Bugun...
Aynı Amerika Başkanlık seçimi


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-04-2018 00:00
     

        Memlekete geleli bir hafta bile olmadan 6 ay arası gördüğümüz acı fark bir bir ortaya çıktı. Kültürdeki çöküş acıydı ama belki düzeltilir diye kendimi teselli ettim. Ekonomiye gelince. Mesela ev tamtakır olduğu için eve aldığımız et ve mutfak masrafı akıl almayacak fiyat boyutlarında. Her sene memlekete gelişimizde eve yaptığım standart bir alış veriş vardı. Hemen hemen hep aynı kalemler. Tek fark hani teğet geçen muhteşem Türk ekonomisinin yol açtığı akıl almaz farklar. Geçen yıl fark yüzde elliydi. Bu sene aynı kalemler geçen Kasım ayında bıraktığımdan yüzde yüz artmıştı.

          Bu kez ünlü bir hırdavat dükkânına Amerika’daki Home Depo veya Lows gibi olmaya çalışan Koçlara ait olan Koçtaş’a gittik. Şaşırdık. Hem ellerindeki mal çeşidi geçen yıla nazaran çok azalmış, elde olanlarda inanılmaz kalitesiz, hem de fiyatlar yüzde yüz zamlanmıştı. Mesela geçen yıl 1100 liraya aldığımız bir bahçe seti vardı, altı ay aradan sonra 1950 lira olmuştu. Benzine falan girmiyorum. Sebze meyve inanılmaz pahalılıkta. Çiçekçiden aldığım fideler bile uçmuş. Altı liraya aldığım saksılar olmuş 10 lira. Sonra hükümet çıkmış enflasyon yüzde 11 diyor. Benim gözlemim fark yani enflasyon yüzde 70 olmuş. Enflasyon rakamım tam yıl bile değil. Yüzde 70’şi ikiyle çarpmak lazım.

          Amerika ve öteki başkentlerin merkez bankalarında tuttukları altın rezervlerini de erittiklerini duymuştuk. Devlet binaları falan dâhil satacakları da bir şey kalmamış anlaşılan. İşte bu yüzden koştura koştura seçime gidiyorlar. Hem de seçtikleri sistem Amerikan seçim sistemini andırıyor ama inanın bence tam bir karikatürü. Şimdi size mukayeseli bu iki sistemi yazacağım

          Önce sistemle başlayalım. Amerika’da seçimlere katılım çok düşüktür genelde yüzde 50 civarındadır. Amerikan seçim sistemi dar bölge seçim sistemidir. Yani milletvekili veya senato adaylarını yerel partililer belirler, Dolayısıyla siyasetçiler partilerine değil yerel seçmenlerine karşı sorumludur ve hesap veririler. Bizde ise Partilerin genel başkanları. Milletvekili adaylarını hiç gitmedikleri tanımadıkları illerden aday gösterir.

         ABD seçim sisteminde Meclis seçimleri iki yıl da bir yapılır. Türkiye’de ise milletvekili seçimi 5 yılda bir, bizde olmayan senatörler ise seçmen sayısı ne olursa olsun her eyaletten ikişer adet ve 6 yıllığına seçilir, ayrıca meclis seçimleriyle her seferinde bunların üçte biri yenilenir.

         Gelelim başkanlık seçimlerine. Başkan adayları her eyaletten Başkan adaylarının aldığı oy oranına göre oluşturulan bir seçiciler Kurulu tarafından seçilir. Amerikan siyasi tarihinde çoğunluğu sağlamış bir başkan adayının seçiciler kurulunun kendi başkan adayını seçmediği konusuna birkaç kez tanık olundu.

          Başkanların kurumların tepesindeki bürokratları değiştirme yetkisi vardır. Bunlar Başkana iş başına gelirken istifa dilekçelerini de veririler. Başkan görevden ayrılırken binlerce bürokratta Washington’dan ayrılır. Ancak Amerikan başkanları makamlarına siyasi atama yapılmayan seçme sınavları ile Personel Dairesi tarafından atanmış kişilere dokunamazlar. Bizde ise bekçisinden kapıcısına kadar siyasi iktidar herkesi kovalayıp kendi adamlarını atar.

         Amerikan sistemi tek adam yönetiminin bir diktatörlüğe dönüşmesini önleme amacındadır. Bu yüzden başkanlar atadıkları herkes için Kongre’nin onayına ihtiyaç duyarlar. Her makama atanan kişiler (hâkimler ve generaller dâhil) Senato komisyonlarında sorguya çekilir ve daha sonra atamaları Senato genel kurulunda oylanır. Yalnız atamalar değil, Başkanlar icraatları konusunda da Kongrenin her iki kanadında senato ve Temsilciler Meclisinde bilgi verir. Onay alamazlarsa bu icraatlar geri çekilir. Bizde ise reis söyler kongre yani meclis yapar. Ortada plan olmasa bile her şey reisin isteğine göre düzenlenir.

          Şimdi anlattıkları Amerikan başkanlık sisteminin bir bölümü. Bizdekine benzer bir yanı var mı?  Amerikalılar bir gücün tek elde denetlenmeden toplanmasının diktatörlük olduğunu biliyordu. Bu yüzden sistemi denetlemek üzere kuvvetli ve yetkili etkili bir parlamenter sistem oluşturdu. Bizde bu yeni sistemin neyi geliştireceğini de sizlere bırakıyorum.

         Gelelim dış gelişmeler. Rusya’dan silah alma konusu yakın bir tarihte ABD ve NATO ile yollarımız ayrılacak. Sanmayın Ruslar da bizi çok seviyor. Geçmişte Rusya’ya sırtını dayayan Mısır, Libya, Irak ve Suriye gibi ülkelerin sonunu gördük. ABD’de Türkiye’ye yaptırım konusu giderek güçleniyor.

         Türkiye yakın bir tarihte “demokrasi ve özgürlük olan ülkeler gurubundan çıkarılabilir. Sandıkların sonucunun seçimlerden ve oy verilesinden önce belirlenen bir ülkede ancak salaklar demokrasi ve özgürlük martavalına inanır. Yalnızca bizim sınırlar içindekiler.

         Açık kalplilikle söylüyorum arkasında bu kadar açığı olan bir siyasetçi seçimi neye mal olursa olsun kazanmak için her türlü düzensizliği düşünmüş ve uygulamaya koymuştur bile. Mesela ben Abdullah Gül söylentilerini bile bu konuya bağlıyorum.

         Daha önce de yazdım ya Allah sonumuzu hayretsin ama kalkıp da kimselere çamur atmayalım. Başımıza gelen ve gelecek her şeyin sorumlusu kendimiziz.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI