Bugun...
Adnan Hoca ve FETÖ, Mossad ve CIA ürünü


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 16-07-2018 00:00
     

         Cumhuriyetimizi yok edip “Cemahiriyemizi” de kurduk. Ekonomiyi de damada havale edip eldeki avuçtakileri de külliyenin küllerinde eritip, sen sağ ben salim. Kurtulmuş olduk. Dünyadaki tüm kredi kuruluşları batıyorsunuz diye feryat ederken biz hala neden bu gurupları gündemin ön maddelerine oturtuyoruz hiç düşündünüz mü? Acaba, bu arada belki kalmıştır içerden bir iki şaşkın çıkarda yayınlanan onlar fermanlara itiraz eder etmesin diye yıllarca milleti kerizleyen Adnan Hoca mı feda edildi? Yıllarca onu koruyanlar neden bir kalemde yuttular onu?

          İsterseniz işe tersinden başlayalım. Adnan Hoca’dan yani. Yani yıllarca bilip de bilmiyor gibi hareket ettiğiniz gerçeklerden. Adnan Hoca kim tarafından korundu sorusuna girmeden bu gurubu kim kurdu sorusuna yanıt arayın. Bu tür İslami cemaat ve gurupları genelde İslam düşmanı gurup ve ülkeler tarafından kurulur ve İslami radikal toplumları oynatmada kullanılır. Mesela FETÖ gurubu da aynı amaçla ve aynı gurup ve ülkeler tarafından kuruldu. Ben bu durumun farkına yıllar önce 1990’lı yıllarda vardım.

          Daha önce de anlatmış yazmıştım. Sabah ve ATV’nin Washington’da temsilciliğini yaptığım yıllarda ABD’ye gelen FETÖ ile bir mülakat yapmamı istemişlerdi İstanbul’dan. Ben FETÖ’nün kendilerini ne kadar sevmediğini bildiğimden bu işin olumsuzluğuna dikkat çekmiştim. Ama İstanbul ısrarla bu konuyu işlememi istemişti. Ben de bu kez bir bildiği vardır diye o zamanlar Washington’da görevlendirilen MİT Daire Başkanı Mehmet Eymür’den yardım istemiştim. Eymür birkaç gün sonra bana bir gazeteci ismi verdi.

          Steve Emerson. Bu gazeteci daha sonraki yıllarda ikiz kulelerin Osama Bin Laden adamları tarafından vurulmasını ve bu saldırıyı konu alan bir program hazırlamıştı. Cihat in America. Bu program sonrası Emerson tüm Amerikan televizyonlarının aranan adamı olmuştu. Gelelim benle ilişkisine. Kendisi ile Washington’daki Ulusal Basın Kulübü’nün (Natinoal Press Building) en üs katında buluştuk. Toplantıya iki bodyguardı ile (Koruması) gelmişti. Hayatımda ilk defa koruma ile gezen gazeteci görüyordum.

          Durumu anlatım FETÖ’den mülakat için randevu alabilecek bir kontağı bulunup bulunmadığını sordum. Ararım dedi ve benim telefon numaramı alıp gitti. İki gün sonra beni arayarak bir gurubun elinde bir video kaydı bulunduğunu ve bunu parayla satabileceklerini söyledi. Miktarı sordum o zamanın parası ile 3 bin dolar dedi. İstanbul’a durumu ilettim bana derhal parayı çıkardılar. Ben de telefon edip Emerson ile buluşup parayı ödeyip videoyu aldım.

          Videoyu seyrettim ilginçtir. Hoca efendi 40-50 kişilik bir cemaatin önünde oturup onlara askere, adliyeye ve devlete nasıl sızacakları konusunda öğütlerde bulunuyor. Yayın kalitesinde özel bir teybe kaydedilen teypten kendime bir kopya çıkarıp orijinali derhal İstanbul’a Ali Kırca’ya özel bir kurye ile yolladım. Onlarda Ayşenur Aslan ile birlikte teybi izledikten sonra o tarihlere ATV’te muhabir olan Oğuz Haksever’e verip yayına hazırlamasını istemişler.

          ATV bu teybi akşam haberlerinde yayınlayınca o zamanın Devlet Güvenlik savcısı 1999 yılında önce soruşturma ve 2000 yılında da FETÖ hakkında laik devlet düzenine karşı din devleti kurmak istemekten Devlet Güvenlik mahkemesinde dava açmıştı. Bu davayı bilin bakalım kim kaldırdı? Hani her şeyde FETÖ’yü suçlayanlar var ya 0nlar 2007 yılında mahkeme suçun oluşmadığı gerekçesiyle beratine karar verince 2008 yılında Yargıtay bu beratı onaylamıştı. Yani bu iktidar FETÖ’yü beraat ettirmiş şimdi de ABD’den suçlu diye iadesini istemek gibi bir çelişki içine girmiştir. Neyse konumuz FETÖ konusunda oynanan hukuki oyunlar değil.

          Önemli olan bu örgütleri kimin kurdurduğu. Bunu Ankara gayet iyi biliyor. Hem Adnan Oktar hem de FETÖ takımı, İsrail-ABD ortak yapımı bir bozguncu takımıdır. Bu teşkilatlar ilamın gerçekte düşmanı olan Musevi MOSSAD ile ABD’li CIA’nin ortak ürünüdür. Yıllarca bu iki melanet gurubuna da bu güçlü istihbarat örgütlerini karşısına almak istemeyen bizim güvenlik kuvvetleri karşı çıkmak istememişti. Görmezden gelip siyasilerin baskısı ile gençlere yapılan rezillikleri cezalandırmamayı seçtiler.

          Yani AKP iktidarı devleti yıkmaktan yargılanan bir kişiyi aklayıp şimdi de aynı kişiyi ABD’den isteyebiliyor. Aynı iktidar bu gurubu kuran kişilerle her türlü ticari ve siyasi ilişkiyi el atından gayet sağlam bir şekilde sürdürebiliyor. Ben bu gurubun şimdi tutuklanıp yargılanmasını gündemi değiştirmek için oynanan bir oyun olarak görüyorum. İçerde her şey öylesine karmaşık gidiyor ki bunu ancak bu tür bir tezgâhla gündemi değiştirebileceklerine inanıyorum.

          Adnan Hoca ve takımı pislik midir? Evet pisliğin önde gidenidir. Ama bu kadar yıl, bu kadar çocuk zehirlenirken neden sessiz kalınmıştır, neden ve kimler bu gurubun eylemlerine izin vermiştir. Buna da yanıt vermek zorundadırlar. Fetö de aynı guruptur. Ama bu guruplarla işbirliği yapanlar kimlerdir, hangi emniyetçiler, hangi adaletçilerdir soru bunlardır. Uç noktası gurupları önlemek sorunu çözmez tam tersine yeni ve başka adlarda başka cemaatler, başka guruplar çıkacaktır.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI