Bugun...
O bağırdıkça dolar yükseliyor


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-01-2014 03:34
     

İçerdeki, günlük bağırış çağırış, memleketin elimizden nasıl kayarak gittiğini gizliyor. Aslında, bağırış çağırış sırasında bile, bu işin sorumluları, ülkeye bu kadar yıldır yaptıklarının farkında olmadıklarını gösteriyor ve kendilerini haklı görüyorlar. Gerçekte ise, durum, gizlenemeyecek kadar net. Hoş arkadaşın, bağırıp, sesini yükseltişi de, başına geleceklerin bilincinde olduğunu gösteriyor. Ama o bağırdıkça Amerikan doları yükseliyor. Tabii sizler, tarikat-parti kavgasından ne çıkacak sıkıntısındasınız

 

         Ama Türkiye’nin kaderi üzerinde etkin olan, Washington’da ilginç gelişmeler var. Mesela ABD Savunma Bakanının Türkiye ziyaretini iptal edişi. Mesela Amerikan basınında çıkan analizler ve uyarılar. Mesela yayınlanan yeni raporlar. Bu durum, nedense AKP iktidarını, yalandan bile olsa geri adım atmaya zorlamıyor. ABD Savunma Bakanlığı ziyareti açıklamıştı. Daha sonra Pentagon, bu iptalin ardından yeni bir ziyaret tarihi vermedi. Mazeret olarak, önce Başkanın Birliği durumu konuşması için Washington’dan ayrılamayacağı gösterilmiş.

 

         Aslında Hagel’in gelişi de, gezisinin iptali kadar garip. Her ne kadar AKP iktidarı, aklı sıra herkesi kandırma faslından, bu konuda Obama ile Erdoğan’ı aynı kategoriye koyması Beyaz Saray’ı kızdırsa da. Erdoğan’ın çıkışlarını resmen yalanlamasa da, artık güneş balçıkla sıvanamıyor. Zira ABD uzun süredir El Kaide ve başka köktendinci konularda, AKP ve Erdoğan’ın kafasına göre takılmasından, Amerikan politikalarına zarar vermesinden rahatsız. Bunu doğrudan ve dolaylı şekilde Erdoğan ve yardımcılarına bildirdi.

 

         Erdoğan hükümeti, Washington tarafından, artık Amerikan çıkarlarına, zarar verecek bir unsur olarak görülüyor. Özellikle son yakalanan TIR’lar ve içindeki cephanenin kime gittiği konuları ABD’yi çok rahatsız etmiş durumda. Burada, TIR’ların içindeki bomba veya cephane ile ilgili bilginin, Amerikan İstihbarat birimleri tarafından verildiği bile söyleniyor.  ABD Savunma Bakanının Türkiye ziyaretinin de bu konuyla ilgili olduğu ve “maksat hâsıl olduğu içinde gelmesine gerek kalmadığı” bile söyleniyor.

 

        

Washington’daki rahatsızlıklar yalnız bu tepkilerle değil, aynı zamanda, daha önce, Ankara’da görev yapmış iki Amerikalı büyükelçi Abramowitz ile Edelman’ın Washington Post gazetesinde yayınlanan son analizleri ile ilginç boyuta ulaştı. Biri Demokrat, öteki Cumhuriyetçi (yani her iki partiden veya partiler üstü de diyebileceğimiz bir anlayışla) başkanlar tarafından Ankara’ya atanan bu diplomatların, daha önceki analizlerine oranla eleştiri dozlarını artırdığı görülüyor.

 

         Ben bu diplomatlardan, Türkiye’de daha önce demokratikleşmenin engeli olarak Atatürkçülüğü görüp eleştirdiklerini duymuştum. Son analizleri bu iki deneyimli diplomatın bu suçlamadan da 180 derece çark ettiklerini ortaya koyuyor. Bu da AKP’nin temsil ettiği radikal İslam-Ilımlı islamın yarattığı tehlikenin batı başkentlerini ne kadar korkuttuğunu sergiliyor. Şimdilerde ne hikmetse Atatürk ve devrimlerine birden sarılıverdiler. Her şeyi yıkıp, harabeye çevirdikten sonra.

 

         Yalnız otoriterlik mi? Hayır ekonomide sırtını batıya dayayarak el parası ile efelik edenlerin ne kadar kolay yıkılabileceği de sergileniyor. Son yolsuzluk iddiaları konusunda Erdoğan hükümetinin kılını bile kıpırdatmaması Türkiye’de para işletenleri korkutuyor. Sonuç. Türkiye’deki paralarını doğal olarak çekmeleri. Ve doların önlemeyen yükselişi. Ben daha önce Amerikan dolarının 2.50 olacağını tahmin etmiştim ama yeni gelişmeler bu yükselişin 3.00 liraya kadar uzanabileceği sinyalleri de vermeye başladı.

 

         Sevgili okurum, her ne kadar AKP iktidarı zayıflayıp, halkın desteğini kaybetse de, geleneksel olarak dünyada bu tür zihniyetler, gücü elden bırakmamak için iki yol izler. Geçmişte örneklerini gördüğümüz gibi tüm totaliter liderler, önce son dakikaya kadar koltuklarını terk etmemek için her türlü alternatifi dener. Buna icabında kan akıtmakta dâhildir. Bu tür liderlere, genelde iktidarla suç ortağı olan, iktidarı kaybettikleri takdirde kendileri de yargılanacak olan yandaşlar gaz verir. Sonuçta ise becerebilirlerse paralarını stokladıkları ve kendilerini emniyette hissedebilecekleri ülkelere kaçar veya kaçmaya çalışırlar. Mesela Malezya gibi. Ama hepsinin unuttuğu tek ve en önemli şey, bu paraları yemenin hiçbir kaçak veya devrik lidere nasip olmadığı.  Ben daha yiyebilenini görmedim. Allah ömür verirse göreceğiz.  27/Ocak/2014



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI