Bugun...
Dizi izliyor musunuz dizi?


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 18-02-2019 07:00
     

          Acaba akıllandılar mı merak saikasıyla öğle saatlerinde Türkiye Haberlerini (aramızda sekiz saat fark olduğu için oranın ana yayını burada sabah 11’e denk geliyor) akşam altıda da ABD haberlerini izliyoruz. Dolayısıyla her iki ülkenin haber sunuşunu ve içeriğini her gün taze, taze değerlendirme şansınız var.

          Önce bizim haberlere bir bakalım. Bizde haber bültenleri yaklaşık bir saat içinde toplam beş ya da yedi haberle bitiyor. ABD haber bültenlerin de ise yarım saat ve en az 15-16 konu işleniyor. Hele bizde birde reis konuşuyorsa, ya ağzından bal akacak veya dayak yeriz beklentisi ile kesmeden bir 20 dakika en az ona gidiyor. Olsun biz milletçe gerçekleri duymaktan hoşlanmadığımızdan çocuklara masalları severiz ve bizi uyutanlara bayılırız.

          Bizim haber bültenlerine gelince artık kalite habercilik falan kalmadı. Anlaşılan millette bunu aramıyor. Hangi sunucu daha güzel giyiniyor? Hangi sunucu estetik yaptırmış falan filan. Bunlar önde aranan bunlar. Diksiyonu temizmiş, Türkçeyi katletmişler veya genel bilgileri yetersizmiş, kimin umurunda? Bütün bültenler aynı. Aynı cümleler, aynı haber sıralaması, aynı değerlendirme. Belli ki bir merkezden yönetiliyorlar.

          Bu TV kanallarının gazetelerinin haber bültenlerine bağlı köşe köşe yazarların bir araya getirildiği tartışma programları bile hep bir ağızdan. Diyebilirsiniz haber aynıysa neden değişik sunulsun? İyi de bu işi yapıyor ve Türkiye’de yaşıyorsanız size anlatılanların gerçek olmadığını biliyor veya anlıyorsunuz. En güzel kısımda bu bültenlerin sonuna eklenen geri zekâlı az gelişmiş ülkelerde (çoğu, Rus, Çin, Hindistan Malezya falan gibi ülkelerde) videoya alınmış saçma sapan olaylar.)

          Çoğu komik bu gösterimlerle deniyor ki sanki “dünyada tek geri zekâlı biz değiliz bizden daha geri zekâlılar var üzülmeyin”. Buna Bu ülkelerin meclislerindeki tekme tokat döğüşlerde var gösteride. Birde ABD’deki kasırga yıkım ve silahlı saldırı haberleri bizim televizyonlarda iyi prim yapıyor. Daha bu konuya döneceğim. Yok, öyle kendinizi kötü hissedip te çok üzülmeyin. Adam kandırma konusunda tek değiliz.

          Bu kıtadaki haber bültenleri de son 30 yıl hep aynı. Dön dolaş aynı yayıncılık anlayışı. Sunucularda aynı espriler, aynı birbirine haberleri paslaşmalar. Hava durumu konusunda fırtınalar ve kasırgaları kullanarak panik yaratarak rating artırmalar. Tam yemek saatindeki basur ilaçları ile mide bulandırıcı hastalık ilaçları sormayın gitsin. Sofradayken bunları duymak bir yana birde bu ilaçların yan etkileri sayılıyor, ilacı iyi ki almadım dedirtiyor adama. Bu arada diyetten söz eden Amerika’daki fast foot ve yemek reklamları, gazlı içecekler.

          Amerikan televizyon yayınlarında bazı yasaklar yok değil. Mesela İsrail ve Museviler aleyhinde konuşmalara veya görüntülere yer verilmez veya ırklar konusunda Latin Amerikalılara her şeyi söyleyebilirsiniz ama siyah ve zenci kelimesini dikkatli kullanmak zorundasınız. Amerikalı sunucular arasına mutlaka ya muhabir veya sunucu bir siyah kadın veya erkek yerleştirmek zorundasınız.

          Amerikan dizlerinde artık tam bir polisiye dizi furyası var. Avukatların başarılı dava savunmaları ve Amerikan adaleti ile ilgili filmler ikinci sıraya girdi. Birde dünyayı kurtaran Amerikan filimler arasına karton karakterleri, Süpermen, Batman, Tor, Örümcek adam falan gibi karakterlerin filimler ve dizilerinin yanı sıra bilim kurgu diziler yayında.

          Bizdeyse hala ensest ilişkiler (ablasının kocasına veya aile içi aşklar) en popüler olanları. Artık Holding filimler ve dizileri o kadar beğenilmiyor galiba. Şimdilerde mahalle çeteleri, mafya dizileri gene en fazla seyredilenler listesinde. Evlerinin kapısında ayakkabı çıkaran oyuncular dizilerde evlerinde sekiz karış topuklu ayakkabı ile geziyor. Birde dizilerde herkesin birbirine “aşkım, aşkım” diye hitap etmesi ne kadar romantik bir millet olduğumuzu ortaya koyuyor. (ardından sokakta kadını bıçaklayanlar Merih’ten gelen uzaylılar, bizimkiler değil. )

          Siz hala Türkiye konusunda geyik muhabbeti yapmaya devam edin. Elin uygar ülkeleri geleceklerini planlayıp, çocuklarına gelecek hazırlamaya çalışırken, bizimkiler geçmişle halledemedikleri işlerini konuşup çocuklarının geleceklerini yaşıyor. Çocuklarını Batı usulü besleyip batı usulü terbiye ederken doğu usulü bir eğityim ve gelecek hazırlıyorlar yavrularına.

          Televizyonda iktidar yetkililerini dinlersen, halka mehteri verdirip coşkuyu körüklüyorlar. Onlara göre, dünya bizden habersiz ve danışmadan hiçbir şey yapmıyor sanırsınız. Oysa gerçekte Türkiye kimsenin umurunda değil ve kimse bize sormuyor tersine talimat veriyor ne yapacağımızı.

          Olsun, biz onların geliştirdiği telefonu kullanıp, onların geliştirdiği arabaya binip onların geliştirdiği dijital televizyonu seyrediyoruz ya. Olsun. İnsan hakları, özgürlükler, adalet, eşitlik yokmuş. Olsun, bizim dizilerimiz var ya. Hem de onları bizler gibi geri kalmış ülkelere satarak para kazanıyor Mercedesler alıyoruz ya.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI