Bugun...
Kerkük ve Türkiye'ye demokrasi getirmek


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 25-09-2017 00:00
     

Bugün istedim ki güncel gündem Kürt referandumunu biraz kaşıyayım. Herkes yazıyor, çiziyor, ukalalık yapıyor ya, bende bu konuda cahil olmadığımı göstereyim. Konuya bir örnekle gireceğim. Öncelikle, bizim balık hafızalı halkımıza, ABD’nin nasıl Irak’ı işgal ettiğini ve bu tezgâhta oynanan oyunu anlatmaya çalışayım.  
 

Sevgili okurum yaklaşık 26 yıl kadar önce İran savaşından maddi kayıplarla çıkan Irak, yeni kaynaklar yaratmak istemiş ve Kuveyt ile yıllardır sonuçlanmayan egemenlik haklarına bir nokta koymaya çalışmıştı. (Eskiden Irak lideri General Kasım 1961 yılında, Kuveyt’in Osmanlı döneminde Basra vilayeti topraklarına dâhil olduğunu öne sürerek bu toprakları istemişti. Ancak Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği Kuveyt’in bağımsızlığını tanıyınca bu iş kapanmak zorunda kalmıştı)
 

Saddam için batılı ülkeler her ne kadar çılgın propagandası yapsa da, ABD’nin koruması altında bir ülkeye saldıracak kadar çılgın değildi. Saddam baştan önce ABD’nin Bağdat büyükelçisi April Glaspie ile 25 Temmuz 1990’da görüştü. April Glaspie Saddam’a ”Kuveyt ile aranızdaki sınır anlaşmazlığı gibi, Arap ülkeleri arasındaki ihtilaflar hakkında politikamız yok” cevabını verdi. Daha sonra ABD dışişleri bakanlığı, Saddam’a, ”Washington’un Kuveyt ile özel güvenlik ve savunma anlaşması bulunmuyor.” mesajını gönderdi. Tüm bunlar Bağdat tarafından, kavgaya karışmayız şeklinde algılandı.
 

Daha sonra olanları hatırlarsınız. Irak 2 Ağustos 1990’ta Kuveyt’i işgale başladı. Kuveyt’i Irak’ın vilayeti ilan etti. Bu durum, Irak’ın Basra körfezinde stratejik üstünlük sağlamasına ve batılı ülkelerin bölgedeki petrol çıkarlarına tehdit oluşturdu. ABD bu işgalden dört buçuk ay sonra 17 Ocak 1991’de askeri harekâta başladı. Bu kadar gecikmeyi uzmanlar, Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan girişimlere, Amerika’nın askeri hazırlığını tamamlamasına ve o dönem ayakta olan Sovyet Rusya’dan korkuya bağlıyor.
 

Sonuç ortada. ABD bir buçuk ay sonra ateş kes ilan etti. Bu kadar kısa sürede ateş kes ilan edilme nedeni Irak’ın kaosa sürüklenmesini ve parçalanmasını önlemek olduğu söyleniyordu. Irak’a Birleşmiş milletler Güvenlik Konseyi bazı yaptırımlar koydu. Bu savaşın Kuveyt’i kurtarmak olmadığı her kes tarafından kabul ediliyor. Amaç Saddam’ın Arap yarımadasında daha güçlenerek batının enerji kaynaklarını ele geçirmesini önlemekti. Ancak savaş sonunda batının hesaplamadığı İslam dünyasındaki radikal dinci akımlar bu saldırı sonrası kuvvetlenmişti. Yani ABD ve batı, İslam dünyasında köz halindeki bir ateşi körükleyerek canlandırmıştı. (El Kaide’nin ikiz kuleler saldırısında da bu neden kullanıldı)
 

Nasıl bazı konular yabancı gelmiyor değil mi? Şimdi demem o ki, Bu kabak tadı vermiş olan senaryoda Barzani, Kuveyt olabilir. Aynı Kuveyt olayında olduğu gibi ABD ve bürokratları çifte oyun oynayabilir. Ve bizde tuzağa düşen Irak olabiliriz. Saddam için beğenin beğeneceğinizi, bizde mal çok. O tarihte hatırlarsanız ABD’nin başında bir Cumhuriyetçi Başkan vardı. Şimdi de var. ABD Irak’ta bir milyondan fazla Müslümanı öldürdüğünde sessiz kalan İslam âlemi, gene sessiz kalacaktır. Yıllar sonra Washington’dan birileri çıkıp gene yanıldıklarını söyleyebileceklerdir.
 

Demem o ki bu tuzağa düşmeyelim. Mustafa Kemal neden cumhuriyeti kurduktan sonra “yurtta sulh, dünyada sulh” diyerek komşuları ile ve özellikle Araplarla arayı mesafeli tutmuştu. Şimdi anladınız mı adamın hikmet ve ileri görüşünü. Barzani bu oyunu ve oyuncuları iyi biliyor. Ayrıca ikinci kez rol alacağı bu oyunun sonuçlarını da tahmin edebiliyor. Barzani, olası bir saldırı sırasında her ne kadar şatafatlı bir ordumuz var görünüyorsa da içinin baştakiler tarafından boşaltıldığını da biliyor. (Komutanı bile sivil geziyor)

Kandil’i sabah akşam bombalayan, sınırları içindeki kalkışmalarla boğuşan bir ordunun dışarıdan saldırıya ne kadar dayanabileceği askeri uzmanlar tarafından her gün sorgulanıyor. Bizim televizyonlarda konuşan askeri uzmanlarımızın bakmayın mangalda kül bırakmamalarına. Durum konusunda net konuşabilecek komutanları, FETÖ ile işbirliği yapan bu iktidar, silahlı kuvvetlerden Balyoz ve Ergenekon davalarıyla temizledi.
 

Evet, doğru, bir Kürt devletinin kurulması, ülkemizin parçalanması yolunda tohumlar atabilir. (İyide Barzani’yi davul zurna ile karşılarken, çaput bayrağını benim ay yıldızımın yanına asarken, Barzani’nim kaçak petrolünü satarken akılları neredeydi?) İktidarın tüh-kaka diye karalamaya çalıştığı Lozan bile ülkeyi kurtaramayabilir. O anlaşmada yer alan hükümler, Demirel mantığı ile “dün dür, bugün bugündür” söylemiyle önünüze konabilir. Bu Kerkük ve Musul konusu Özal döneminde de gündeme gelmiş ama zamanın Genel Kurmay Başkanı istifa ederek bunu önlemişti. Yani özetle Cumhuriyet Türkiye’sinde itibarı olan devlet, korkutucu gücünü kullanmadan, ırkdaşlarını korumayı becerebilmişti. Örnek Batı Trakya Türkleri, Örnek Almanya’da ve Avrupa’daki Türkler gibi.
 

Özetle Barzani şu anda Türkiye ile oynuyor. Barzani referandum yapar veya vaz geçer, tüm bunlarda Türkiye için bir çözüm ve ilerleme göremeyeceksiniz. Çünkü bizim geleceğe yönelik bir dış politikamız, güvenliğimize yönelik önlemlerimiz, istikbale yönelik bir eğitimimiz yok. İş başındakiler, geçmişin küllerini eşeleyerek ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar. Arabalar, yatlar modern, telefonlar televizyonlar, duble yollar, köprüler modern, evler gökdelen ama ne yazık ki kafa mağara devri.
 

İşte bu yüzden korkum, ABD veya NATO müttefiklerimizin bize öteki İslam ülkelerine getirdikleri türden demokrasi falan getirmeleri. Son not, Almanya seçimleri gösterdi ki, İngiltere, Fransa, ABD ve öteki ülkelerde patlak veren milliyetçi akım giderek belirgin hala geliyor. Bizdeki acaba Meral Akşener ile mi şekillenecek?



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI