Bugun...
Oh, iyi ki zam yaptılar!!!


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 03-10-2017 00:00
     

Ülke de bir gündem var ki sorma gitsin. Tepe deki ekip. Milletin aklıyla alay ediyor. Önce zam yapıyor, sonra asrın lideri insafa gelip lütfediyor, zam üç kuruş aşağı çekilsin emri veriyor, tebaa medyun, şükran dolu. Lütfetti diye. Bu gündemi yiyenler de, nedense bizim sınırlarımız dışına taşmıyor. Dünya hayretle bizde olanları ve bizi seyrediyor. En büyük kaan Atatürk boşuna mı söylemiş, “Türk, akıllıdır, çalışkandır, namusludur” falan diye. Anlaşılan bizi en iyi anlayan lider, milleti gaza getirmeye çalışmış, çalışmış ama maya tutmamış. Türklüğümüzle gurur duymamızı istemiş, ama Allah kahretsin, içimizdeki asıl madde Arap ne yapsın. Herkeste aslına döndü.
 

Gündemi konuşacaksak, önce askeri cephe. Askeri cephede günde en az iki şehitimiz var. Her gün Kandil’e sizin kesenizden milyonlarca dolarlık bomba atıyoruz ama atılan bomba sayısı kadar cenaze geliyor, cenaze namazları kılınıyor, evlatlar, kuzular gömülüyor ve bu durum nedense iktidarın umurunda değil. Hoş, evladını kaybeden aile dışında, milletin de pek umurunda gözükmüyo. Kanıksadınız değil mi? Cenaze namazları tek eğlenceniz. Maç yerine orada slogan atınca rahatlıyor musunuz? Bugünlerde okuyucularımdan gençler bedelli askerlik çıkarılsın yardım edin diye mektup yağdırıyor. Ümmetçi hükümetin, ölecek nüfusa ihtiyacı var çıkarmaz. Ancak kendi çocukları askere gidecekse çıkarırlar. Hem de bedeli bin dolara düşürerek.
 

Bir yandan da, toplumun bir kesiminden Kürtlere Diyarbakır verilsin fikirleri geziyor. O zaman nerede durulacak. Vermeye en kalabalık Kürt şehri İstanbul, Antalya’dan başlanırsa ne olacak? Yıllar önce Washington Basın Kulübünde bir konuşma yapan Kürt asıllı bir öğretim üyesi, biz kürtler çok çocuk doğurarak çoğalacağız siz azınlıkta kalacaksınız ve gününüzü göreceksiniz demişti. Adam haklı çıktı. Bu arada üniformasını çıkarıp, sivil giyinmeye meraklı Askerin başındaki çok yıldızlı pabucumun generali de, sanki Ege’deki adaları kaybeden o değil ve çok başarılıymış gibi kendisini Somali gibi Allah’ın unuttuğu ülkelerde üs kurmaya veriyor. Adam pahalı otellerin müşteri karşılayan metrdotelleri gibi.
 

Bu arada şehit düşen çocuklarımızın ellerine, menşei karışık, sağdan soldan alınmış, teknolojik sırları bilinmeyen silahlar tutuşturuluyor. Ankara, Amerikalılara nispet yapıyor. Ruslardan silah alımını kastediyorum. Ruslar bizimkilere teknolojiyi öğretmeyeceklerini açıkladı. Ayrıca dışarıdan alınan teknolojilerle silah yapmaya çalışıyorlar. Yapıyorlar yapmasına ama zırhlı araçlar delik deşik olurken, ithal elektronik, düşmanı değil bizi vuruyor. Sonuçta hala galibiyet yok. Yani Allah akıl fikir versin diyebilirim. Tabii ki ülke tek satıcıya mahkûm olmamalı, tabi ki tek Amerika’dan silah alınmamalı ve başka satıcılarda seçilmeli, başka ürünlerde denenmeli. Ama tüm silah sistemi bir sistem olarak alınıp bütünleştirilmişken, kalkıp nispet için başka bir sisteme geçmek. Aynı metrik sistem kullanan bir ülkenin gidip İngiliz ölçü sistemlerine göre musluk araması veya mustang bir arabaya bisiklet didonu takma hesabı.
 

Sivil cephe bir başka facia. Batıyı kokuttuk. Artık Avrupa ile ilişkileri yazmak istemiyorum. Adamlar neredeyse sınırlarını bize kapatacak. Almanya, Fransa seçimleri bitti ne değişti ki? Bırakın batıyı biz Afrika ve Orta doğuya dönelim.
 

Doğru mu bilemem ama ABD’nin Türkiye ile Irak Kürtleri arasına tampon gibi birlik yerleştirdiği söyleniyor. Bunun açık anlamı, Amerikalılar sana Iraklı Kürtlere saldıramazsın diyor. Diyeceksiniz ki Washington’da Kürt referandumuna onay vermedi ve şimdi bağımsızlık ve referandumun zamanı olmadığını açıkladı. Yemeyin bu zokayı. Dikkatinizi çekerim onlar Kürtlere bu açıklamanın zamanı değil demek istediler. Çünkü zamanı onlar söyleyecek. Çünkü bu süreç, onların besleyip büyüttüğü ve doğum sancıları çeken bir eylemi. Peki, İsrail Başbakanı Netanyahu, daha dün göğsünü gere gere Bağımsız Kürdistan’ı desteklediğini tekrarlamadı mı? Ne oldu senin güneyin ve Türkmenler, Filistin’den daha mı değersizler ki İsrail Başbakanına gıkın çıkmıyor. Hadi, konuş, “Ey İsrail, Ey Netanyahu” desene.
 

Bende zırvaladım. Çökmüş bir dış politikayı değerlendirmeye çalışıyorum. İnsaf anladım ki, bende gaza gelmeye başlamışım. İç politikaya dönelim. Hatırlarsanız referandum sırasında bu oylama sonrası zam fırtınası olacak diye yazmıştım. Tabii geleceği okuma gibi bir becerim yok ama oldu. Ama anlaşılan zamlar herkesi etkilemiyor ve Cuma namazı afsun etkisi yapıyor. Mesela bir arkadaş, MTV yani motorlu taşıtlar vergisine yapılan zammın yerinde olduğunu, ancak zenginleri etkileyeceğini, onların da bu miktara aldırmayacağını söyledi.
 

Öyle mi? Zamlar zincirleme gidiyor, şimdi fark ettik. Sadece MTV’yi değil, sigorta, içki, sigara, internet, cep telefonu, elektrik, gaz, aklınıza gelen her şeye vergi geldi. Bunların içinde yalnız MTV zenginleri ilgilendiriyor. Öteki vergiler, ağzı açık kuş gibi hikmet ve himmet bekleyen herkesi. Özellikle akaryakıt ve taşımacılık alanındaki her kuruş zam lira olarak Pazar yerlerine manav sergilerine kasap vitrinlerine dönüyor. Yalama mı olduk ne? Neden canımızı acıtan şeyleri artık hissetmiyoruz.

İşte bugünde gene havanda su dövdük. Kendimiz çalıp kendimiz söyledik. Onların durumdan endişeleri yok. Onların kaygısı, ne kadar cukka kapacaklar, ne kadar yutacaklar. Bu süreç millet gözlerini açana kadar da sürecek.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI