Bugun...
İstifa etmesini mi bekliyordunuz? Veee Polis kolejine dönen Harbiye


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 29-11-2017 00:00
     

Ben haftalık yazımı yazarken Kılıçdaroğlu daha belgeler konusunda konuşmamıştı. Ben Erdoğan'ın hani ispatla istifa ederim lafına da başından beri tek hecesine inanmamıştım. Bugüne kadar ispatlanan hangi dava sonrası istifa etti ki? Mahkemelere ver deniyor. Daha tutuklanırken Külliyeden açıklanan hükmü yalnızca okuyan ve olmayan adaletin mülkü olan mahkemeler mi? Hadi canım sizde. Zaten tüm bunlar ülkeden kaçarken neyin ne olduğu açıklanacak ama bugüne kadar her şeyi bilen ve sessiz kalan Türk kamuoyu bu kez hayretten hayrete düşecektir. İşte bu nedenle hiç bir şey beni Türkiye'de hayrete düşürmüyor.

          Bu tür bir olay, gerçek demokrasi ve batı uygarlığına sahip bir ülkede derhal siyasilerin istifa ederek kenara çekilip gerçek adalet mekanizmalarının çalışmasını etkilemeden bekledikleri görülür. Polis bu ülkelerde Başbakan için bile soruşturma yapar. Mesela İsrail. Cumhurbaşkanları için bile tahkikat yapar örnek Brezilya, Arjantin, Meksika. Siyasi hatalar için tartışmaya bile girmez. Örnek, İngiltere, İtalya, Macaristan, Polonya, İspanya. Ama bu durum bir islam ülkesinde olmaz. Örnek Suudi Arabistan, ve tüm Ortadoğu. Bilmem anlatabildim mi?
 

Türk televizyonları ve kahraman, yandaş yalaka Türk basınında benim değinmek istediğim konuya değinmeden sağa sola hala mangalda kül bırakmayan saldırılar ve atışmalar sürüyor. Asrın lideri, Amerikalı reisle telefon görüşmesi yapıyor ve ardından kalkıp “Trump PKK’nın Suriye’deki kolu YPG’ye silah verilemeyeceğini” söyledi deniliyor. İyide eğer öyleyse ve ardından yeniden YPG’ye silah veriyorlarsa, artık seni adam yerine koymadıklarını anlamıyor ve niye ısrar ediyorsun, bunu sana nasıl başka söylesinler?
 

Bu yazıyı başta yazarken İmam Hatipli Aydın Doğan’ın radikal dinci kanallarındanErdoğan’a yaranmak için transfer edilen İmam Hatipli Ahmet Hakan’ın haber programında, gazeteci, milletvekili, hukukçu yandaşların, Rıza Sarraf konusunda nasıl kıvıracaklarını şaşırmış oynayıp durmalarını anlamak mümkün değil. En başta da dansöz Metiner. Daha önce Emine hanıma kıvırmalarını görmüştük. Onu oraya konuk olarak çağıranlar utansın. Aşağıdan yukarı, sağdan sola kıvırtmalarla Reisin durumunu kurtaramaya ne kadar doğru politika izlediğini anlatıpaklamaya çalıştılar. Bu arada Sarraf duruşmalarından da ne kadar kıvırsalar sonucundan emin değiller.
 

Ne olabilir? Her ne kadar sallasalar da tutturamadıklarını biliyorlar. Benim bugünkü konum aslında dış politikayla doğrudan ve dolaylı bağlantılı Türk Silahlı Kuvvetleri konusu. Askerin yemek duasında tüm askeri kasasın diye konan, “Tanrımıza hamdolsun” yerine “Allah’ıma hamdolsun” koymakla sorun çözülmüyor. Zaten paramparça hale getirdikleri orduyu son yaptıkları eylemlerle daha da parçalamaya başladılar. Sarraf davasında da itirafçı olduğu artık kesinleşti.


          Gelelim ciddi konumuza. Eskiden ne zaman Harp Okulu marşı dinlesem gözlerim yaşarırdı, duygulanırdım. Ama son Harbiye’de ki mezuniyet töreninde Harbiye’nin dibine dinamit koyanlardan birinin çıkıp da tüm milliinançların içine etmesine ne diyebilirim. Bu konuda yüreğim yanıyor, midem bulanıyor. Nasıl bulanmasın ki?Düşünün babamlar Sakarya savaşı nedeniyle Türk ordusunda subay kalmadığı için, 2 şer yıllık hızlandırılmış eğitimle bir yıl içinde ikişer devre mezun verilmesini yaşamıştı. (Sakarya savaşı bir anlamda Kurtuluş savaşında en fazla subay kaybedilen savaş olduğu bilinir) Mesela Babamlar, 940’a bir veya iki diye mezuniyetlerini tanımlarlardı. Daha sonraki yıllarda 45 li veya 50’li falan diye bilinirlerdi. Erdoğan’ın tırpanladığı Harp Okulunu bu kez bir sivil üniversiteye çevirip başına da her zaman yaptığı gibi imam hatipli birini de geçirmesi yetmezmiş gibi, hızlı eğitimle bir yıl içinde fabrikasyon subay çıkartmaya başlamış.
 

Düşünün Polis akademisinde bile bir polisi iki yılda mezun eden sistem, bir yılda subay çıkarıyor. Bizler Askeri liselerden gelmemize ve yaz aylarında bile eğitime alınmamıza rağmen bu kadar kısa ve süratle subay çıkamamıştık. Sonra sen kalk bu Mustafa Kemal’in ordusu olmaktan çıkan ve polisten bozma imam takımına dönen sisteme orduyu komuta ettirmeye başla. Ve ardından da bu orduyla sağa sola kafa tut. Yazık bu subayların komutası altındaki kaybettiğimiz evlatlarımıza askerlerimize. Sonra kalk sen tarumar ettiğin bu eli silahlı takımla karşında birilerine kafa tut.
 

Geçen gün benim eski Harbiyeli bir arkadaşım,Mustafa Kemal’in askeri olarak son bizlerin sayılabileceğini söylemişti.Gelelim Sarraf olayına, Rıza Sarraf olayını hazmetmek, aslında onurlu, gururlu veya izzeti nefsi kalmış olan bir millete gerçekten de ağır gelmelidir. Ama biz o sınırı geçtiğimiz ve gururumuz onurumuzu, bir çuval veya kömüre sattığımız için vegünlük çıkarlarını düşünen bir millete dönüşmemiz nedeniylebu sözler bizi tanımlamıyor tabii ki. Biz olmayan demokrasi üzerine konuşup, olmayan adaleti tartışıp, olmayan dürüstlüklerle öğünürken, millet malı götürüyor. Sarraf konusunda jüri belirlenirken sorulan soruları yazmak istemiyordum. Ama jüri seçimindeki sorular bile yeteri kadar guru kırıcı. Kimseyi değil kendimizi suçlayalım.
 

Suriye konusunda Moskova, Erdoğan’a kazık atmadı mı? Kürt konusunda ABD ile aynı yöndeler.Trump ve Washington’da işlerde giderek büyüyor. Trump’tan yardım isterken, Washington’da devam eden ve Başkana Yüce divan yolunu açan seçimlere müdahaleyi içeren Rusya soruşturmasının altından da gene Ankara çıkmaya başladı. Mesela Trump’ın ulusal güvenlik eski danışmanı Flynn’ın itiraflarından ilginç ipuçları çıkmaya başladı. Putin konusunda Ankara’nın arabuluculuğundan söz ediliyor.
 

Şimdi Mısır’daki son olayda da Kahire’deki Arap basını Ankara’yı suçlamaya başladı. Mısır hükümeti 20’den fazla Türkiye adına çalışan kişiyi tutukladıklarını açıkladı. Daha sonra 300’den fazla kişinin ölümüne neden olan cami saldırısı. Her ne kadar Ankara saldırıyı İŞİD’e mal etse de saldırının Kahire’de Müslüman kardeşler örgütü temsilcilerinin tutuklanmasını izlemesi dikkat çekici. Biliyorsunuz kim Müslüman kardeşleri örgütü liderliğine soyunan ve ya kendini lider ilan eden.
 

Ekonomi konusundaki uyarılarımızı Türkiye’de çok sayıda iş sahibi de dikkate almadı. Savunmaları, “ama duble yol yaptı” ile sınırlandı. Ekmeğin gramajı düşürülürken sessiz kalan, arabanın vergisi ve benzin ya da mazot parası artarken sesini çıkarmayan evlatları kuran kurslarında taciz edilirken, Ege’de adalar Yunanlılara sessizce devredilirken sessiz kalanların memleket savunmasında ses çıkarmasını beklemek saçmalık.
 

Bence AKP iktidarı içerdeki halk dışında dünyada kimseyi söyledikleri ile ikna edemiyor. Haksızlar mı? Siz bile ikna olmuşu oynamıyor musunuz?



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI