Bugun...
Ekonomik kasırga geliyor, paranıza barınak bulun


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 23-07-2018 00:00
     

          Dış gelişmeler bakımından yeni hafta da herhalde Türkiye için ekonomik konular başı çekecek. Yerli, yabancı tüm ekonomi uzmanları bu yıl içinde Türk ekonomisinde çöküş olacağı uyarısı yapıyor. Ama acaba bu durumu kim ciddiye alıyor? Kimse. Gerçi bu yıl bizim bulunduğumuz sayfiye yerindeki çok sayıda yazlık ev açılmadı bile. Plajlar dolu ama en çok hafta sonları yakın şehirlerden gelenlerle. Haftanın ilk günü gene her yer tenhalaşıyor. Ya millet ihtiyatlı ya da gerçekten para yok.

          Times dergisi, New York Times ve Wall Street Journal, Washington Post gazeteleri sürekli uyarıyor. Alman, İngiliz gazetelerinde Türk ekonomisinin alabileceği en kötü senaryolar tartışılıyor. Ama kaç kişi ciddiye alıyor? İktidarda kimse. Damat Ferit Arjantin’de geçen hafta kredi arayışları yapmış. Anadolu ajansına göre çok başarılı. Ama yabancı basın yayın organlarına göre kimse olumlu yanıt vermemiş. Bir önceki molla ekonomi Bakanı Şimşek reisle yaptığı Londra para arama ziyareti sırasında kredi istediği kişiler tarafından IMF’e başvurun tavsiyesi almış.  

          Bunlar yetmezmiş gibi ABD Kongresi de bir şeyler kurcalıyor. El papazı ver papazı muhabbeti ardından yani rahip olayı ardından Amerikan Senatosundan 6 senatör tarafından hazırlanan bir tasarı Demostesin kılıcı gibi tepemizde. Senato’dakinin bir benzeri üzerinde Temsilciler Meclisi’nde hazırlanan tasarılara göre, Türkiye’nin Amerikan vatandaşlarını tutuklamaktan vaz geçene kadar, dünyadaki tüm kredi kurumlarını Türkiye’ye kredi vermemeleri konusunda uyarılıyor. Daha önce İran’a yönelik yaptırımlarda sabıkalı olan ve bu yeni yasal sınırlama ile zaten ekonomisi inişe geçen Türkiye’nin zor olan kredi bulma şansı da yok derecede azalacak. Dolar fırladı fırlayacak sahte bir düzeyde tutunuyor görünüyor.

          Herkes bir 24 Temmuz olayına takılmış. Godoyu bekler gibi 24 Temmuzu bekliyor. Ben de nedir bu24 Temmuz diye sordum. Bana yeni mevduat faizlerini açıklayacak saray dediler. Yani Türk lirasında faizi artırarak dövizdeki artış önlenecekmiş. Bana göre bu nafile gayret. Çünkü Türk lirasındaki sert düşüşü ancak aklı başında bir ekonomik plan ve tasarruf tedbirleri önler. Gördüğüm kadarıyla da yeni yazlık saray yaptırmak için Türkiye’nin en güzel koyunu katleden reis hiç o havada değil. Bilmem farkında mısınız, ATM’lerden çektiğiniz paralar gıcır gıcır yeni baskı. Rivayet tedavüldeki para miktarı yüzde 50 artırılmış. Açıkça hükümet karşılıksız para basmaya başlamış.

          Ekonomi rezalette dış politika fevkalade mi? Yok canım dış politikada biliyorsunuz Avrupa insan hakları mahkemesinde bir gurup reisin diploması konusunda dava açtı. Mahkeme bu davayı kabul etti. Şimdi bu dava için yurt içi ve dışında büyük bir imza kampanyası var. Arkadaşım Can Ataklı yazdı. Yandaş olmayan kalemlerde bu konuyu irdeledi ama külliyenin küllerinden çıt yok. Ha derseniz bu mahkeme derse ki “reisin diploması sahte”. Cevap hazır “ey Avrupa sen mi bilirsin diplomamı yoksa ben mi” diye seslenir olur biter.

          Bu arada Afrin’e girmiştik ya ve reisin taifesi o zamanlar bağırıyordu “bizi Afin’e götür” diye. Şimdilerde askerlik yapmamak için bedelli askerlik konusunda kampanya yapıyorlar. Tüm gazetecilere köşe yazarlarına tonlarla mektup geliyor, bedelliyi destekleyin diye. Adamlar o zaman birer çarşafa bürünüp miting meydanlarına çıkmış ve savaşa katılmak istediklerini bağırmıştı. Demek ki her bağırdıkları konu ciddi değil. Son Atatürk’e hakaret eden Safiye’nin de bir konsomatris olduğu ortaya çıktı. Adam bu tür saldırılar için daha özenle seçim yapar yahu.

          Son olarak bana burada Türkiye’de çok komik gelen bir konu var. Ukala falan demeyin ama biliyorsunuz biz Türk halkı Mercedes, Audi, Land Rover, BMW veya Avrupa’nın öteki pahalı arabalarını çok sever ve kapılarımız önüne park ederiz. Kapıların önündeki en ucuz otomobil, 350 bin ila 500 bin lira arası. Milyonu geçen arabalarda var. Ancak bana göre bir sosyal sınıf işareti sayılanı bu pahalı araç merakı olan kişilerin saklayamadıkları bir kusurları var. Dikkatimi çeken bu kadar pahalı araçların çoğu da dizel yani eski terimle mazotlu. Hatta gaz yani tüp taktırılmış Mercedes’ler bile rastladım. O pahalı araç sahiplerine sorduğumda neden dizel veya tüp diye, ucuza yakıt alıyoruz diyorlar. Adam arabaya yüzbinlerce lira verip, yakıta az para vermek için mazotlu, dikiş makinası gibi çalışan sesli bir araç alıyor. İşte bundaki mantığı aklım almıyor.

          Öte yandan burada satılan öteki popüler araçlar, Renault, Citroene, Peugeot ve Fiat ile Opel gibi markaları Amerika’da görmediğimi söylesem ne dersiniz. Ayrıca dünyanın en zengin ülkesi sayılan ABD’de bizdeki ünlü markalardan ya bir veya iki araç görüsünüz. Adamlar sosyal sınıftan bir halt anladıkları yok.  

 

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI