Bugun...
Peninsula Otel'den BM Genel Kurul'una


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 20-09-2017 10:00
     

Peninsula oteli Amerika’daki gazetecilik görevim süresi içinde anılar ve yaşananlar açısından önemli bir yer tutar. Aslında Birleşmiş Milletlere oldukça yakın olan ve bir dar sokak içinde girişi bulunan bu otel yalnız benim değil Türk siyasi tarihindeki bazı anlatılamayan ama yaşanan gelişmelere de sahne olmuştur bir kısmını birazdan anlatacağım. Tüm bunları düşününce aklıma, Erdoğan kasıtlı olarak mı bu oteli seçti sorusu da geliyor.
 

Özal New York’u değil daha çok Washington ve Houston kentini severdi. Özal bu otele zamanın ekonomi bakanı Güneş Taner ile birlikte girmişti. Ancak Güneş Taner ne hikmetse Central Park'a bakan başka bir otele taşınmıştı. New York’un oldukça pahalı olan Peninsula oteli dışında Özal ailesi kentte bir de Trump’a ait olan Trump Plaza’da kalmıştı. O kalışlarında kızları davulcudan boşandığı haberini almışlar ve çok üzülmüşlerdi. Basın danışmanı bu kez Can Pulak değil, Cumhurbaşkanı olduğu için bir diplomat Kaya Toperi’ydi.
 

Gelelim Peninsula oteline. Şimdi ne halde bilmiyorum. Ama o zamanlar tarihi bir yapıydı ve otelin mutfağı Fransız mutfağıydı. Bu otelin sokağı dar olduğu için Amerikalı Rumlar otelin karşı kaldırımında gösteri izni almışlardı. Genelde şehir polisi bir yabancı ülke liderine bu kadar yakın mesafede gösteri yapılmasına izin vermezken gösteri yapanlar batının şımarık çocuğu Rumlar olduğu için işler değişmişti. Özal otelden çıkarken Özal’ı koruyan Amerikan Gizli servis elemanları araca otele bakan kapıdan girmesini önerdiler. ( Bu arada geri zekâlı bir meslektaşım Erdoğan için birbirinin aynısı ki araç hazırlandığını yazmış. Aslında hep iki araç olur ve liderin hangi araçta olduğu bildirilmez. Anlaşılan yeni duyuyor)
 

Özal’a gelince, Başbakan olay sırasında kapının önüne çekilen iki makam aracından öndekine otel kapısına bakan yandan değil, göstericilere yakın taraftan dolanarak girmeye çalışmıştı. Bunu yaparken de artan Rum bağırış çağırışlarına  karşı da hepimizin yakından bildiği başparmağını işaret parmağının kenarına sıkıştırarak yapılan bazen de şaklatılan bir el hareketini yapmıştı. Bu anı AA foto muhabiri görüntülemiş ve bir gazeteye ajans yüklü fiyatla satmıştı. Amerikalılar için önem taşımayan ve normal kabul edilen bu hareketin manasını çok iyi bilen Rumlar çıldırmış, araca, Özal’a ve onları izleyen gazetecilere yanlarında getirdikleri yumurtaları atmaya başlamışlardı. Bizde üzerimize gelen yumurtaları karşı tarafa atmaya kalkınca Gizli servis elemanları yapmayın toplumu daha fazla tahrik etmeyin diye ellerimizi tutmuştu. Bu arada şemsiye ile kaçırılan Özal’ın arabası sapsarı olmuş ve yıkamaya gönderilmişti.
 

Bu işin faturası da o zamanlar New York konsolosu olan ve bir dönem Erdoğan’ın AB bakanlığını yapan AKP milletvekili Volkan Bozkır’a çıkarılmış ve polisle bu sokağın durumu konusunda neden daha önce konuşulup önlem alınmadığı konusunda fırça yemişti. Bizzat fırça yanlış hatırlamıyorsam Özal’dan gelmişti.
 

Otel yalnız dış olaylar değil, içerde yaşanan konusunda da ilginçti. Mesela o tarihler de Polly Peck şirketi nedeniyle İngilizlerin mallarına bir kredi konusunda el konulan Kıbrıslı iş adamı Asil Nadir’in yakın bir adamı Bülent Şemiler, Turgut Özal’ın oteldeki dairesine çıkmış ama Nadir’e para vermek istemeyen Özal onu başka bir otelde kalan Güneş Taner’e yollamıştı. Asansörde ise bu konuyu haber yapan bir gazeteci Derya Sazak ile yumruklaşınca araya Özal’ın koruma müdürü Musa girmişti. (Bülent Şemiler aynı zamanda Özal'ın prenslerinden biriydi ve Emlak Bankası Genel Müdürlüğü yapmıştı) daha sonra O yıllarda Özal’a Türkiye’de ulaşamayan iş adamları bugün olduğu gibi otelde sürekli kendisini ziyaret ediyorlardı.
 

Erdoğan’ın ABD ziyareti ve gelişmeleri izlerken bunlar aklıma geldi. Bu arada Fehmi Koru’nun Menderes ve Demirel’in iktidarı kaybetmeden önceki son ABD gezileri ile ilgili uyaran yazsını da dikkate almak lazım. Türkiye yaklaşık 20 senedir olduğu yerde sayıyordu ve geçmişten ders alan Reis otelin önüne camii cemaatini yığma gereği duydu. Amaç ne kadar popüler olduğunu Amerikalılara göstermek. Ama Amerikalılar halkla ilişkiler uzmanıdır öyle fotoshop ile falan çoğaltılan taraftar resimlerini yemez.
 

Ben o Genel Kurul konuşmasını yapmadan önce kimlerle konuştu diye merak ettim. Sonuç oldukça ilginç. Mesela Irak başbakanı İbadi ile bir telefon konuşması var. Mesela bağımsız Kürt devleti ve PKK’yı destekleyen İsrail için New York’ta Yahudi lobisi ile bir araya gelmiş. Mesela gelmeden önce serbest bıraktığı Fransız gazetecinin Erdoğan ile konuşma gibi zor bir işi yapıyorum diyen Fransa Başkanı Macron ile görüşmüş. Ha birde Trump’ın liderler onuruna verdiği yemekte ABD başkanı ile selamlaşmış. Mesela sözcüsü İbrahim Kalın’ın kurduğu ama ABD genelinde itibarı olmayan SETA adındaki düşünce üreten kurum yetkililerini kabul etmiş. Mesela rahmetli İhsan Sabri Çağlayan tarafından alınıp Türk evi haline getirilen binanın yıkılıp yerine yapılacak binanın temelinin atılması ama ne hikmetse Çağlayangil’e bir teşekkür yok. Mesela NATO Genel Sekreteri ile görüşme. Mesela ABD’deki ne kadar FBI’ın izleme listesinde bulunan radikal dinci varsa kabul.
 

Gelelim Genel Kurul konuşmasına. Anlaşılan Dünya liderleri ve monşerleri bizim reisi sevmiyor. Konuşma yaparken salondaki dinleyici sayısı geçen yılki gibi çok azmış. Ayıp yani. Muhtarlar toplantısı bile bunlardan kalabalık oluyor. Hâlbuki bizimkiler, Birleşmiş Milletler ’in dünyanın can güvenliği yok dedikleri İstanbul’a taşınmasını önermiş. Güvenlik Konseyi’ni eleştirmiş. Mülteciler konusunda AB tarafından kandırıldığını söylemiş. Bu arada Reis Amerika topraklarına basarken de iki önemli gelişme olmuş. Birincisi Kongre korumalara silah satışlarını iptal edilirken, Beyaz Saray'da "Trump elçilik önündeki olaylar nedeniyle benden özür diledi" diyen reisi resmi sitesinden yalanladı.
 

Benim bu gezide dikkatimi çeken, New York konusunda uzman olan Egemen Bağış’ın Bilal Erdoğan’ın yokluğu. Koruma ekibindeki büyük değişiklik. Mesela Genel Kurmay Başkanlığı unvanını taşıyan bir generalin sivil kıyafetlerle Erdoğan heyetinde yer alıp basın toplantılarında temel atma törenlerinde arzı endam etmesi. Her halde AKP’den emeklilik sonrası siyasi hayata hazırlanıyor. Ne diyelim.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI