Bugun...
İmam monşerler


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 22-09-2018 00:11
     

         Yurt dışında 30 yıldan daha fazla gazetecilik yaptım. Yalnız Türk değil Türkiye ile ilişkileri bulunan 50’den fazla ülkenin liderlerinin ABD Başkentini ziyaretini izledim. İnanın bizimkilerin son 10 yıldır yürüttükleri türde ilişki ve temas trafiği görmedim.

          Dış temaslarda ileri bir tarih için görüşülecek liderler ve konular aylar önceden saptanır. Ve hatta bizim liderlerle veya başka ülke liderlerini izleyen gazetecilere basılmış, temasların saat tarih ve yerini kapsayan gezi programları kitapçık halinde dağıtılır. İnanın Somali veya Ganalı bir liderin bile programı önceden saptanır.

          Farkında mısınız, ben sizlere birkaç hafta evvel reisin ABD ziyaretini yazmıştım. Bu ziyaret tarihi altı ay önceden belliydi. Ama Reis yola çıkana kadar ne hikmetse programda Trump ile görüşmenin olup olmadığı veya New York’ta Reisin hangi ülkenin lideriyle görüşeceği belli değildi. Başta Hürriyet olmak üzere yandaş gazeteler, utanmadan reisin ABD ziyaretinin ayrıntılarının belli olduğunu yazdılar.

          Program aradım. Belli olan programda Trump dâhil belli olan tek bir lider yoktu. Belli olan Reisin konuşma yapacağı gündü. ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Nikki Haley, görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini soran bir gazeteciye şu anda programda gözükmüyor demekle yetindi. Sonra da ayıp olmasın diye “Erdoğan Başkan’a görüşme talebini gönderirse, Trump’ın değerlendireceği ve ona göre karar vereceğini” söyledi.

          Daha sonra ABD’nin resmi radyosu VOA’nin (Amerika’nın Sesi radyosu) haberine baktım. Aynen yandaş basının paylaşmaya utanmadığı, Anadolu ajansının ne olduğu belli olmayan haberini yayınlamışlar. Yani onlarda da bir bilgi yok. Amerikalı yatırımcılarla buluşacak falan filan gibi fasarya bilgiler.

          Göreceğiz ABD’den reis nasıl müjdelerle dönecek. Artık alıştık. Bizimkiler bir şey açıklayacak, Amerikalılar yalanlayacak.  Sadece bu mu?

          Almanya cephesi bir başka rezillik. Alman Haber ajansı ve Almanya’nın sesi radyosu Alman Dışişleri bakanı Maas’ın bizim üç ahbap çavuşların Berlin temasları öncesinde tüm umutlarını yıktığını yayınladı. Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Enerji Bakanı Fatih Dönmez'i Berlin'de ağırladı. Temaslar yapıldı ama hangi konuda anlaşıldı bir açıklama yok. Sadece anlaştık dendi. Yediniz mi? Evet yediniz.

          Biliyorsunuz, Almanlar Erdoğan’ın ülkelerini ziyaret etmesini istememişti. Ankara ısrar etti. Bu arada bizimkiler Türk toplumuna konuşmasını yasakladı. Bitmedi, Erdoğan’ın en büyük destekçisi Diyanet kuruluşu Alman istihbaratının radarı içine alındı. Sanki Ankara’ya başka bir mesajdı. Erdoğan Köln’deki caminin açılışına katılmakta ısrar edince konuşmasına ancak Alman Cumhurbaşkanı konuşunca konuşabilme şartı getirildi. Gezi sonrası olayları öğreneceğiz.

          Bu işleri yabancı ülkedeki temsilcileriniz ayarlar. Gerçi Reisin monşerler dediği bu diplomatlar ülkelerinin itibarının olmadığı yerlerde fazla bir şey yapamazlar. Geçenlerde, Reisin yeni imam monşerlerinin atama listesi yayınlandı. Kimler yok ki aralarında Merve Kavakçı ve Şaban Dişli gibi değerler de yer aldı. Birinin kardeşi darbeci ötekinin kardeşi milletvekili oldu ama ailecek Amerikan Üniversitelerinde Türkiye aleyhinde konferanslar verdi. Yakışır bunlara.

          Diyeceksiniz ki, Amerikan başkanları da diplomat olmayan kişileri Büyükelçi olarak atamıştı. Bunlardan Biri Başkan Reagan’ın seçim kampanyasına büyük yardımlarda bulunan Robert Straus Hupe’iydi. 9 sene büyükelçilik yapan Hupe Vietnam’dan getirdiği bir hemşireyle evliydi ve diplomasi konusunda hiçbir bilgisi yoktu. İşleri Büyükelçilikteki meslekten diplomatlar yürütüyordu. Amerika’nın böyle yemliklere atadığı meslekten olmayan kişiler yalnızca bir semboldür, bir borç ödemedir. Genellikle de bu siyasi sembol atamalar yoğun ve zor diplomatik ilişkiler olamayan ülkelere atanır. Bunlara siyasi atama anlamına gelen “political appointees”  denirdi. Ya bizimkiler? Baksanıza birini Japonya’ya ötekini Hollanda’ya bir başkasını Malezya’ya atadı. Aynı Ekonomi yönetimi gibi. Neyin hangi borcun ödenmesi?

          Türkiye dünya yüzünde ekonomisinden daha hızlı itibar kaybediyor. Elinde koz kalmayınca para bulma uğruna yapmadığı dansözlük kalmıyor. Reis’e hediye edilen uçak, ne hikmetse uçağı satışa çıkaran şirketin internet sitesinde “sold” yani satıldı diye damgalanıyor. TRT’nin aldığı yüzlerce yeni araba. İnanın yoksul halk ekonomik krizi yaşıyor ama ne hikmetse külliyenin küllüsü bir türlü bu krizi yaşamıyor.

           Sevgili okuyucum. Dolardaki yükseliş biliyorsunuz durmuş durumda ama bu durgunluk Eylül ayındaki dış temaslar sonucuna kadar.

 

         Yurt dışında 30 yıldan daha fazla gazetecilik yaptım. Yalnız Türk değil Türkiye ile ilişkileri bulunan 50’den fazla ülkenin liderlerinin ABD Başkentini ziyaretini izledim. İnanın bizimkilerin son 10 yıldır yürüttükleri türde ilişki ve temas trafiği görmedim.

          Dış temaslarda ileri bir tarih için görüşülecek liderler ve konular aylar önceden saptanır. Ve hatta bizim liderlerle veya başka ülke liderlerini izleyen gazetecilere basılmış, temasların saat tarih ve yerini kapsayan gezi programları kitapçık halinde dağıtılır. İnanın Somali veya Ganalı bir liderin bile programı önceden saptanır.

          Farkında mısınız, ben sizlere birkaç hafta evvel reisin ABD ziyaretini yazmıştım. Bu ziyaret tarihi altı ay önceden belliydi. Ama Reis yola çıkana kadar ne hikmetse programda Trump ile görüşmenin olup olmadığı veya New York’ta Reisin hangi ülkenin lideriyle görüşeceği belli değildi. Başta Hürriyet olmak üzere yandaş gazeteler, utanmadan reisin ABD ziyaretinin ayrıntılarının belli olduğunu yazdılar.

          Program aradım. Belli olan programda Trump dâhil belli olan tek bir lider yoktu. Belli olan Reisin konuşma yapacağı gündü. ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Nikki Haley, görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini soran bir gazeteciye şu anda programda gözükmüyor demekle yetindi. Sonra da ayıp olmasın diye “Erdoğan Başkan’a görüşme talebini gönderirse, Trump’ın değerlendireceği ve ona göre karar vereceğini” söyledi.

          Daha sonra ABD’nin resmi radyosu VOA’nin (Amerika’nın Sesi radyosu) haberine baktım. Aynen yandaş basının paylaşmaya utanmadığı, Anadolu ajansının ne olduğu belli olmayan haberini yayınlamışlar. Yani onlarda da bir bilgi yok. Amerikalı yatırımcılarla buluşacak falan filan gibi fasarya bilgiler.

          Göreceğiz ABD’den reis nasıl müjdelerle dönecek. Artık alıştık. Bizimkiler bir şey açıklayacak, Amerikalılar yalanlayacak.  Sadece bu mu?

          Almanya cephesi bir başka rezillik. Alman Haber ajansı ve Almanya’nın sesi radyosu Alman Dışişleri bakanı Maas’ın bizim üç ahbap çavuşların Berlin temasları öncesinde tüm umutlarını yıktığını yayınladı. Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Enerji Bakanı Fatih Dönmez'i Berlin'de ağırladı. Temaslar yapıldı ama hangi konuda anlaşıldı bir açıklama yok. Sadece anlaştık dendi. Yediniz mi? Evet yediniz.

          Biliyorsunuz, Almanlar Erdoğan’ın ülkelerini ziyaret etmesini istememişti. Ankara ısrar etti. Bu arada bizimkiler Türk toplumuna konuşmasını yasakladı. Bitmedi, Erdoğan’ın en büyük destekçisi Diyanet kuruluşu Alman istihbaratının radarı içine alındı. Sanki Ankara’ya başka bir mesajdı. Erdoğan Köln’deki caminin açılışına katılmakta ısrar edince konuşmasına ancak Alman Cumhurbaşkanı konuşunca konuşabilme şartı getirildi. Gezi sonrası olayları öğreneceğiz.

          Bu işleri yabancı ülkedeki temsilcileriniz ayarlar. Gerçi Reisin monşerler dediği bu diplomatlar ülkelerinin itibarının olmadığı yerlerde fazla bir şey yapamazlar. Geçenlerde, Reisin yeni imam monşerlerinin atama listesi yayınlandı. Kimler yok ki aralarında Merve Kavakçı ve Şaban Dişli gibi değerler de yer aldı. Birinin kardeşi darbeci ötekinin kardeşi milletvekili oldu ama ailecek Amerikan Üniversitelerinde Türkiye aleyhinde konferanslar verdi. Yakışır bunlara.

          Diyeceksiniz ki, Amerikan başkanları da diplomat olmayan kişileri Büyükelçi olarak atamıştı. Bunlardan Biri Başkan Reagan’ın seçim kampanyasına büyük yardımlarda bulunan Robert Straus Hupe’iydi. 9 sene büyükelçilik yapan Hupe Vietnam’dan getirdiği bir hemşireyle evliydi ve diplomasi konusunda hiçbir bilgisi yoktu. İşleri Büyükelçilikteki meslekten diplomatlar yürütüyordu. Amerika’nın böyle yemliklere atadığı meslekten olmayan kişiler yalnızca bir semboldür, bir borç ödemedir. Genellikle de bu siyasi sembol atamalar yoğun ve zor diplomatik ilişkiler olamayan ülkelere atanır. Bunlara siyasi atama anlamına gelen “political appointees”  denirdi. Ya bizimkiler? Baksanıza birini Japonya’ya ötekini Hollanda’ya bir başkasını Malezya’ya atadı. Aynı Ekonomi yönetimi gibi. Neyin hangi borcun ödenmesi?

          Türkiye dünya yüzünde ekonomisinden daha hızlı itibar kaybediyor. Elinde koz kalmayınca para bulma uğruna yapmadığı dansözlük kalmıyor. Reis’e hediye edilen uçak, ne hikmetse uçağı satışa çıkaran şirketin internet sitesinde “sold” yani satıldı diye damgalanıyor. TRT’nin aldığı yüzlerce yeni araba. İnanın yoksul halk ekonomik krizi yaşıyor ama ne hikmetse külliyenin küllüsü bir türlü bu krizi yaşamıyor.

           Sevgili okuyucum. Dolardaki yükseliş biliyorsunuz durmuş durumda ama bu durgunluk Eylül ayındaki dış temaslar sonucuna kadar.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI