Bugun...
Kıskanç Trump yaptırım dedi


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-07-2018 12:19
     

         Memleket uçurumdan yuvarlanırken siyasi liderler her zamanki gibi boşa konuşuyor. Mesela Putin ile Reisin aşkını kıskandığı için geceleri Melani'ye arkasını dönerek çorapsız yatan ABD başkanı Trump, kriz geçirip bize darbe vurmuş. Yandaş basın bu arada nedense Güney Afrika’daki protestoları falan vermedi. Yapanlar mutlaka FETÖ’cüdür ve bu gösteriye katılanlarda Reisi sevmeyenler. Ama ne yazık ki ana gıda maddesi ekmeğe yüzde 40, her şeye yüzde 50 zam yiyen Türk ümmeti nedense üzerine kaplayan ölü toprağın altında derin bir kış uykusunda.

         Biliyorsunuz uzun süredir parlak sözler altına gizlenen Türk-ABD arası gerginlik artık saklanamaz boyuta erişti. Kısaca özetlersek, uzun süredir tutuklu ve mahkemesi aylardır yapılmayan Amerikalı rahip ile İstanbul Amerikan konsolosluğunda çalışanların anlamsız tutukluğu artık krize döndü. Bu tutuklamalar haklıdır haksızdır bunu tartışmayacağım. Ülkemiz de var olduğu söylenip bir yerlere gizlenmiş olan ve talimatla çalışan adalet mekanizması da ne karar verir bilmek zor. Ben bugün sizlere bu krizin sonuçlarını ve Türkiye’ye vereceği zararları anlatmaya çalışacağım.

         Biz buradan duyurmuştuk, biliyorsunuz Washington’da iki paralel tasarı Senato ve Temsilciler Meclisi’nde oldukça hareketli. Bunlardan Temsilciler Meclisi’nde olanında Türkiye’nin daha önce parasını ödemiş olduğu F-35 uçaklarının teslim edilmemesi öneriliyor. Gece yarısı Senato Dış İlişkiler Komisyonunda kabul edilende ise Türkiye Amerikan vatandaşlarını elinde tuttuğu sürece Uluslararası kredi kurumlarından  kredi verilmemesi isteniyor.

         Bunların üzerine birde ABD Başkanı Trump ile yardımcısı Pence’in (her ikisi de rahibin bağlı bulunduğu kilisenin üyesi) bu rahip konusundaki tutumu nedeniyle ekonomik yaptırım uygulanması çağrısı bulundu. Özellikle Pence, Endonezya, Irak, İtalya, İrlanda, Japonya, Kenya, Güney Kore, Kosova, Litvanya, İsrail, Ürdün, Kazakistan, Letonya, Lübnan, Kuveyt ve Lüksemburg gibi ülkelerin temsilcilerinin aralarında yer aldığı “Uluslararası Din Özgürlüğü” konferansına Türkiye’yi çağırmama nezaketsizliğini yaptı. Washington’dan verilen mesajlar yalnız bunlar değildi.

         Belli ki Ankara ile Washington arasında Rahip Brunson konusunda bir diyalog geçmiş. Washington Post gazetesi ABD Başkanı Trump'ın 14 Temmuz'da İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu arayarak İsrail'de tutuklanan Ebru Özkan adlı Türk vatandaşının bırakılmasını istediğini yazdı. Söz konusu talebin Erdoğan ile Trump arasında ABD'li rahip Brunson'ın bırakılması anlaşması çerçevesinde olduğu da belirtildi. Şimdi kızabilir ve olmayan Türk adaleti konusunda nutuklar atabilirsiniz. İyi de elin oğlu salak mı bu ülkede adaletin kim tarafından kime göre dağıtıldığını bilmesin.

         Sonuç, olay patlak verdi. Ankara’dan yapılan “Ey Amerika naraları ne kadar güçlü?” Putin ile reisin ilişkisini kıskanan Washington bu naralardan korkup bu yasaları uygulamaz mı? Göreceğiz. Bugüne kadar hep atılan “Ey naraları” ardından o başkentlere gidilip “siz bizi yanlış anladınız denildi. Bırakalım bu tribünlere seslenişleri de bu çıkışların Türk ekonomisine maliyetine bir bakalım.

         Birincisi vadesi gelen ödemelerini ödeyememekten sıkışmış bulunan ve kredi diye deli gibi dolanan Türk ekonomisini bu durum çok kötü etkileyeceği kuşkusuz. Öncelikle duymuşsunuz dur (Biz bir süredir bilmemize rağmen resmen doğrulatamadığımız için yazamadığımız) Reisinin para taleplerinin kabul edilmemesi nedeniyle ekonomi uzmanı yardımcılarının Washington’da el altından Uluslararası Para Fonu IMF nezdinde temaslarda bulunmaları konusun var. Bu IMF başka bir IMF değil reisin kredi açtığı IMF. Duyduğumuz kadarıyla başlangıçta istenen miktar da 50 milyar dolar.

         Bilmem bilir misiniz IMF’in en büyük hissedarı ABD’dir. Washington onaylamadan bu kurum kimseye beş kuruş para veremez. Daha doğrusu IMF onaylar Dünya Bankası verir. Dolayısıyla Ankara’nın Washington’la oynadığı bu at pazarlığında (Bu terim AKP iktidarı için Bush döneminde Beyaz Saray tarafından konmuştu) bir kere hiç elinde kuvvetli bir kart yok. Dolayısıyla ABD üzerinde IMF’den gelebilecek kredileri şimdilik ölmüş gözüyle bakmak lazım.

         Gelelim ikinci konuya uluslararası kredi piyasalarına. Bir kere ABD ve AB ile iş yapan hiçbir kredi kurumu bu konuda bize yardımcı olmayacaktır veya olamayacaktır. Ha derseniz ki Damat Ferit akıllı, ABD ve yandaşları vermese de gitti Çin ile kredi anlaşması yaptı parayı da kaptı. İyide Damat, krediyi Çin resmi parası Yuan üzerinde almayacak herhalde. (Bu arada bir ABD doları 6.78 Çin Yuanı)

         Diyelim Çin’in elinde muhteşem dolar rezervleri var ve Çin bunlardan kredi açtı. İyide uluslararası kurallara göre Türk Bankaları ABD doları üzerinden yapacağı her türlü işlem için ABD’den izin almak zorunda. Yani Çin Yuanı üzerinden bugüne kadar vadesi gelen aldığı kredileri veya yabancı ülkelerdeki personelin maaşını ödeyemez. Dolayısıyla kredi kartları falan yengen. Bunlar uluslararası alanda sadece kapı kilidi açmayan yarayan birer plastik rolünde.

        Sorun bunlar da bitmiyor. Biliyorsunuz, birde İran belası var. Bizimkilerin İran’dan aldıkları gaz ve petrol ABD ambargosuna takılacak. Bizimkiler ne zaman yurt dışına çıksa Rıza Sarraf gibi ABD birini alıp gidecek. “Babacığım, babacığım” tutuklanırım korkusuyla dışarı çıkamıyor. Bu konuda bence sıradaki en büyük aday Damat Ferit. Göreceğiz.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI