Bugun...
Binali Washington'da neye binecek?


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 06-11-2017 00:00
     

Bu hafta içinde İstanbul’dan fışkırıp, Ankara’dan ülkenin yönetimini ele geçiren iktidar, kendi yarattığı dünya ve kurallara göre ülkeyi yönlendirirken, bıkmadan usanmadan yüz bulamadan Amerika’ya yeni bir çıkartma daha yapıyor. Ne yapılacağı, ne konuşulacağı açıklanmayan bu gezi sırasında bizimkilerin muhatabı Amerikalı yetkililerde, kendi telaşları içinde. Özellikle de Amerikalılar, son yıllarda tepiştikleri veya görüş ayrılıkları yaşadıkları yabancı liderlerin kaprislerini çekecek durumda değiller.
 

Bence iktidar, Washington ile son kez bir uzlaşma yolu denemeye çalışacak. Artık Ankara’dakilerde Erdoğan’ın çevresinden kimin Washington’a gelirse tutuklanacağından emin olunmadığı için ABD’ye bu kez Bin Ali Yıldırım gönderiliyor. Bu yetkisiz başbakanın konuşacağı Amerikalı yetkili sayısı da Washington’da parmakla sayılacak kadar az. Tek kesinleşen görüşme ABD Başkan yardımcısı Fence ile yapılacak olanı. Bu görüşme bile ben yazıyı yazarken resmen Başkan Yardımcılığı bürosundan resmen açıklanmamıştı.
 

Tabii görüşme konusunda Amerika başkentinde çok sayıda söylenti dolaşıyor. Mesela bu görüşmenin şimdilerde 30 dakika olarak kararlaştırıldığı ancak AKP’li yetkililerin bu görüşmeyi 10 dakika daha uzatmak için oldukça yoğun çaba harcadığı konuşuluyor. Peki, bu kadar Ankara’nın önem verdiği görüşmede ne görüşülebilir? Bir kere Ankara her ne kadar FETÖ’yü isteyeceğiz dese de FETÖ konusunu Amerikalılar konuşmak istemiyorlar. Sebebi basit. Onlar iktidarın bu konuda ne kadar yalan söylediğini biliyor. Özetle bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete. Bakalım Binali bey neye binecek.
 

Mesela daha geçen gün öğrendiğim bir gerçek, küçük dilimi yutturdu. Devlet (yani son 15 yılki devlet olamayan devlet) Amerika’da iş kuran FETÖ’cüleri finanse etmiş. Öyle binlerce dolar falan değil canım hem de milyonlarca dolarcık vererek. Bu şirketlerin kiraları ve hatta büro masrafları devlet tarafından ödenmiş. Hala da ödüyorlar mı bilemem. Aklımda yanlış kalmadıysa bunlar arasında California tarafında köfteci dükkânı açan Hakan Şükür’ün de bu yaka da faaliyetleri varmış. Şimdi Amerikalılara kalkıp ta, bunlar beni dövüyor derseniz, onlarda, onu besleyip büyüten sizdiniz, ne oldu da oyun bozuldu diye sormazlar mı adama? Ve sizi ne kadar ciddiye alırlar? Buyurun siz karar verin.
 

Tüm bunları yakından bilen Amerikalılar, başından beri FETÖ olayını ciddiye almadı. Bundan sonra da alacaklarını sanmam. Siz isterseniz FETÖ Amerika’nın veya İsrail’in adamı deyin. O zaman bir yandan küfredip onlarla neden dans ettiniz diye sorarlar. Geçen gün anlattılar, FETÖ’nün önde gelenleri Amerika’nın çeşitli kentlerinde ne kadar kocaman şirketler kurmuş. Bu şirketler şimdi Amerikan ekonomisinde. Devlet bunlara verdiği parayı aldı mı bilmiyorum.
 

Geriye kalan konu Rıza Sarraf olayı ve buna bağlı olarak Türk bankalarının durumu. Yandaş ve yalaka basın aynı Bin Ali Yıldırım’ın ABD gezisini duyurmama gibi bu bankalara kesilecek cezayı da gündeme getirmeme konusunda kararlılar. Ben bu köşeden Amerika’nın Türk bankalarına keseceği cezayı dile getirmiştim. İktidardan çıt yok. Türk bankaları,(sayıları altı) kara para aklamaktan sorumlu tutuluyor. Geçmişte hatırlarsanız Avrupa’da kıtanın en büyük bankalarına bu tür ceza kesilmiş ve tüm bu cezalar ödenmişti.
 

Daha önce dikkatinizi çekmeye çalıştığım gibi, konuyla ilgilenmeyen ABD basını şimdi her gün bir analiz veya yorum yayınlıyor. Son yorumlardan birinde Rıza Sarraf’ın savcılık makamına itirafçı olduğu yolunda. Adamlara istenen ceza 75’er yıl. Ayrıca Sarraf’ın Erdoğan’a kendisini kurtarması için verdiği sürenin de dolduğu belirtiliyor. Bu duruşmalar sırasında bir zamanlar Facebook ta yayınlanan ayakkabı kutularındaki paralar ve bu paraların eritilmesi konusundaki konuşma kayıtları da mahkemeye delil olarak sunacaklar. Böylece bu kayıtlarında düzmece olmadığı ortaya çıkmış olacak.
 

Bu kayıtlar sonrası Bilal’in Amerika’ya girmesi de sorun. Zaten birkaç gezidir, Amerika’da evi olan Bilal bu ülkeye gelmemeye dikkat ediyor. Tabi eski gelemeyenler, Egemen Bağış, Zafer Çağlayan ve şürekâsında durum devam. Ben en çok zavallı Egemen’e acıyorum. Adamın Amerika’da malı mülkü var gelip de bir 10 gün kalamıyor şu ülkede.
 

Neyse yakında söker alırız bu rezilliğin ayrıntılarını. Bu arada Türk halkı saçma sapan kararlar uğruna kaybettiğimiz fidanların cenazelerinde hakkı olmayan hakkını helal etti çıktı. Hiç mi o zavallı anne ve baba kendi kendine sormuyor, yavrum ne için şehit oldu diye. Bu yavruların geride bıraktığı yavrular ne olacak. Bu millet ne gazisine sahip çıkıyor ne de şehidine. Bakın haberlerde gazileri döven sapık ve soyu sopu belli olmayan sapkınlara. Devlet bunları teşhir edip cezalandırabiliyor mu? Hayır yapamaz. Göreceksiniz kim bilir kimin akrabası çıkacaklar.

Etrafımız yangın yeri. Hem de bizimkilerin tutuşturduğu yangın. Başkalarına kulluk için yaktıkları çevre kontrolü muzdan çıktığı gibi kimsede bizi adam yerine koymuyor. Belki farkında değilsiniz ama bu tutarsız ve cahil çıkarcı siyasetçiler yüzünden Türkiye dünya da suç kaynağı ülke ilan edilmek üzere. Sonuçta ne tüccarın yırt dışıyla iş yapabilecek, ne öğrencin dışarı okumaya gidebilecek ne de turist olarak sağda solda gezebileceğiz. Değdi mi bir torba pirinç veya kömüre. Bu kadar ucuz muyduk? Aklım almıyor.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI