibi duruşmalar başlamadan önce Rıza’nın salıverilmesi sağlanmazsa, Rıza’nın ötmeye başlayacağı konusunda Washington ve New York’ta dolaşan söylentiler. Tüm bunları bugüne kadar konuya ilgisiz kalan Amerikan basınında son günlerde yaşanan heyecan ve ilgi.

 Şimdi diyebilirsiniz ki, Kerkük mü önemli Rıza mı? Bence Rıza. Veya sorabilirsiniz İdlip mi ülkenin gündemi yoksa Halk Bankası genel Müdür yardımcısı mı? Bence gene Rıza ve banka müdürü. Sonuçta önümüzdeki ay New York’ta jürili duruşmalar başlayacak. Eğer Rıza, Amerikalıların tabiri ile “Plea Barganing” yani itirafçı olmazsa bir daha güneş yüzü görmeyecek. Adam genç. Bizimkiler sayesinde koca birde servet yaptı. Neden hapishane köşelerinde çürüsün? Bence birkaç duruşma sonrası olayı bağlar. Tabii o zamana kadar asrın lideri ülkenin başında kalırsa.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI