Bugun...
Belediye yönetmek, şirket ve ülke yönetmek


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 29-08-2017 00:00
     

        Kendi kendime binlerce kez sordum. Acaba insan politikaya soyununca mı bozulur, yoksa karakteri bozuk olan kişiler mi politikacı olur diye. Kimse kusura bakmasın bu tanımlamam da yalnız bir genelleme, namuslu ve milliyetçi vatansever az sayıdaki politikacıyı kapsamaz. Aynı bakış açısı paralelin de, memleket bu kadar dibe vururken, halk yani seçmen dediğimiz zümre nasıl olurda kazık yediği iktidara sürekli oynar hiç aklım almazdı. Geçen gün yaşadığım bir olayla, bunu bire bir gördüm, tanık oldum.
 

        Yazları yaşadığım tatil sitesi bir Anonim şirket tarafından yönetilir. Ev sahipleri de şirketin ortakları. Şirketin yönetim kurulu başkanı, bir zamanlar pazarda limon satan 87 yaşındaki bir adam. Bu adam şirketi, 19 senedir yönetiyor. Bu adam ortaklara şirket hesaplarını göstermeyip kaba bir bilanço ilan vermekle yetiniyor. Artık gölgesine bile selam veren 87 yaşındaki bu zat yönetim kurulunun da tek hâkimi. Söyledikleri, yapmak istedikleri, tanrı kelamı gibi. İtiraz eden yönetim kurulu üyesi kendini kapıda buluyor. Kabaca bilançolardan ve banka hesaplarından çıkardığımız, söylentiler, şirketin kasasında para olmadığı, 650 bin lira borç ve 1 milyon liradan fazla ipotek.
 

        Geçen gün bu şirketin Genel Kurul toplantısı vardı. Toplantı aynı Türkiye siyaseti gibi. Şirketin yaklaşık toplam 125 milyon hissesi var. Toplantıda çıktı ki Genel Kurul’da vekâletler le hazır bulunan oy sayısı 68 milyon. Yani 67 milyon oya sahip ortak durumla ilgili değil. İşin ilginç yanı bu 87 yaşındaki zat daha önce kıdem tazminatını vererek emekli ettiği ve hala şirkette çalıştırdığı yaşlı bir kapıcı aracılığıyla kapı, kapı, dolaşılarak bir kısmı kandırılarak yaşlı ortakların vekâletini toplamıştı. Tam 26 milyon hisse.
 

         Sonuçta genel kurulda aynı Türkiye siyaseti gibi muhalefet 31,5 milyon toplamışken bizim pazarcı Yönetim Kurulu başkanı cebindeki 26,5 milyon vekâlet oyla 34 milyonu ulaşınca hem ibra edildi hem de eski yönetim kurulunu onaylattı. Oylama sonrası tebrik konuşması yapılırken de müjdeyi verdi. Kasalar tam takır, bunun için toplanan aidatlar artacak. Ortakların çoğu emekli ama kulakları duymadığı için bu müjdeyi de o an umursamadılar. Seneye gazinoda oy verdikleri adamı şikâyete başlarlar.
 

         Buraya kadar her şey iyi hoşta nerede yarıya yakın bu şirketin ortağı. Ben ne zaman plaja gitsem, gazinoda otursam, lokantada yemek yesem, işletme sahipleri de dâhil herkes şikâyetçi. Plajlara yönetim yabancıları alıyor, plajlar yetmiyor, işletmeler pahalı kiraya verildiği için bir bardak çayı bile geçen senenin iki katına. Yollarda kaldırım yok, falan filan. Her kes şikâyetçi. Ama bu yüzde elli şikâyet ettiği konuları dile getirmek için hayatından bir günü bile hakkını korumak için feda etmeye razı değil.
 

        Benim bir yan komşum neden toplantıya gitmediğini ve bu diktatör pazarcıya vekâlet verdiğini söylerken, “benim bahçemdeki otları kestiriyor” demekle yetindi. Oysa otların kesimi 40-50 lira gibi bir rakamken senede aniden 400 lira kazık yedi farkında değil. Onlar için birileri illaki elini taşın altına sokacak. Herkes şikâyetleri için bir koca salonda 10 saatini harcarken onlar denize girip patates kızartması ve biralarını içip tavla oynayacak karşılıklı palavra sıkacak, sonrada oturup genel kurulda yapılan muhalefeti eleştirip herkese akıl verecek. Pes vallahi.
 

         Evet, özetle bu olay bire bir Türkiye siyaseti ve Türkiye’deki seçmenin kendi davasına sahip çıkışı. Yalnız Türkiye’de değil Amerika’da Trump’ı nasıl seçti sanıyorsunuz. Türkiye’de aynı bu şirket gibi yönetiliyor. Trump ise yönetmeye çalışıyor. Türkiye’de halk kendisi sahip çıkıp hakkını aramadığı haklarının ihlalinde hep birilerini sorumlu tutacak ve asla hakkını aramadığı için kendisinin sorumlu olduğunu kabullenmeyecektir. Başlarına gelenler hep Amerika’dan hep Avrupa’dan tutturamazlarsa da Allah’tan.
 

         Ben ABD’de tek şeyin farkına vardım. Orada yatırım güne değil ileriye yapılır. Ama Türkiye’de amaç “bugünü nasıl hallederim yarına Allah Kerim”. Yani oralarda insanlar günlük değil gelecekleri için savaşır. Mesela bir mahallede bir benzin istasyonu mu açmak istiyorsunuz? Arsayı almadan önce piyasada var olan şirketlerden biri sizin için araştırma yapar yaptırırsınız. Yolun bu tarafından geçen araç sayısı, en yakın benzinci mesafesi, benzincide tamirci olup olmaması, hangi saatlerde araç trafiğinin yoğun olduğu falan.
 

        Sonuçta, siz o noktanın bir benzin istasyonu için fizibil olduğuna inanırsanız istasyon inşa edip çalışırsınız. Bizde olduğu gibi her arsa sahibi yan yana benzin İstasyonu açmaz. Ya da her mahalle ve sokakta yan yana açılan eczaneler veya bankalar ya da yan yana lokanta ve kebapçılar gibi. Biri açtı mı hemen onun yanına yapış. Yok, böyle bir dünya.

        Gelelim sınırlarımız içine. Asrın lideri MİT’i kendine bağladı diye herkes konuşuyor. Ne yapacaktı yani? Ne bekliyordunuz? Adam tüm Türkiye’yi kendine bağlamış şimdi de buna kızıyorsunuz. Olacak bunlar. Adam sadece bize mi masal anlatıyor. İsrail Başbakanı fanatik Netanyahu’nun adamlarının işlettiği lobi şirketi ile çalışıp, Filistin lideri Türkiye’deyken İsrail’i eleştiriyor. Almanlarla tepişmesine de bakmayın. El altından görüşme yolları aranıyor. Olacak bu kadar.  
 

        İşin acı tarafı, Ege adalarını Yunanistan’a bıraktığı gibi hava kuvvetlerine pilot yetiştirmek için Pakistan’dan pilot getiriyor. Düşünün bir zamanlar Türk silahlı kuvvetleri onların tümünü eğitirdi. Biz Harp okulunda okurken sınıflarımızda başka orduların subayları öğrenci olarak otururdu. Dedim ya nerden nereye. Birde düşünmeden bu orduyla sağa sola kafa tutuyor. Silahaltındaki kendi oğlu değil ya ne yapmasını bekliyorduk? Yakında donanmaya da İstanbul şehir hatlarından kaptan transfer eder olur sana deniz kuvvetleri. Molla ordusu böyle olur.
 

        Demem o ki, bırakın bu işleri sizde yolunuzu uydurun, gününüzü yaşayın. Çocuğunuz, torununuz iyi okumamış, iş bulamamış bunlar yarın düşünülecek şeyler. Size ne?

        Bu arada tüm okurlarımın 30 Ağustos zafer bayramını candan kutlarım



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI