Bugun...
Polis koleji mi, Harbiye mi?


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 28-11-2017 06:57
     

Türk televizyonları ve kahraman, yandaş yalaka Türk basınında benim değinmek istediğim konuya değinmeden sağa sola hala mangalda kül bırakmayan atmalar sürüyor. Asrın lideri, Amerikalı reisle telefon görüşmesi ardından kalktı “Trump PKK’nın Suriye’deki kolu YPG’ye silah verilemeyeceğini” söyledi dedi. İyide eğer öylede ve ardından yeniden YPG’ye silah veriyorlarsa, artık seni adam yerine koymadıklarını başka nasıl söylesinler?
 

Bu yazıyı yazarken İmam Hatipli Aydın Doğan’ın radikal dincilerden Erdoğan’a yaranmak için transferi İmam Hatipli Ahmet Hakan’ın programında, gazeteci, milletvekili, hukukçu yandaş, Rıza Sarraf konusunda nasıl kıvıracaklarını şaşırmış oynayıp duruyor. Aşağıdan yukarı, sağdan sola kıvırtmalarda Reisin durumunu kurtaramaya ne kadar doğru politika izliyor aklamaya çalışıyorlar. Bu arada Sarraf duruşmalarından da ne kadar kıvırsalar sonucundan emin değiller.
 

Ne olabilir? Her ne kadar sallasalar da tutturamadıklarını biliyorlar. Benim bugünkü konum aslında dış politikayla doğrudan ve dolaylı bağlantılı Türk Silahlı Kuvvetleri konusu. Askerin yemek duasında tüm askeri kasasın diye konan, “Tanrımıza hamdolsun” yerine “Allah’ıma hamdolsun” koymakla sorun çözülmüyor. Zaten paramparça hale getirdikleri orduyu son yaptıkları eylemlerle daha da parçalamaya başladılar.
 

Eskiden ne zaman Harp Okulu marşını dinlesem gözlerim yaşarırdı. Ama son Harbiye’de ki törende Harbiye’nin dibine dinamit koyanlardan birinin çıkıp da tüm inançların içine etmesine ne diyebilirim. Bu konuda yüreğim yanıyor, midem bulanıyor. Nasıl bulanmasın ki?
 

Düşünün babamlar Sakarya savaşı sonrası Türk ordusunda subay kalmamış olması nedeniyle, 2 şer yıllık hızlandırılmış eğitimle bir yıl içinde ikişer devre mezun verilmesini yaşamıştı. Mesela Babamlar, 940’a bir veya iki diye mezuniyetlerini tanımlarlardı. Daha sonraki yıllarda 45 li veya 50’li falan diye bilinirlerdi. Erdoğan’ın tırpanladığı Harp Okulunu bu kez bir sivil üniversiteye çevirip başına da her zaman yaptığı gibi imam hatipli birini de geçirmesi yetmezmiş gibi, hızlı eğitimle bir yıl içinde fabrikasyon subay çıkartmaya başlamış.
 

Düşünün Polis akademisinde bile bir polisi iki yılda mezun eden sistem, bir yılda subay çıkarıyor. Sonra sen kalk bu Mustafa Kemal’in ordusu olmaktan çıkan ve imam takımına dönen sisteme orduyu komuta ettirmeye başla. Ve ardından da bu orduyla sağa sola kafa tut. Yazık bu subayların komutası altındaki evlatlarımız askerlerimize. Sonra kalk sen tarumar ettiğin bu eli silahlı takımla karşında birilerine kafa tut.
 

Geçen gün benim eski Harbiyeli bir arkadaşım, galiba son Mustafa Kemal’in askeri olarak bizlerin sayılabileceğini söyleyebildi. Gelelim Sarraf olayına, Rıza Sarraf olayını hazmetmek, aslında onurlu, gururlu veya izzeti nefsi kalmış olan bir millete gerçekten de ağır gelmelidir. Ama biz o sınırı geçtiğimiz ve gururumuz yerine günlük çıkarlarını düşünen bir millete dönüştüğümüz için bu sözler bizi tanımlamıyor tabii ki. Biz olmayan demokrasi üzerine konuşup, olmayan adaleti tartışıp, olmayan dürüstlüklerle öğünürken, millet malı götürüyor. Sarraf konusunda jüri belirlenirken sorulan soruları yazmak istemiyorum.
 

Suriye konusunda Moskova, Erdoğan’a kazık atarken, Trump ve Washington’da işler giderek büyüyor. Trump’tan yardım isterken, Washington’da devam eden ve Başkana Yüce divan yolunu açan Rusya soruşturmasının altından da gene Ankara çıkmaya başladı. Mesela Trump’ın ulusal güvenlik eski danışmanı Flynn’ın itiraflarından ilginç ipuçları çıkmaya başladı. Putin konusunda Ankara’nın arabuluculuğundan söz ediliyor.
 

Şimdi Mısır’daki son olayda da Kahire’deki Arap basını Ankara’yı suçlamaya başladı. Mısır hükümeti 20’den fazla Türkiye adına çalışan kişiyi tutukladıklarını açıkladı. Daha sonra 300’den fazla kişinin ölümüne neden olan cami saldırısı. Her ne kadar Ankara saldırıyı İŞİD’e mal etse de saldırının Kahire’de Müslüman kardeşler örgütü temsilcilerinin tutuklanmasını izlemesi dikkat çekici. Biliyorsunuz kim Müslüman kardeşleri örgütü liderliğine soyunan ve ya kendini lider ilan eden.
 

Ekonomi konusundaki uyarılarımızı Türkiye’de çok sayıda iş sahibi de dikkate almadı. Savunmaları, “ama duble yol yaptı” ile sınırlandı. Ekmeğin gramajı düşürülürken sessiz kalan, arabanın vergisi ve benzin ya da mazot parası artarken sesini çıkarmayan evlatları kuran kurslarında taciz edilirken, Ege’de adalar Yunanlılara sessizce devredilirken sessiz kalanların memleket savunmasında ses çıkarmasını beklemek saçmalık.

Bence AKP iktidarı içerdeki halk dışında dünyada kimseyi söyledikleri ile ikna edemiyor. Haksızlar mı?

Q



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI