Bugun...
Ben yanıldım mı acaba?


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 22-01-2018 06:58
     

Türkiye bir Afrin krizinin heyecanını yaşarken ABD’deki televizyon ve gazeteleri tarıyorum, bakalım ne diyecekler diye. Amerikan televizyonlarının önceliği Federal hükümetin bütçesinin Kongre tarafından onaylanmaması ve bu nedenle devlet dairelerinin kapanacağı yolundaki haberler. Amerikan senatosu ve Temsilciler Meclisi hafta sonunda da çalışıp konuya bir çözüm bulmak istedi ama ne yazık ki Beyaz Saray giriştiği ufak ayak oyunları nedeniyle bir anlaşmaya varılamadı.
 

Cumhuriyetçi senatörlerin bile karşı çıktığı ve Beyaz Saray’ın bütçe görüşmelerinde Trump’ın Meksika sınırına inşa etmek istediği ve 20 milyar dolar maliyet belirtilen sınır duvarına Demokratlar onay vermiyor. Buna karşılık Demokratlarda kaçak göçmen ana ve babalar tarafından Amerika’ya getirilen çocuklar için bütçeden para ayrılmasını istiyor, buna da Beyaz Saray karşı çıkıyor. Bu yüzden Federal hükümetin kapanması Demokratlar tarafından “Trump shutdown” (Trump tarafından devletin kapatması) olarak tanımlanıyor.
 

Bu haberin ardından baktım neler var Televizyon ve gazetelerde. İnanın Afganistan’daki Taliban otel saldırısı bile var, bizim Afrin macerası yok. Bizim hop oturup hop kalkmamıza rağmen, Amerikalılar sanki böyle bir şey olmuyormuş gibi davranıyor. Birde üstüne üstelik kalkıp bizim NATO müttefiklerimiz, (Fransa, Almanya ve Rusya ) Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini bu konuda oturuma çağırıyor. Ben bu durumu Saddam Hüseyin’in Kuveyt işgaline benzetiyorum. Devam eden gelişmelerin yıllardır devam eden Kandil operasyonunu andırışına ne demeli? Bu konuya sonra değineceğim.
 

Gelelim bir başka konuya. Geçen gün oturdum düşündüm. Molla yönetimi altında Türk halkındaki ve toplumundaki kültür değişiklikleri neler? Türkiye’yi 70 yıl geriye götüren bu gurup toplum kültürünü ne kadar etkiledi diye? Türkiye’deki tüm basın yayın organlarını ele geçirerek ne yaptılar bizi ne kadar yolumuzdan çevirdiler merak ettim. Farkına vardım ki, kültürümüz üzerinde en büyük etkiyi diziler yapmış.
 

Bir kere dizilerle yeni bir hayatı öğrendik. Ben bile bundan sonra konuşurken oğullarım ve torunlarımla dizilerden örnekler kullanıyorum. Mesela bizim evin bütçesi artık Süzal Holding bütçesi oldu. Mesela evlerinde kadınların terlik yerine iğne topuklu ayakkabı giymesi gerektiğini gördük. (Hanımın ayaklarından şikayeti olmasa ısrar edeceğim topukluyla gez diye) Oysa önceleri ayakkabıları kapıda çıkarır hatta birçok kasaba evinde ayakkabılar kapı dışında bırakılırdı ve terlikle gezerdik evlerimizde.
 

Başka, başka. Bir kere daha önce anlattığım gibi artık her ailemizin birer holdingi var. Bakkal dükkânı bile artık holding yani. İşin garibi bu holdingler genelde gecekondu semtlerinde yeşeriyor ve faaliyet gösteriyor. Artık aile fertleri arasında bu holdingi kim yönetecek kavgası var. Herkes birbirine kazık atıyor. Holding sahibi olduğumuzu göstermek için suyu olmayan ülkemizde havuzlu ev göstergesi de şart. Türk aile yapısındaki değişme sadece bunlarla sınırlı değil. Enses ilişkilerin karmaşıklığı kafa karıştırıyor. Artık baldıza veya enişteye sarkmak olağan. Kız kardeş kardeşinin kocasına âşık. Ortaya çıkan gizli çocuklar, anneler, babalar, mafya ilişkileri artık normal. Sonra aile içi dalavereler falan bir zamanlar bizlere parmak ısırtan Dallas dizisini ilkokul okuma kitabına çevirir.
 

Mesela artık gençler eşlerini internetten seçiyor. Yani görücü usulü yerine. Bizim zamanımızda popülerlik başkaydı mesela yakışıklılık veya iyi dans etme, saç tıraşı ağzı laf yapma gibi. Şimdilerde facebook’tan kaç tıklama almak veya Twitter’dan ne kadar popülersin bunlara bağlı. Bizim zamanımızda teknoloji bilim veya iyi eğitim önemliydi. Şimdilerde reise yakınlık, partiye verilecek komisyon ve soru sormama ön sırada.
 

Geldim son operasyona. Türkiye bu molla yönetimi altında bugüne başarısız olduğu bir konuya yeni bir kapı daha açtı. Sözünü ettiğim Afrin ve Kandil konuları. Düşünün yıllardır Kandil’e attığımız bombalar, neredeyse Amerika’nın Vietnam’a attığı kadar. Kandil’i ne zaman bombalasak içerdeki terör örgütü daha güçlü olarak ortaya çıktı, evlatlarımızın canını aldı. Gerçekçi olalım yani Kandil’in bombalanması bir terör örgütünü ne caydırdı, ne bitirdi ne de masaya oturttu. Bu örgütün beline darbe vuracak olan Kandil’e bir kara harekâtı ise siyasi ve askeri nedenlerle hep önlendi.
 

Şimdi Molla ampul iktidarı bu hatayı iç politika nedenleriyle bir başka mecrada yeniden hortlatıyor. İktidar içerde duyduğu siyasi sıkıntıyı bir askeri operasyonla kazanca çevirmeye çalışıyor. Bu konuyu eleştiren herkes vatan haini. Beni en çok çarpan, zeytin ve zeytinlik düşmanı (ülkedeki zeytinlikleri rant için yok eden hep ampulcüler) bir siyasi iktidar bu operasyonun adını sanki barış uzatıyormuş gibi “Zeytin Dalı” koymuş. Zeytin dalı ancak güvercin gagasındayken barış sinyali ve göstergesi olur. Bizim mollalar ve molla ordusunun komutanı ne bilsin bunları.
 

Şimdi biraz kafanızı karıştırayım. Türk uçakları ve önemli birçok silah NATO tarafından denetleniyor. Yani duymuşunuzdur birbirini vurmasın diye bazı verici sistemler var uçaklarda. Hatta F-16'larda bunlarda bazı değişiklikler yaptı Türkiye. Ama tamamen NATO standartları dışına çıktımı sanmam. Afrin’de bulunduğu söylenen Kürtlerin en büyük ortağı ABD ve NATO müttefiklerimiz. Bunlar ayrıca uydulardan gördükleri istihbaratı neden bu terör örgütü elemanları ile paylaşmasın. Zaten beni huylandıran da bu güne kadar Suriye topraklarından verilen karşı ateş. Ben bizim sınır kasabalarına düşen birkaç füzenin de kimler tarafından atıldığını çok merak ediyorum.
 

Son olarak biliyorsunuz, Türkiye vadesi gelen borçlarını ödeyemez ve ekonomik sıkıntı içindeyken bu operasyonun bedeli ne olacak? Temennim, birkaç ileriyi göremeyen siyasetçilerin isabetsiz kararları uğruna evlatlarımızın kayba uğramaması ve sağ salim evlerine dönmeleri. Hadi siyaset uğruna harcanan paralardan vaz geçtim, hiç olmazsa canlar sağ olsun.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI