Reklam
Bugun...
İhanetin bedeli


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 01-06-2018 00:00
     

         Bugün kimsenin gündeme almak istemediği bir konuyu işlemek istiyorum. İhanet daha doğrusu Vatana ihanet. Bu ihaneti yapan kişi veya kişiler, siyasetçi, memur polis veya asker olabilir ve hatta bir gazeteci bile olabilir. Ben bunların hepsini sayabilirim ama kimseyi mazur göremem, kimseyi ihanetinden dolayı affedemem. Vatana ihanet bir çıkar uğruna veya bir şantaj karşılığı olabilir. Ya da inançlarınıza ters düştüğü için idealleriniz için olabilir. Ama bunlar bile ihanet için geçerli değildir. Birçok gerekçe sizde bulup sayabilirsiniz.

          Lafın özü gerekçesi ne olursa olsun, Vatana ihaneti başka bir şeyle kamufle edip mazur gösteremezsiniz. Başka meslekleri bilmem ama bugünlerde bizi yamalı bohçaya dönen parlak boyalı basında bu ihaneti yapan çok kişiyi saymak mümkün. Diyebilirsiniz ki, bu ihanet ve hainler bugün mü çıktı. Hayır, aslında hep vardı ama arada bir kaybolup karambole gidiyorlardı. Ben Ampul iktidarı öncesi kapalı kapılar ardında Amerikalı yetkililere bilgi veren bugünlerde yurt dışında oturmayı tercih eden nicelerini bilirim. Bir kısmı ABD Dışişlerinde, bir kısmı ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’da kapalı kapılar ardında neler neler anlattılar kim bilir. Ah Cengiz Çandarlar, Hasan Cemaller, Yasemin Çongarlar bunların yalnızca bir avuç olanı. Biz bunları ifşa ettiğimiz zamanda birileri bizleri bunları çekememekle suçlandı. Zaman bizim haklı onların haksız olduğunu kanıtladı.

          Tarih tekerrürmüş meğer bugün aynı manzarayı ne yazık ki yandaş basında yaşıyoruz. Bir düşünün hangi kanalı açsanız yukardan talimat verilmiş gibi konuşan yazan sayısız kalem var. Ben bu durumu bir zamanlar 1980’li yıllarda çalıştığım ABD’nin sesi radyosu metoduna benzetirim. Her sabah daire başkanları ve şube müdürleri toplanır ve ABD Dışişleri Bakanlığının münasip gördüğü konuları işleme konusunda tavsiyede alırlardı. Arada radyo birde tarafsız yayın yaptığı sloganını sallardı. Aynı BBC İngiliz yayın kurumunun attığı gibi.

          Yandaş gazeteleri yan yana koyun birinci sayfaları neredeyse aynı manşetle çıkıyor. Diyeceksiniz ki bugün mü keşfettin 15 senedir manzara aynı. Doğru da gazeteler aynı konuyu işleyemez mi, Tabii ki işler ama 365 gün değil. Bırakın gazeteleri, televizyonlar bile aynı. Tek fark sunucular ayrı. Dün gece artık hepsi yandaş olan televizyonları açtım. Yahu bari haber sıralamasında fark yapsaydınız. Hayır, aynı sırada reklama kadar gittiler. İnanın midem kaldıramadı kapattım. Bu işe yapan kişilerin şantaj konusu olduğunu sanmıyorum. Bence bu kanallarda çalışıp iktidara hizmet edenler çıkarları için bu işi yapıyorlar. İşte bence bu durum en mazeret kabul etmeyen vatana ihanettir. Kendi görüşleri olmadan ülke vatandaşlarına doğru olduğuna inanmadıkları konuları pompalıyorlar. Demek ki bizim kanımızda var Ali Kemaller yetiştirmek. Ama unutmayın Ali Kemalleri yetiştiren bir ulus bir yandan da düşmana kurşun sıkan Hasan Tahsinleri de yetiştirir. Bunlar geride nasıl bir isim miras bırakacaklar yakın tarihte yaşadık. Bana batıyor inanın bu kişiler kusacak gibi oluyorum.

          Gelelim güncel konulara. Mesela Reis Washington’da hiçbir işe yaramayan Büyükelçi Serdar Kılıç’ı ABD Başkentine yolluyormuş. Biliyorsunuz Trump denen bıçkın, Amerikan elçiliğini Kudüs’e taşıyınca tepki olarak Büyükelçiyi Ankara’ya çağırmıştı. Açıklarken de “geri çektik” demeye gücü yetmemiş, “görüş alış verişinde bulunmak için” denmişti. Bizim etki yaratmasını beklediğimiz bu tutum ne hikmetse Washington’da kimseyi etkilememişti. Aslında ne yalan söyleyeyim, bir süredir ampul takımı Dışişleri ve monşerlerini devre dışı bırakıp kendi politikalarını damatlar aracılığı ile yürüttüğü için Büyükelçinin yokluğunu inanın kimse fark etmedi.

          Geri gönderme gerekçesi ise Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu aybaşında Menbiç konusunu görüşecekmiş, elçi de yardım etsin diye gönderilmiş. Bir kere ABD Menbiç konusunda geri adım atmayacaktır. Bu işte yanlıştan bol bir şey yok. Mesela Çavuşoğlu yabancı başkentlerde yaptığı görüşmeleri yanlış aktardığı için en çabuk resmen tekzip edilen bir yetkili. Benim hatırladığım en az beş görüşmesi Beyaz Saray ve ABD Dışişleri tarafından yalanlandı. Son olarak ta Merkel Erdoğan’ı seçim sonrası Almanya’ya bekliyor diye bir açıklama yaptı. Berlin anında bu açıklamayı da yalanladı biz böyle bir teklifte bulunmadık diye. Ama reis kendi bakanına kızacağına kalktı Merkel’i fırçaladı bunları anlamak mümkün değil.

          Demem o ki bu ziyaretin ana konu Membiç diye satılsa da bence Rıza Sarraf olayı. Önümüzdeki günlerde Sarraf’ın Türkiye’den yeni bir yetkililer listesi açıklaması bekleniyor. Bu arada ABD Kongresinde tam da Çavuşoğlu Washington’a ayak bastığında çıkarılacak olan Türkiye aleyhtarı yasa tasarısı var. Özetle açıklanan konuyla karşı taraftan istenecek konular farklı. Membiç olayında ben ilerleme beklemiyorum. Ve hatta yakın bir tarihte Suriye ordusunun bizimkiler üzerine bir harekât düzenlemesi bile bekleniyor. Dolayısıyla araya bir de FETÖ sıkıştırsalar bile bu konuda da başarı sağlanmayacağı açık.

          Ekonomik cepheye gelince. Doların bugünlerde değer kaybetmesi bence rantçılar için hazırlanan bir oyun. Dolar bir 10 gün içinde büyük sıçramalarla beş lirayı bulabilir. Merkez Bankası’nın piyasaya para pompalaması da nereye kadar. Dışardan yatırımcı da gelmediğine göre bizimkiler petrol yataklarına mı ulaştı da bu düşüş yaşanıyor. Görüldüğü gibi ülke için siyasetçiler dâhil kimsede heyecan kalmadı.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI