Bugun...
Devleti küçük düşürmek


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-09-2018 00:58
     

Bu yazıyı Erdoğan’ın Almanya gezisi sonrası yazacaktım ama gördüklerimi midem kaldırmadı. Hele gazeteci veya haberci diye ortalarda salınan satılmış karakter fukaralarına ne diyeyim, bilemedim?  Önce New York’tan başlayalım. Daha önce de yazmıştım ABD’deki Türk diplomatların çabası, lobi şirketlerini araya sokma ve Türkiye ile iş yapan şirketlere bastırma kar etmedi. ABD Başkanı ve ekibi Reise randevu vermedi. Bunun böyle olacağı başından belliydi. Yapılan resmi açıklamalar hep buna işaret ediyordu. İktidar yalakası sarı basından bir kişi de çıkıp korkusundan bunu sorgulamadı.

Hadi buraya kadar böyle. Reis havaalanında kendisine Trump ile görüşmeyi soran bir gazeteciye kalktı ne dedi, “bu konuda talep gelmedi, gelirse değerlendiririz.” Sanırsınız randevu isteyen başka bir ülke ve bizimkilerde karar vermekte zorlanıyor. Öyle olmadığını onlarda biliyor. Ama bilmedikleri her yaptıkları konuşma yandaş basında çıkan her tehdit in ertesi gün ABD’de devlet dairelerine tercüme edilerek gönderildiği.

Ben VOA’de çalışırken FBIS (Foreign Broadcast Information Service) diye bilinen ve aslında CIA bağlı bir birim tarafından yürütülen genelde tüm yabancı ülke basın yayın organlarında yayınlanan ve içinde ABD veya ABD ile ilgili bir konu geçen bültenlerin İngilizceye tercüme edilerek Washington’a, oradan da tüm evet kurumlarına dağıtıldığı bir yayın vardı. Halen de varmış. Ben Sabah gazetesinde çalışırken gönderdiğim haberin gazete de çıkıp çıkmadığını bu bültende görerek anlardım.  (Bizim zamanımızda bu kadar teknoloji ilerlemediği ve internet falan olmadığı için gazete haftalık olarak toplu geliyordu oda gecikmiş olarak)

 Yani ağalar sizin içerde mangalda kül bırakmadan attığınız palavra ve tehditler anında her Amerikalı yetkilinin önünde oluyordu. Diyeceksiniz ki devletler tehdit ederme mi? Tabii ki eder. Eder etmesine de ardından kalkıp yalakalık yapmaz, benle görüş diye de yalvarmaz. Son New York olayı bizim ne kadar zor durumda olduğumuzu ve ülkeyi yönetenlerin çaresizliğini ortaya koydu.

Bakın orada Trump Genel Kurul’a ikinci konuşmacı olarak programlanmış. Ama adam o kadar lenger ki konuşma sırasını kaçırmış yerine derhal üçüncü ülke Ekvator lideri çıkarılmış. Neticede Üçüncü konuşmacı inince de kürsüye çıkıp konuştu, cevherler yumurtladı. Şimdi olayıb odak noktası olan bölümde ABD Başkanı Trump konuşurken dördüncü konuşmacı bizim reis hazırlık için kulise gidiyor.  (Bunu da bazı yalaka basın Reis konuşurken salonu terk etti diye verdi, yerseniz)

O sırada anons edilmeden önce kürsüden inip kulise gelen Trump ile kürsüye çıkmaya hazırlanıp yürüyen Reis karşı karşıya geliyor. Amerikan kültüründe küslük pek yoktur. Adam da kafası ile selam vermiş ve omuzunu tutarak kendine yol açmış. Bu arada kuliste bekleyen Reisin adamları bu anı ve yalakalığı kaçırmadan basına bu resmi servis ettiler Erdoğan ile Trump görüştü diye.

Yuh. Yuh tanda öte ayıp. Bu kadar mı düştünüz neredeyse fotoshop yapıp Trump Erdoğan’a sarıldı ağladı “ah ben ne yaptım” diyecektiniz. Böyle bir dalavereye ihtiyaç duymanız ayrıca acı. Ama bunların üzerine AKP’nin Anayasa piri Profesör Kuzu herkesi güldürdü. “Trump, Erdoğan ile görüşmek için kulise geldi” diyerek. Hadi siz alışıksınız bu tür yalancılık ve sahtekârlıklara bari yurt dışında ülkeyi bu kadar küçültmeyin.

Haber anında CNNTürk, NTV ve Habertürk gibi haber kanalı olduğunu ileri süren üç çıkar Televizyonunda son dakika anonsuyla Erdoğan, Trump ile görüştü diye çıktı. Aradan yarım gün bile geçmeden Amerikalı gazeteciler bunun görüşme olmadığını bir karşılaşma olduğunu yayınladı. Ama bizim yalaka takımında hiçbir düzeltme göremedim.

Arkadaşlar yaptığınız ayıptır. Yaptığınızın Sülün Osman’ın Galata kulesini satması veya Çiftlik bank dolandırması ile Otomobil fabrikası kuracağını söyleyen Jet Fadıl’ın yaptıklarından ne farkı var? Bu yüzden ülkede gerçek gazeteciler korku ile sindirilirken böylesine sahteleri, FETÖ’nün Washington imamları Erdoğan’ın uçağında dış gezilere gidip geliyor. Sonra da kalkıp ABD’den FETÖ’yü istiyor ve vermiyor diye de kızıyorsunuz. Sizin samimiyetinize kim inanır?

Devlet yönetmek şirket yönetmek değildir. Şirket kazanmaya oynar. Ama devlet kaybedene de destek çıkar taraf olamaz. Taraf olursa dünya da bugün olduğu gibi taraf olur. Oh be rahatladım. Almanya ziyareti sonrası görüşmek üzere.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI