Bugun...
Ecevit'e saygı Amerikalı büyükelçi


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 14-10-2017 00:00
     

Bu yazımda gazetecilik mesleğimde en fazla karşı karşıya kaldığım ve olaylarla öğrenip üzerinde çok sayıda yazı yazdığım diplomasi konusunu irdelemek istiyorum. Çünkü inancıma göre, diplomasi bir sanattır. Çünkü ayrı bir dile, ayrı bir geleneğe ve ayrı bir görünüme sahip ustalık isteyen bir konudur.
 

Geçenlerde oturdum düşündüm, ABD’ye gittiğimden bu yana kaç Amerikalı Türkiye’de büyükelçi olarak görev yaptı diye? 36 senede 11 büyükelçi görmüşüm. Hemen hepsini iyi tanıdım. Bunlardan 10’u kariyer yani meslekten diplomat, içlerinden yalnız biri iş adamıydı. İş adamı olan ve 1981-1989 yıllarında Ankara’da bulunan Robert Straus Hupe bir iş adamı ve Reagan’ın arkadaşıydı, yani bizimkilerin son günlerde yaptığı gibi bir siyasi atamaydı. Özal’ın ilk döneminde Ankara’da bulundu.
 

Hupe çok yaşlıydı ve kendisinden yaşça çok küçük kendisine bakan bir hemşire ile evliydi. Ankara’dan döndükten kısa bir süre sonra da ölmüştü. Ben ölmeden evvel Washington’a iki saat mesafede ki evinde ziyaret etmiştim. Ancak Hupe bu görüşme de sürekli uyumuş, eşi onun yerine birçok soruyu yanıtlamıştı. Hupe sonrası Abramowitz, Ankara’ya atandı. Abramowitz bir başka darbe yapılan ülkeden Türkiye’ye atanmıştı. Özal ile iyi geçinen yeni büyükelçinin Kongre’deki atama oturumunda birlikte çekilen resmimiz Türk basınında ki ilk ve tek resimdi. Biz yayınladıktan sonra Cumhuriyet gazetesi resmi alıp ikiye keserek kullanmış ancak Abramowitz yerine yanlışlıkla beni büyükelçi diye basmıştı.
 

Daha sonra sırasıyla 1991-1994 Richard Barkley, 1994-1997 Marc Grossman, 1997-2000 Mark Parris, 2000-2003 Robert Pearson, 2003-2005 Eric Edelman, 2005-2008 Ross Wilson, 2008-2010 James Jeffrey, 2011-2014 Franscis Ricardione ve 2014-2017 John Bass. Sürelerine bakılınca Amerikalı kariyer diplomatlar en fazla 3 yıl kalmış Ankara’da. Bu meslekten diplomat olan büyükelçilerin ortak özelliği daha önce Türkiye veya Türkiye yakınındaki ülkelerde görev yapmış bölgeyi yakından bilen önemli üniversitelerden mezun diplomat olmalarıydı. Çoğu ile birebir sohbetimiz oldu. Çoğu Türk halkını sevdi. Hatta Grossman Türkiye’den bir kız çocuğunu evlat edindi ve okuttu. Aralarından bir veya ikisi kerhen Ankara’ya gitmiş kişilerdi.
 

Bu büyükelçilerin son altısı ile AKP iktidarı çalıştı. Bunlardan ilki olan Pearson ile bir anlamda anlama ve uzlaşma dönemi yaşandı. Ondan sonraki dört büyükelçi ile iktidar kavgaya girdi. İlk kavga Edelman ile yaşandı. Büyükelçi görev süresi bitmeden bir yıl önce Ankara’dan ayrılmak istediğini Washington’a bildirdi. NEOCON’cuların göz bebeği ve zamanın başkan yardımcısının sağ kolu olan Edelman’ın talebi yerine getirildi. AKP’de sandı ki kendileri büyükelçiyi gönderdi. (Edelman’ın Washington’a yolladığı telgraflarında Cenevre’deki gizli hesaplarda kimlerin parası olduğu falan yer aldı.)
 

AKP dönemi içindeki sorun yaşanmayan tek büyükelçi James Jeffrey oldu. Daha sonra da AKP iktidarına lobicilik falan yaptı. Wikileaks belgelerinden öğrendik ki  Balyoz ve Ergenekon davalarında da oldukça etkin rol oynamış. Bir dönem AKP iktidarını destekleyen Jeffrey’in bu günlerde reis ve cemaati konusunda ağır eleştiriler yapmasını da Ankara dikkate almadı.
 

Asrın lideri daha sonra yeni büyükelçi Francis Ricardione ile geçinememeye başladı. Ricardione, Mısır ve Arap dünyası konusunda uzman, mükemmel, Arapça, Türkçe, İtalyanca bilen bir diplomattı. Büyükelçilik konutu ve elçilikte verdiği resepsiyonlara gitmek için iktidar politikacıları birbirini çiğnerdi. Ne zaman ki bazı hükümet icraatlarını Washington’un talimatı doğrultusunda eleştirdi kötü oldu. Kötü büyükelçi ilan edildi, hakaret edildi. Aynı kendisinden önceki iki büyükelçi gibi. Görev süresini tamamladı ve emekli oldu.
 

Ardından Bass, Tiflis’ten Ankara’ya atandı. İlk zamanlar Bass sessiz kaldığı için kabul resimlerinde aynı kendinden önceki büyükelçinin zamanı gibi AKP’li bakan ve milletvekillerinden geçilmiyordu. Ancak Bass bazı insan hakları ihlalleri ve bazı Amerikalıların tutuklanmasında sesini yükseltince ve son olarak ta vize konusu nedeniyle kötü büyükelçi ilan edildi.
 

Büyük reis. Hiç bir zaman bu diplomatların kendi başına politika yapma yetkileri olmadığını kabullenmedi veya kabullenmek istemedi.  Washington’a doğrudan sövme ve ABD yönetimini suçlama yerine, Büyükelçilerine sövdü onları suçladı. Yalnız dikkatimi çeken bu kavgaların hep te büyükelçilerin görevden ayrılacakları son yıllarda ve son altı ayda girişilmiş olması. Sanki adamlar Ankara’dan ayrılınca o göndermiş gibi oluyordu. Oysa Edelman dışında hepsi görev sürelerini tamamlayarak Washington’a döndü. Ne zaman Ankara büyükelçileri eleştirse o zaman Washington adamlarına sahip çıktı.
 

Ben iç politika uzmanı değilim ama Ankara’nın son vize olayı ile mesajı aldığına inanıyorum. Bir kere, reisin son uzlaşma çabalarına rağmen sövüp saymaya devam etmesi, işlerin artık düzeltilemeyecek boyutta olduğunu anlamasından kaynaklandığını sanıyorum.
 

Clinton Ecevit’e saygı gösterdi

Son olarak Ecevit ayakta, Clinton oturuyor aşağılaması. Bu işi nedense bizim kahraman basın kartı sahibi arkadaşlar anlamış değiller. O resimdeki ABD Başkanı Bill Clinton yaklaşık 1.90cm. Bülent Ecevit ise ABD başkanından 25 cm kısa. Resimde ABD Başkanı Oval ofiste bir kanepenin yüksek arkalığına yaslanarak, Bülent Bey ile aynı göz seviyesine gelerek ona üstten bakma yerine onunla aynı boya inerek onere etmiştir. Açıkça Bill Clinton, Bülent Ecevit ile “eye contact” denilen bir göz göze duruma inmiştir. Bu resim gerçekten de mahalle kabadayıları ve cahil kişilerin anlayabileceği bir resim değildir.

Bu güne kadar Mustafa Kemal ile kendisini mukayese eden kişi anlaşılan bu karşılaştırmadaki garabeti fark ederek hedef küçültmüş ve Bülent Ecevit’e yönelmiş gibi görünüyor. Ancak Bülent Ecevit’te onun çapına inmiş değil. Bir kere PKK lideri Abdullah Öcalan’ı teslim alan Ecevit aynı zamanda Kıbrıs fatihidir. Amerikan ambargosuna karşı çıkmıştır. Yani biraz Bülent beye ayıp olur onu asrın lideri ile mukayese etmek.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI