Bugun...
Cüppeli, sarıklı kontrol kulesi


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 30-10-2018 00:00
     

          Bu yazıya başlamak için Reisin iftiharla “asrın en büyük havaalanı” diye hava attığı ama Çinlilerin bize uzaktan penaltıdan gol attıkları havaalanının açılışını bekledim. (Çinliler bizim havaalanının iki katı büyüğünü, bizim dörtte bir fiyatına yapıp ayrıca, 55 kilometrelik köprüyle de tüm kazandığımız rekorların içine etti) Birde hani sayıları yandaş basın tarafından 50 diye lanse edilen kabile reislerinden hangisinin geleceğini hangi tam tam dansı yapacaklarını görmek istedim. Vee muradıma erdim.

          Hani resimlerde cüppeli,sarıklı ve entarili mahalle imamına benzeyen kulesiyle dikkat çeken havaalanından söz ediyorum (Bunu ilk benzeten de eşim oldu laf aramızda baktım haklı). Mahsus mu böyle yapıldı iyi düşünmek gerek. Hoş ne bekliyorsak. Davetli ülke başkanlarına baktım. 50’sini sıksan bir Almanya, bir İngiltere veya Amerika etmez.  Hepsi uygar batılı ülkelerin kölesi. Neyse beleş konaklama olduğu için anlaşılan koşmuşlar. Kimler yok arasında insanlık suçu işlemekten İnterpol tarafından görüldüğü yerde tutuklanması istenen Sudan diktatörü de var.

          Bu havaalanının Karadeniz rüzgârlara açık olması nedeniyle iniş yapacak bir yolcu uçağı ile tehlike yaşanacağı söyleniyor. Bulgaristan üzerinden uçakların alçalarak inişe geçebilmesi içinde Sofya ile hala bir anlaşma sağlanamadığı, buna karşılık Bulgarların her uçak için istediği geçiş parasının kimler tarafından ödeneceği de başka bir bilinmeyen.

          Gelelim bizim muhteşem açılışa. Aslında Reis Cumhuriyet kutlamasını da buraya yani İstanbul’a kaydırarak başkenti Osmanlı’nın payitahtına (yani başkentine) taşımak istedi. Gel gör ki millet ile devlet erkânı farklı kutlamalar yaptı. Halk Başkent Ankara, gâvur İzmir ve Antalya ile İstanbul’da devletten ayrı coşkulu kutlamalar yaptı. Bu arada gene Ata’mın ebedi istirahatgahı Anıt Kabir’de ziyaretçilerle doldu taştı. Yalnız kaldılar. Elli kabile reisiyle birlikte senin benim verilerimle onlara aile ziyafetleri verdi. Böyledir tek adam rejimlerinde konular ve kararlar.

          Osmanlı deyince şimdi size anlatacağım konuyla bağlantısını da siz kurun derim. Geçen gün Almanya’nın resmi radyo ve televizyonu olan DW yani Almanya’nın sesi haber sitesinde bir haber vardı. Bizimkilerin dikkatini çekmediği veya çekse bile Külliye ’den külli yayın izni almadan yayınlayamayacakları haber aynı bizdeki gelişmeleri çağrıştırıyordu. Spekülasyona sebep olmaması için ilk paragrafını aynen aktarıyorum.

          “Alman İçişleri Bakanlığı "İmparatorluk Vatandaşları" (Reichsbürger) olarak bilinen hareketin mensuplarının sayısının 19 bini bulduğu açıkladı. Alman haber ajansı dpa'nın Bakanlığın Yeşiller partisinin soru önergesine cevabi verilerine göre hareketin destekçileri arasında yaklaşık 950 aşırı sağcı da bulunuyor. Hareket içindeki 940 kişinin silah ruhsatı var.”

          Bilmem size ne hatırlattı? Bana bizim hani çarşaflara sarılıp bizi Afrin’e gönder deyip ardından askerlik yapmamak için Bedelli için şube önlerinde kuyruklar oluşturan ardından keşke Mustafa Kemal Türkiye’yi kurtarmasaydı diyen bizdeki Osmanlıcıları anımsattı. Bu salaklarda bizdeki hatayı yapıyor. Sözünü ettikleri imparatorluk, ülkeyi Adolf Hitler gibi bir sapığa teslim etmiş ve sonra da tüm ülkenin ve nüfusunun sıfırlamasına neden olup savaşa girerek nüfusunun yüzde 65’ini kaybetmişti.

         Bizdeki örneğine gelince İstiklal savaşı olmasaydı, bugün Vahdettin’in torunları reisin pencereden Boğaz manzarasını göstererek hava yaptığı Çengelköy tepelerindeki sarayda müstemleke İngiliz valisi oturacaktı. Vahdettin’in torunları ise sıkışıp kaldıkları Ankara veya Konya ovalarında cirit ve ok atarken at koşturacak büyük bir olasılıkla külliye de oturacaklardı. Tabii John Hassan veya Richard Mustafa isimli geri zekâlıların ana ve bacılarının iffeti konusundaki olacakları muhayyilenize bırakıyorum.

          Sosyal medyada Kaşıkcı’nın parçalanma anı diye iğrenç resimler dolaşıyor. Bunların photoshop olduğuna inanıyorum. Resim bulunsaydı şimdiye kadar ya yandaş basında veya yabancı basında sayfa sayfa yayınlanırdı.  DEMEK Kİ PALAVRA. Bu arada İstanbul’da yapılan zirvede yandaş basın Erdoğan istediklerini aldı diye yazıyor. İstediği de Türkiye’de bulunan 5 milyon Suriyeli mültecinin Esat aleyhinde oy kullanacak olacağına inanmak. Ama gerçek şu ki Esat ülkesine dönmeyen Suriyelilerin vatandaşlıktan atılacağını açıklaması. Dolayısıyla Esat aleyhinde oy vermesi beklenen 5 milyon Suriyeli olsa olsa Erdoğan lehine Türkiye’de oy kullanabilir.

          Sevgili okurum önümüzdeki Kasım ayından itibaren birçok beklenmedik olayın üzerindeki sis perdesi kalkacak.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI