Bugun...
Amerika ile ilişkilerdeki yanlış bilgiler


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 13-10-2018 00:00
     

          Bizdeki kalitesiz, kifayetsiz ve de seviyesiz iç politik konularla ilgili haberlere girmeden önce bir dünya turu yapmak istedim. Ancak gündem çok doluydu birazcık güncel konuları anlatmadan geçemeyeceğim.

          Yalnız konulara girmeden önce duyduğum bir husus burada aktarmak istiyorum. Hani Reis IMF terine Amerikan McKinsey firması ile bir talimat vererek ilişkiyi kesmişti ya. İşte bu açıklama doğru değil diyor McKinsey çalışanları. Washington gelen bir söylentiye göre şirket çalışanları Ortaklığın devam ettiğini fesih edilen bir anlaşma olmadığını ileri sürüyor. Adamlar bizi denetlemek için hazırlıklarını yapmaya başlamış bile. Bu işin doğruluğunu doğrulatamam ama velev ki sözleşme fesih olursa yapılan anlaşma bedelinin tam olarak ödenmesi gerektiğini ileri sürüyorlar. Hele yatırımcıları ikna için böylesine bir kurumun hakemliği ve denetimine başvurmak zorunda kalan bir ülke açısından ne kadar önemli. Takdirinize bırakıyorum.

          Gelelim Amerika ile ilişkilere. ABD ile Suriye kazığı dışında iki konumuz vardı gündem de. Birincisi Papaz Brunson. Daha önce altını çizdiğimiz üzere bağımsız ve bağlantısız Türk adalet birden gerçeği ortaya çıkararak, adamı suçlayan tanıklarda birden yanlış anlaşıldıklarını ileri sürerek Papazı serbest bırakılmasını sağladı. Bu arada birde üç yıl hapis cezası verdi. Siz bu yazıyı okurken belki de papaz ABD yolunda uçmaya başlamış olacaktı.

          Aslında sorun bitti derken belki de sorunlar yeni başlayacak. Papaz ABD’ye varınca Türk adaleti konusunda bakalım Amerikan medyasına neler anlatacak? Bizim tarafsız mahkemelerimiz konusunda nasıl konuşacak çok merak ediyorum. Beklendiği gibi Papaz serbest bırakılır bırakılmaz daha önce Türk lirası karşısında değer kaybeden Amerikan doları birden kuyruğu yukarı dikerek yeniden değer kazanmaya başladı. Böylece bizim engin ve derya gibi bilgili ekonomi uzmanlarımız bir kez daha gol yedi. Önümüzdeki günler sürprizlere gebe.

          İkinci konu Washington yazarı Kaşıkcı’nın Suudi Arabistan Konsolosluğundaki akıbeti. Benim dikkatimi çeken kimse bu adamın neden öldürülmüş olabileceği konusuna bir açıklama getirmemesi veya getirememesi. Benim bu konuda muhalif yazar noktasından öte bir teorim var. Kaşıkçı bir kere Müslüman kardeşler örgütü üyesi (Muslim Brothers) Hani şu Mısır’da kendi seçtiği Genelkurmay başkanının bir darbesi ile hapiste olan Mursi ve ekibinin takımından. Bilmem hatırlar mısınız bizde Reis dâhil çok sayıda iktidar partili siyasetçinin bu örgüt üyesi olduğu biliniyor.

          İslam ülkelerinde başlatan bir operasyonla bunlar gözaltına alındılar. Bu operasyona Suudi Arabistan’da katıldı. Bu yüzden Mısır ile ortak hareket ediyor. Bu yüzden Türkiye ile Suudi Arabistan’ın arası açıldı. Rivayet o ki, Ankara’da bu yüzden devre dışı kaldı. Bu Arap ülkeleri kendi inisiyatifleri ile hareket edemeyeceğinden ve bu operasyonlarda Washington’un çok büyük dahli olmasından dolayı konu çok fazla ses getiremeyecek sanırım. ABD Başkanı Trump’ın açıklamalarına karşılık eylemsizliği bunu doğrular nitelikte. Trump böyle bir noktada Amerikan medyası ile karşı karşıya gelmek istemediği için bu tür tepki açıklamaları yaparken, Suudi Arabistan’a ihracatlarını durdurmadı.

          Demokratik olmayan bir ülkenin bu tür faaliyetleri şaşırtıcı değil. Tam da bu olay bizim demokrasi olarak 40 küsur ülkenin sonunda yer aldığımız haberleri yayınlandığı sırada. (Yandaş basında da bu haberi okuyamazsınız, Habervis’te yayınlandı) Bizim radikal dinci hanım arkadaşlarımızın istediği ülke modeline doğru hızla gidiyoruz. Bu işin Suudilerde çivi bile oynatmayacaktır.

          Demem o ki, Hem ABD başkanı hem Suudiler hem de Ankara kendi halklarına yönelik bir tiyatro oynamayı seçti. Sonucu değiştirmeyecek olan bir gelişme. Olan bu arada bu Başkentlerin piyon olarak kullandığı zavallılara olacaktır. Bu konuda ne olursa olsun, hangi görüş ve tarafı seçerse seçsin bir insanın ortadan kaldırılması bence en büyük suç olacaktır. Hem de gazeteci statüsündeki bir kişiyi katlederek

          Demin Trump’ın iç politika açısından gazeteci olayına tepki gösterdiğini söylerken yakında Amerikan topraklarına ayak basacak olan Rahip Brunson olayını da kullanacaktır hiç kuşkunuz olmasın. Burada Ankara’ya teşekkür mü edecek? Hiç sanmıyorum Zaten mahkeme kararını duyar duymaz Çavuşoğlu derhal ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’yu  telefonla arayıp müjdeyi vermiş.

          Gelelim bizim üzerimizde bu kadar etkili olan Amerikan politikasına. Geçen hafta ABD Senatosu, Trump’ın ABD Anayasa mahkemesi sayılan yüksek mahkemeye yaptığı atamayı onayladı. Bu onaylamanın faturası önümüzdeki aybaşında yapılacak Kongre seçimlerinde ortaya çıkacak. İlk tepki bizzat Birleşmiş Milletlerdeki ABD temsilcisi Nikki Haley’in istifası ile görüldü. Bizzat bu seçimlerde aday olan Cumhuriyetçi milletvekili ve senatör adayları için bedel ağır olacak.

          Trump bu seçimi kaybederse Beyaz Saray’da oturan ama yetkisi ve etkisi olmayan yalnızca konuşan biri olacaktır. Haydi hayırlısı.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI